En Sosyal Blog

İnsanların Ruhu var mı ? Ruhumuz kaç gram?

İnsanların Ruhu var mı ? Ruhumuz kaç gram?

Yirminci yüzyılın başlarında Dr. Duncan Macdougall insan ruhunun kaç gram olduğunu ölçmeye karar verdi. Sekerat-ı Mevt yani ölüm halindeki 6 hastayla anlaşıp özel muayenehanesine getirdi.

Hasta yataklarının altına hassas teraziler koydu ve ölüm anını beklemeye başladı. ilk hasta öldüğünde terazide 21 gram eksilme kaydetti. Diğer 2 hasta yatağa yatırılamadan ruhlarını teslim etti. Birisinde ise can bedenden ayrıldıktan sonra 2 dakika sonra eksilme oldu. 6 kişide ortalama 21 gram eksilme buldu. (Enver Paşan’ın ruhu hariç. O’nun ruhu 40-50 kilo olabilir.)

Dr. Duncan Macdougall daha sonra bu deneyi 15 köpekte denedi. Fakat köpeklerde bir ağırlık değişimi farketmedi. Bunun üzerine hayvanlarda ruh olmaz sonucuna vardı. (Köpekler ruhsuz olur deyimi burdan geliyor olabilir mi?)

 

Halen sağ olan Rus Bilim adamı Konstantin Korotkov ise bedenden ayrılan ruhu görüntülemek istedi. Her ışığı algılayabilen dedektörler ve enerji alanlarını tespit eden cihazlar hazırladı. GVC adı verdiği bir cihaz icat etti ve ölüm anında ruhun bedenden ayrılırken resmini çekti.

Huccetül İslam Imam-i Gazali ise tam 1000 yıl önce ölüm anında ruhun burundan çıkıp göğüs üzerine oturduğunu söyler.

Bunun delili ise vefat etmek üzere olan insanların önce ayaklarına dokunurlar soğumuş mu diye. Ölüm anında ilk ayaklar soğur, sonra bacaklar, sonra karın bölgesi sonra boyun ve en son burun soğur ve burnu soğuduğunda kalp durmuştur. Kalp durduktan 6 dakika sonra beyin ölmeye başlar. Kalp krizi geçiren hastalara yapılan kalp masajı (CPR) beyin ölümünü geciktimek için yapılır. Kalp dursa bile beyne kan pompalamaya devam edilmelidir. Kalp krizi geçiren kişinin iki meme ucunun tam ortasına avuç içi yerleştirilerek bastırılır. Erkeklerde bu noktayı bulmak kolaydır fakat bayanlar için durum zordur. “Xiphoid Process” denilen kemik bulunup iki parmak yukarısına kalp masajı yapılmalıdır. Kalp masajı yaparken biraz güçlü bastırmak lazımdır. Kaburga kemiklerinin kırılması mühim değildir. Ya beyin ölecek, bitkisel hayata geçecek ya da bir kaburga kemiği kırılacak. Herşey yaşatmaktan yana olmalıdır.

 

2005 yılında bir iş için Arizona’nın Tucson şehrinde bulunuyordum. Yanımdaki arkadaşım Tucson’da yaşayan Türklerle buluşup futbol oynamaya gitmişti, ben de otelde bilgisayar programı yazıyordum. Futbol maçı sırasında arkadaşım kalp krizi geçirmiş. 6 dakika kalp masajı yapmışlar ve artık öldü diyerek bırakmışlar. 10 dakika sonra ambulans ve paramedikler gelmiş ve elektroşok ile kalbi çalıştırmışlar. Hastaneye gittiğimde yoğun bakımdaydı.

Yoğun bakımdan çıkıp kendine geldiğinde son 15 senesini unutmuştu. İngilizceyi sonraları öğrendiği için tek kelime İngilizce anlamıyordu. Yabancıların kendisini kaçırdığını ve Türk hükümetine şikayette bulunacağını söylüyordu. Bilgisayarların cash belleği gibi her uyandığında bir önceki anlattıklarımı unutuyor ve bütün hikayeyi yeniden anlatıyordum.

 

Amerikalı eşi elini tuttuğunda utanıyor, bu kadında kim diye bakıyordu. Bu kadın bana asılıyor, neyimi beğendiyse diyordu. Kız kardeşlerinin evli olduğunu ve çocukları olduğunu söylediğimde kıskançlık krizlerine giriyordu ve daha evli değiller nasıl çocukları olur diyordu. Ellerine bakıp çok değişmiş sanki yaşlanmış diyor şaşırıyordu. Uyuyup uyandığında bütün anlatılanları unutuyor tekrar aynı şeyleri anlatıyorduk. Uzun müddet aynaya baktırmadılar, beni ise hiç hatırlamadı. Beyinde en son hatıra ilk önce siliniyor.

Konumuza devam edersek yaşayan en önemli bilim adamları listesinde üçüncü sırada olan Dr Robert Lanza öldükten sonra ruhumuzun başka alemlere geçtiğini söylüyor.

Dr Lanza bu kainatta varolan fizik kanunlarının, kuvvetlerin ve sabitlerin bu evrende bizim varolmamız için “Fine tuned” yani ince ince ayarlandığını ve zaman ve mekanın aslında bizimle hareket ettiğini, kaplumbağaların sırtlarındaki evlerini bıraktıklarında hala var oldukları gibi bizde öldüğümüzde zaman ve mekanın dışına çıkıp başka bir alemde var olduğumuzu belirtiyor. Bazılarının iddia ettiği gibi vücut ölürse bilinç de olur tezinin tersine TV nin bozulması uyduda yada kablo da olan yayınların yok olacağı anlamına gelmez görüşünü savunuyor.

Kuantum Fiziğinin yeni alanı “Biocentrism”e göre ruh bedenden ayrılınca başka alemlere gidiyor. Bu alem dini kaynaklarda “Berzah” alemi olarak tanımlanmış. Kuantum fiziği ve bilinç bizlere çok şey söylüyor. Her elektron ve diğer atom altı parçacıklarda bilinç var ve ne yapacaklarını hatta bizim ne yapacağımızı tahmin ediyorlar. Çok ilginç değil mi?

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.