En Sosyal Blog

Zeytinyağlı Enginar ( İzmir Usulü )

Zeytinyağlı Enginar ( İzmir Usulü )

İşte enginarlı tariflere bir yenisi daha. E mevsimi geldi. Bol bol yapıp yemek lazım…

Beslenme uzmanları meyvelerin ve sebzelerin özellikle mevsiminde yenmesinin önemini daha bir vurgular oldular son yıllarda. Gerçekten şöyle bir bakınca, her mevsimin sebzesi meyvesi ayrı içerik taşıyor. Örneğin portakal bir kış meyvesi, bol C vitaminli. Bizi hastalıklara karşı koruyor. Yine turp, brokoli aynı şekilde. Doğa ana o kadar muhteşem bir sistem kurmuş ki. Aslında her mevsim bize ihtiyacımız olanı topraktan çıkarıp veriyor. Bu noktada diyeceksiniz ki,  ‘peki enginarın hikmeti ne?’ Şimdi bir kere ortaya çıktığı mevsim çok manidar !!  Yani bütün kış bekliyor ve doğanın tüm güzellikleri ile yeniden dirildiği ilkbahar aylarında ortaya çıkıyor. Acaba neden ?!? 

Enginarın faydaları saymakla bitmez. Bağırsaklara faydalı, kansızlığa iyi geliyor, mide rahatsızlıklarına da iyi geldiği söylenir, iyi bir idrar söktürücüdür vs vs… Ama bence en önemli özelliği karaciğeri temizlemesi. Aslında düşündüğünüz zaman, tam bir detoks sebzesi. Kış mevsiminin vücudumuzda biriktirdiği tüm zararlı etkileri, yok ediyor, tıpkı doğa ananın tazelenip yeşillenerek yeniden doğuşa hazırlanışı gibi, enginar da bizi ilkbahara, yaza hazırlıyor. Vücudumuzda biriken toksinleri, zararlı maddeleri söküp atıyor. Dediğim gibi bir nevi detoks yapıyor. 

 İşte bu yüzden, sebze ve meyveleri her zaman mevsiminde tüketmek çok önemli. Doğa ana bizim adımıza en doğrusunu biliyor ve onu bize sunuyor. Bundan emin olun ve bundan sonra sebze meyve alırken mevsimini de düşünerek alın.Ben hep böyle yaparım. Kışın en çok domatesi ve salatalığı özlerim. Eğer illa da yemek istersem, dondurup kışın yerim, ya da konserve yaparım. 

Neyse şimdi gelelim enginarı nasıl yapacağımıza. Aslında çok kolay. Tek sıkıntı temizlemek. Sıkıntı diyorum çünkü eğer bilmiyorsanız zor gelebilir. Ama aslında o da kolay. Yapacağınız ilk şey, yine dolma yaparken yaptığımız gibi, enginarı yan yatırıp iki parmak kadarını kesmek. Daha sonra, en dışarıda kalan sertleşmiş, kötüleşmiş yapraklarını alıyoruz. Siz yaptıkça hissedeceksiniz, hangilerini alıp hangilerini almayacağınızı. Sonra dörde bölüyoruz enginarımızı. İç kısımda kalan tüyleri çay kaşığı ile kazıyarak çıkarıyoruz. Ve limonlu suya atıyoruz. Bu kadar. Tüm enginarları bu şekilde temizleyip, kararmamaları için limonlu suya atıyoruz. 
Eğer enginarlarınızı dondurmak isterseniz, bu aşamada, direk dondurabilirsiniz. Bir de şoklama yöntemi var. Bir tencerede hazırladığımız limonlu suya, kaynadıktan sonra atıp, iki dk kadar sonra çıkarıp hemen buzluğa atıyoruz. Her ikisini de denedim. Teknik olarak şoklama yöntemi daha doğru ama ben ilk yöntemi yaptığımda enginarlarım daha az kararmıştı. 

Haa,  bir de yemesi var bu muhteşem sebzeyi. Masaya bir boş tabak koyuyoruz. Ve enginarlarımızın yapraklarını tek tek, bazen emerek, bazen dişlerimizle kazıyarak yiyoruz. Yenemeyen sert kısımları o boş tabağa atıyoruz. Yapraklar bittikten sonra, en son kalbine ulaşıyoruz ve onu bir lokmada hooop mideye indiyoruz. Tabi bu arada yemeğin enfes suyunu ve bezelyeleri  kaşıklamayı da unutmuyoruz.Üstüne de bir bardak su içtiğimizde, damakta kalan o tat, işte o tat benzersiz.. 🙂 

Şimdi ayıkladığımız enginarlarımızı pişirelim…
İşte tarifimiz…

Malzemeler :

  • 5 adet enginar
  • 2 bardak bezelye
  • 1 demet dereotu
  • 5 -6 dal yeşil soğan
  • Zeytinyağı
  • Limon 

Yapılışı :

  1. Yukarıda anlattığım şekilde ayıkladığımız enginarları, kararmamaları için hazırladığımız limonlu suya koyup bir kenara bırakıyoruz.
  2. Yeşil soğanlarımızı, irice doğrayarak, bir düdüklü tencerede, zeytinyağı ile kavurmaya başlıyoruz. Yemeğe az yağla başlayın. Piştikten sonra, son dokunuş olarak yine yağ ekleyeceğiz çünkü.
  3. Soğanları çok sotelemeden, hafif sulanınca, hemen bezelyeleri ekliyoruz ve hafifçe soteledikten sonra en son enginarlarımızı ekliyoruz. 
  4. Enginarları da soteledikten sonra, üzerlerini iki parmak kadar geçecek şekilde kaynamış su ekliyoruz. Bu aşamada bir limonun suyunu ve damak zevkinize göre tuzunu ekliyoruz.
  5. Pişmesi yeni nesil düdüklü tencerelerde 15-20 dakika kadar sürüyor. Piştikten sonra tencerenin ağzını açın. Ve bir demet dereotunu doğrayıp üzerine ekleyin ve güzelce karıştırın. 1 dakika kadar sonra ocağın altını kapatın ve zevkinize göre üzerine zeytinyağı gezdirin. Ve şöyle bir karıştırın.
  6. Yemek piştikten sonra, size tavsiyem 1 saat kadar dinlendirin, daha sonra ılık olarak yiyin. 

Afiyet şifa olsun…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.