En Sosyal Blog

Vagal Ton Sağlık ve Mutluluğunuzu Belirliyor

Vagal Ton Sağlık ve Mutluluğunuzu Belirliyor

Vagus sinirini duymuş muydunuz? Tıp alanı dışında pek duyulmamış olan bu sinir, beyin ile kalp ve sindirim sistemi arasında iletişim sağlayan ve bu organların istem dışı hareketlerini kontrol eden bir sinir kümesidir. Vagus sinirinin bilinç altında sizin dinlenmenizden, rahatlamanızdan ve sindirim sistemin iyi çalışmasından da sorumlu olduğu yeni yeni iyi anlaşılmaya başladı. Eğer vagus siniriniz iyi çalışıyorsa yüksek bir “vagal ton” sahibisiniz. Yüksek vagal ton ise sağlık ve mutluluk demek oluyor.
Son araştırmalar yüksek vagal tonun fiziksel, zihinsel ve ruhsal yararları olduğunu ortaya koymakta. Vagal ton ensülin üretiminde düzenlilik sağlamakta. Vagal tonu düşük olanlarda kandaki glukoz düzeyi daha çok değişkenlik gösteriyor. Düşük vagal tonlular enflamasyon oluştuğunda bastırmakta daha zorluk çekmekte. Bazı araştırmalar düşük vagal ton ile, kalp hastalıklarından ölüm arasında yüksek bir ilişki olduğunu göstermekte.
Son araştırmalarda vagal ton ile zihinsel ve ruhsal durum arasında ilişkiler de ortaya çıkmakta.

Yüksek vagal ton sahipleri genelde daha iyi bellek, daha yüksek konsantrasyon gücü ve daha keskin entellektüel yetenek sergilemekte. Kronik yorgunluk ve zihinsel yavaşlık şikayetleri olanlarda vagal tonunun düşüklüğü dikkat çekmekte. Vagal tonu yüksek kişilerin genelde sosyal ilişkilerinin de daha geniş olduğu, çevreye ve arkadaşlarına daha çok empati gösterdiği görülmekte.

Vagal Ton Nasıl Ölçülür?

Peki vagal ton nasıl ölçülür? Vagal tonu ölçmenin birkaç yolu bulunmakta. Fakat hepsi kalbin atış hızı ile nefes alış hızını çok hassas ve doğru ölçmekten geçiyor. Nefes alırken kalbinizin atış hızı hafif bir artış gösterirken, nefes verirken de hafif bir yavaşlama gösteriyor. Nabız ölçerken normal olarak kalp atışlarının 15 saniye veya 30 saniye içindeki atış sayısı sayıldığı için bu küçük farkı görebilmek mümkün değil. Bu fark ancak özel ECG makineleri ile ölçülebiliyor.


Bu normal ve sağlıklı aritmi, vagus siniri tarafından kontrol ediliyor ve kişiden kişiye belirgin farklılıklar gösteriyor. Fark bazı kişilerde sıfır iken bazılarında birkaç yüz milisaniyeye çıkabilmekte.
Vagal ton çocuklukta en yüksek düzeyde bulunuyor. Ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde yavaş yavaş azalıyor. Yetişkinlerdeki vagal ton farkının yaklaşık %65’inin genetik olduğuna inanılıyor. Fakat aşırı şişman olan, spor ve egzersizden uzak duranlarda vagal tonun düşük olduğu görülmekte. Bazı araştırmacılar çocuklukta geçirilen stresli durumların veya aşırı korunmalı yetiştirilmenin yaşam boyu düşük vagal tona yol açacağını düşünmekteler.


Kişiler vagal tonunu değiştirebilir mi?

Önceleri her yetişkin kişinin vagal tonunun artık sabitleştiği ve değişmeyeceği kabul edilirken son araştırmalar durumun böyle olmadığını göstermekte. 10 yıl kadar önce bazı bilimcilerce spor ve egzersizin vagal tonu yükseltebildiği iddia edilmeye başlandı ve zamanla bu iddia taraftar kazandı.


Fakat son zamanlarda ABD’deki Kuzey Carolina Üniversitesin’de psikoloji uzmanlarından Dr. Barbara Fredrickson vagal tonu yükseltebilmenin bir yolunun da olumlu düşünce ile mümkün olduğunu söylemekte. Kendi sağlık ve mutluluğunuzu belirli olumlu düşüncelerle yükseltebileceğiniz zaten toplumda taraftarı olan bir düşüncedir. Dr. Fredrickson bunu bilimsel olarak kanıtlama amacıyla bazı deneyler yaptı.
Başlangıçta vagal tonu ölçülen 73 yetişkin denekten 9 hafta boyunca her gün yaşadıkları olumlu duygu ve düşüncelerini kaydetmeleri istendi. Gerçekten de beklendiği gibi vagal tonu yüksek olan kişiler daha çok olumlu düşünce yaşamış ve kaydetmişlerdi. Fakat daha önemli bir bulgu ortaya çıktı. Tüm denekler 9 hafta boyunca olumlu duygu düşüncelerinde bir artış kaydederken, hepsinin vagal tonunda az ya da çok bir artış olmuştu.


Bu deneyden sonra Dr. Fredrickson vagal tonu daha da yükseltmenin bir muhtemel yolu olarak “sevgi meditasyonu”nu denedi.

Bu yeni deneyde denekler önce sevgi meditasyonu eğitiminden geçtiler. Sonra gene 9 hafta boyunca her gün yaşadıkları 20 olumlu ve olumsuz duygularını, sosyal ilişkilerini, zaman geçirdikleri kişilerle ilgili duygularını kaydettiler. Dokuz hafta boyunca deneklerin bir kısmı meditasyona devam ederken ötekiler bıraktı. Bu süre sonunda kayıtlar incelendi ve tekrar vagal tonlar ölçüldü.
Deney sonunda meditasyona devam edenlerin vagal tonlarında anlamlı bir artış görülürken, diğerlerinde bir fark görülmedi. En büyük artış başta yüksek vagal tonla başlayanlardaydı. Bu kişiler kayıtlarında da yüksek düzeyde olumlu sosyal ilişkiler ve olumlu duygular kaydetmişlerdi.
Bu deneylerden çıkarılan sonuçlara göre, “sevgi meditasyonu” vagal tonu yükseltmekte. Yüksek vagal ton, olumlu duyguların ve sosyal ilişkilerin gelişmesini sağlayarak vagal tonu daha da artırmakta. Bu “yukarı sarmal” kişinin fiziksel ve ruhsal sağlığın iyileştirmekte. Diğer meditasyon türlerinin aynı etkiyi sağlayıp sağlamadığı henüz denenmemiş.
Diğer bazı araştırmacılar müzikle vagal tonun yükseltilebileceğini savunurken, başkaları da her olumlu düşüncenin, özellikle başkalarının sizin hakkınızda söylediği olumlu sözlerin, vagal tonu yükselttiği görüşündeler.
Bilimciler tarafından çok ilginç bulunan bu bulgular, daha köklü açıklamalar için yeni deneylere yol açmakta. Şimdi vagal ton ve genel sağlık ilişkilerinin fizyolojik ve moleküler düzeyde nasıl gerçekleştiği yeni derin araştırma konusu olmakta.

Kaynakça:
http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0301051106001785
http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/20851735
http://pss.sagepub.com/content/24/7/1123
http://www.plosone.org/article/info%3Adoi%2F10.1371%2Fjournal.pone.0049518
http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0167876003000734
http://www.newscientist.com/article/mg21929252.200-vagus-thinking-meditate-your-way-to-better-health.html#.VC1aIFdufIU

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.