En Sosyal Blog

Öldürmeyen Acı Güçlendirir mi?

Öldürmeyen Acı Güçlendirir mi?

Psikolojide travma sonrası büyüme (posttraumatic growth) denen bir durum var yani öldürmeyen acı güçlendirir cümlesinin bilimsel temeli,sizce bir insan travma sonrası büyür iken bir başkası neden yıllar boyunca geçmişin esaretinden kurtulamaz?

Birey yetişkinliğe ulaşana kadar bebeklikten itibaren katman katman şemalar oluşturur. Şiddetli travmaların bazıları en alt katmanı sarsabilirken, daha az etkili travmalar üst katmanlardaki şemaları yıkar. Ancak alt katmanlar halen ayakta olduğundan, yani temel sağlam olduğundan, birey tekrar aynı binayı inşa edebilir.

Örneğin, bebeklikte kendisine karşı soğuk olan ana-babayla büyümüş bir birey, yetişkinlikte ne tür travma yaşarsa yaşasın bu sorununu aşamaz. Sıcak ve güler yüzlü dost ortamları bu bireye yapmacık gelir. Onu rahatlatan şey, insanların birbirlerine uzak durduğu ortamlardır. Buralarda mutlu olur. Bir yakınını veya arkadaşını kaybetmek gibi ölümcül travmalar bile alttaki şemayı yıkamaz.

Ne zaman yaşadığınıza, mizacınıza, çevreden gelen desteğe ve travma sonrasında kendinizi ne kadar ifade edebildiğinize bağlı. Travma temelde kalıcı bir çaresizlik hissidir. Eğer yüzleşmeyip bastırırsanız, başka bir kriz anında tekrar yüzeye çıkabilir. Eğer yaşanan olayın duygusal yanıyla, nesnel gerçekliğini birbirinden ayırmayı başarırsanız, atlatmanız daha kolay oluyor. Yani olayın gerçekleştiğini kabul ediyorsunuz, neden-sonuç ilişkilerini kafanızda oturtuyorsunuz, tekrar etme olasılığının düşük olduğunu, etrafın tehlikelerle dolu olmadığını biraz daha iyi idrak ediyorsunuz. Çaresizlik hissini atlatmak, büyümek anlamına geliyor.

Tabii hatırlayamadığınız kadar eski, çocukluk travmaları, zamanında müdahale edilmezse, o kadar kolay atlatılmıyor. Bir de aynı olay farklı kişilerde aynı şiddette sarsıntı yaratmıyor. Benzer durumlara öncesinde maruz kalmış veya genel olarak kendine güveni sağlam biri üzerinde aynı çaresizlik hissini veya bunun kalıcı bir versiyonunu bırakmaz.

Kişinin yaşadığı hayatla, yaşadığı travmanın yarattığı şokla, kendi psikolojisiyle, psikolojisindeki esneklikle, çevresiyle, travma sonrası çevresinden gelen destekle veya çevresinden olmasa bile gördüğü destekle, travma öncesi/sonrası duygusal tepkileriyle veya kişinin kendi karakteriyle, travmanın kişinin üzerinde yarattığı baskı ve karakter değişimiyle v.s v.s v.s ile alakalı durum PTG denilen olgu. Bir kelimede kesip atabileceğiniz basit bir şey değil yani. Zayıf/güçlü karakter yönünden gidersek çok yanlış yerlere varabiliriz, örneğin soğuk kanlı bir katilin veya bir seri katilin işlediği cinayetler, cinayeti biz işlemediğimiz halde bir çoğumuz için biz sadece seyirci veya dinleyici olsak bile bizde travma yaratır. Yanlış bir şekilde bu katillerin güçlü karakterli kişiler bizimse zayıf karakterli kişiler olduğumuz anlamına gelir bu açıdan bakacak olursak. Ayrıca travmalar her ne kadar belirli olsalar da her travma her kişide aynı baskıyı/duygu-durumu/duygusal tepkiyi/karakter değişimini yaratmaz bu yüzden “bir insan travma sonrası büyür iken bir başkası neden yıllar boyunca geçmişin esaretinden kurtulamaz.” Yine basit bir örnek verirsek, bu yüzden her camiden sela verildiğinde kendi ailemizden birini kaybetmişiz gibi hüngür hüngür ağlamayız, yıkılmayız ama bakıldığında birinin ölümü travmatik bir olaydır. Son örnek tam oturmadı ama ne demek istediğimi anlatabildiğimi sanıyorum.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.