En Sosyal Blog

Tolstoy ve Rachmaninov

Tolstoy ve Rachmaninov

Rachmaninov ve arkadaşı Rus opera sanatçısı Feodor Chaliapin 9 Ocak 1900 tarihinde Moskova’da Rus edebiyatının dev ismi Tolstoy’u ziyaret ederler.

Bu ziyareti önce Chaliapin’in notlarından, sonra Rachmaninov’un hatıratından çevirerek anlatacağım.

Feodor Chaliapin: Man and Mask; çeviren: P. Megroz. 1932.
(Tekrar basım – Victor Gollancz Ltd. izniyle)

Leo Tolstoy’u ilk ziyaretim… 9 Ocak 1900 tarihinde Moskova’da gerçekleşti. Tolstoy o tarihte aile ile birlikte Khamovniki’de yaşıyordu. Rachmaninov ve ben ziyaret için davet almıştık.

Basit tahta merdivenlerini tırmanarak ikinci katına çıktığımız bu güzel ev, oldukça mütevazi ve samimi bir karaktere sahip, ağırlıklı olarak tahtadan yapılmıştı.

Öylesine heyecanlıydım ki, ikram edilen çayı içemedim.

Düşünsenize bir defa… Tüm dünyayı kelimeleri ile harekete geçirmiş adamı ete ve kemiğe bürünmüş şekilde görecektim!

Bu zamana kadar onun portrelerini görmüştüm, oysa şimdi karşımda beliren kendisiydi…

Lanet olası derecede keskin kulağımın bana ilk söyledikleri, Tolstoy’un oldukça kısık ses ile konuştuğu ve olmayan birkaç dişi yüzünden birtakım kelimeleri söylerken ıslık vari bir ses çıkardığı oldu.

Bunu fark ettiğim an biraz daha yanına yaklaştım; o esnada gösterişsiz bir biçimde elimi sıktı, heyecanım bir kat daha arttı.

Hatırladığım kadarıyla bana ne kadar süredir oyunculuk yaptığımı sormuş, oldukça genç göründüğümü söylemişti.

Titrek bir ses ile yanıt verdiğimi hatırlıyorum…

Sergei Rachmaninov benim kadar utangaç değilse de oldukça etkilendiği yüzünden anlaşılıyordu. Elleri buz gibiydi.

Bana fısıldayarak, ‘Çalmamı isterse ne yapacağımı bilmiyorum, ellerim uyuştu’ demişti.

Fazla geçmedi ki, Tolstoy bir şeyler çalması için ısrar etti. Ne çaldığını hatırlamıyorum zira sıranın bana geleceği korkusu sarmıştı içimi.

Tolstoy, Rachmaninov’un oldukça yakınında bana şöyle sordu; ‘Söyle bana, bu tarz müzik için ilgi var mı?

Daha sonra şarkı söylemem istendi. Beethoven’ın 5. Senfonisine ait motifleri içeren, sözlerini Apoukhtine’in yazdığı ve Rachmaninov’un bestelediği ‘Le Destin’ i söylediğimi hatırlıyorum.

Rachmaninov bana eşlik etmişti. Her ikimizde olağanca gayretimizle parçanın hakkını vermek için çabaladık, ancak bunun Tolstoy’u mutlu edip etmediğini bilemiyorum. Hiçbir şey söylememişti.

Daha sonra, az öncekine benzer şekilde, ‘İnsan için en gerekli olan müzik nedir, klasik mi popüler olan mı?’ diye sordu.


Alfred ve Katherine Swan: ‘Rachmaninov, personel reminiscences’,
Musical Quarterly, 1944.

Fedya (Feodor) ‘nın nasıl söylediğini tarif etmek imkânsız. Şöyle ifade edebilirim; Tolstoy nasıl yazıyorsa o da öyle söyledi.

İkimiz de 27 yaşındaydık. Benim bestem olan ‘Fate (kader)’ i icra ettik.

Bitirdiğimiz de herkesin çok beğendiğini hissettik. Bir anda heyecanlı alkış kesilmiş, tüm salon sessizliğe bürünmüştü.

Tolstoy, diğerlerinden biraz uzakta tekli bir koltukta oturuyordu; bacak bacak üzerine atmış, kasvetli bir ruh haliyle bakıyordu.

Takip eden bir saat boyunca ondan kaçmıştım, ancak beklenmedik bir ana yanıma gelerek ‘Seninle konuşmam gerek. Tüm bunları hiç beğenmediğimi söylemem gerek. Beethoven tam bir saçmalık, tıpkı Pushkin ve Lermontov gibi!

Çok kötüydü.

Sophia Andreyevna hemen arkamdaydı. Omuzuma dokunarak bana şöyle fısıldadı; ‘Aldırma, aldırma. Lütfen onunla ters düşme. Lyovochka sinirlenmemeli. Sağlığı için kötü olur

Biraz sonra yanıma gelen Tolstoy, yaşlı bir adam olduğunu ve beni üzmek istemediğini söyledi. Ben de ona ‘Beethoven adına kırılmadıysam, kendi adıma nasıl kırılabilirim’ dedim.

Bundan sonra asla bir daha oraya gitmedim.

Sophia Andreyevna beni her yıl Yasnaya Polyana’ya davet etti, ancak ben hepsini geri çevirdim. Ve düşünsenize, ona ilk gittiğimde, Tanrıya gider gibi gitmiştim.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.