En Sosyal Blog

REQUIEM FOR A DREAM Bağımlılık ve Dahası

REQUIEM FOR A DREAM Bağımlılık ve Dahası

Merhabalar Psikoblog okurları. Bu ayki yazımda sizlere etkisinden bir süre çıkamadığım bir filmden, Requiem For A Dream (Bir Rüya İçin Ağıt) ’tan bahsetmek istiyorum. Filmin ismini ilk gördüğümde pek de anlam verememiştim, ta ki filmin son sahnesini bitirip bilgisayar ekranıma düşünceli gözlerle bakana kadar.

KARAKTERLER

Filmin başkarakteri olan uyuşturucu bağımlısı Harry karakterini bir müzik grubunun solisti olan Jared Leto canlandırıyor. (Kendisi yine bir psikolojik film olan Fight Clup’ta da oynamıştı.) Harry’nin annesi olan ve TV bağımlılığına sürüklenen Sarah’ı Ellen Burstyn, ve yine Harry’nin tahmin edeceğiniz üzere bağımlı arkadaşları Marion ve Tyrone’u ise Jeniffer Connelly ile Marlon Wayans oynuyor.

Karakterlerden anladığınız üzere, farklı bağımlılık türlerini dört ana karakter üzerinden ele alan bu filmde, basit gibi görünen alışkanlıkların da çığ gibi büyüyen bir batağa dönüşebildiği o kadar çarpıcı bir şekilde anlatılıyor ki, insana bir süre hayatı sorgulatıyor, bizden söylemesi.

FİLM HAKKINDA

  Uyuşturucu bağımlısı bir genç, televizyon bağımlısı annesi ve aralarında günden güne yükselen bir uçurum… Uyuşturucu batağı içerisindeki Harry’nin hayattaki tek amacı daha fazla uyuşturucuyken; umutsuz annesini hayata bağlayan tek şey en sevdiği yarışma programıdır. Bir gün bu yarışmaya katılmaya hak kazandığında tek derdi, ödül olan kırmızı elbiseye girebilmek olacaktır. Yaşlı ve mutsuz kadın zayıflama hapları kullanmaya başlar… (beyazperde.com)

Harry’nin kendisi gibi uyuşturucu bağımlısı kız arkadaşı Marion’un en sonunda uyuşturucuya ulaşmak için fuhuşa başvurmasını, eroin ticareti yapan Tyrone’un hassaslığını annesinin koruması altında olduğu huzurlu çocukluk anılarının canlanmasıyla sezeriz. Madde bağımlılığı, ırkçılık ve yalnızlıkla karşılaşacağı hapse girmesine sebep olur. Buna rağmen hapis tedavi demektir, tedavi ise daha umutlu bir gelecek anlamına gelir.

Requiem for a Dream mutluluğun kısacık bir şey olduğu, hayal kırıklığına uğramış bir toplumu anlatır. Daha kötüsü, git gide onları tüketen ve yok eden bu kısa mutluluğun onları ele geçirişidir. Geçirdikleri evrim tamamıyla regresiftir, yani durumları yalnızca kötüye gider. (dusunbil.com)

Film hakkında çok fazla detaya girmenin spoiler olacağımı düşündüğüm için daha fazla ayrıntıya girmek istemiyorum ancak gerçekten de şuan yazmamak için kendimi zor tuttuğum çok çarpıcı sahneleri olduğunu belirtmek istiyorum. Bağımlılık gerçeğini yüzümüze adeta bir tokat gibi vuran Requiem For A Dream, bu alanda çekilmiş en başarılı filmlerdendir, desem yanlış olmaz. Unutmadan, bu filmin bir psikolojik gerilim filmi olduğunu, her bünyeye hitap edemeyeceğini de belirtmek istiyorum. Bilhassa gerilim filmlerinden çok etkileniyorsanız öncesinde filmin ayrıntılı özetlerini okumanız naçizane tavsiyemdir. Zira soundtrackleri bile insanı germeye yetiyor. Az önce bahsettiği çarpıcı sahnelerin en etkileyici olanı şüphesiz son sahne idi. Bununla ilgili bir paragrafı yazıma ekleyip burada son veriyorum. İyi seyirler.  

‘Son sahne ile aslında insanın ne kadar güçlü ancak ne kadar zayıf olduğunu da görüyoruz. Gerçekleşen tüm olaylardan sonra, yaşanan zorluklardan sonra insan ne olursa olsun yaşayan bir bebek olduğunu hatırlıyor. Fetusa geri dönüp o sakin dünyada hayatına devam etmek istiyor. Çünkü henüz fetustayken televizyona çıkma, uyuşturucu kullanma, uyuşturucu için vücudunu satma gibi şeyler mevcut değil. Orası sakin ve dinlenmesi en güzel yer. Orası dünyanın neredeyse en korumalı alanı.’

Not: Gelecek yazımda bağımlılık konusuna biraz daha değinmeyi ve bununla ilgili çok beğendiğim, umut dolu bir kitap olan ‘Başka Bir Dünya Mümkün’den bahsetmeyi istiyorum. Bu konuya ilginiz olursa Requiem For A Dream’den sonra bu kitabı okuyup bir nebze de olsa rahatlayabileceğinizi düşünüyorum…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.