En Sosyal Blog

Hayran Günlüklerim 5. Bölüm: Depresyon

Hayran Günlüklerim 5. Bölüm: Depresyon

Sanırım depresyon günlük hayatta birçok insanın kolaylıkla karşı karşıya kaldığı bir problem. Depresyon bir problem çünkü insan hayatında olumsuz yönde çok şey değiştiriyor ve çoğu insan bu tanıyı kabul etmiyor. ‘Hayır ya sadece içim sıkılıyor biraz bir şeyim yok.’ gibi geçiştirmelerde bunun başında geliyor. Yıllar önce aynı bahaneleri savurmuş ve depresyon halini atlatmış biri olarak söylüyorum bunları.
Hiçbir şeye ait hissedememe, toplumlardan kaçma, hatta sizi siz yaptığını düşündüğünüz her şeyden uzaklaşma… Ne yazık ki bunlar başlıca etkileri.

Bundan üç sene önce yaşadığım yoğun stres döneminin ardından kendimi depresyon hali içinde bulmuştum. İlk boş vaktinde kitaba sarılan Meva o zamanlarda sadece boş boş tavana bakmak için zaman ayırıyordu. Yürümek, sohbet etmek, hatta alışveriş bile benim için eziyete dönüşmüştü. Ya çok yemek yiyordum ya da hiç. Ya çok uyuyordum ya da hiç. Bu düzensizlik beni aşırı verimsiz ve mutsuz bir insana dönüştürmüştü. İçimde kocaman bir sıkıntı dahası kocaman bir belirsizlik hissediyordum. Kendimi beğenmemeye başlamıştım. Kısacası kendimi sevmiyor ve değer vermiyorum. Yalnız ve önemsiz olduğunu düşünüyordum.

Tabii hal böyleyken o dönemlerde fazlasıyla alıngan bir insan olmuştum. Hatta bir sabah kahvaltı eden annemle babam ‘Günaydın!’ dediğimi duymadıkları için odama gidip ağlamıştım. Halbuki benim sesim çıkmamış. Normal şartlarda ne olursa olsun ikinci kez demeyi tercih etmem gerekirdi, ya da her neyse ama ağlamak en son verilecek tepkiydi. O an bunları sebepsizce yapıyordum. Sürekli üzgün ruh halim gün boyu sürüyordu. Yine böyle bir günde akşamüzeri bir arkadaşım arayıp sinemaya davet etmişti. Ben de reddetmiştim. Bunun üzerine arkadaşım ‘Meva neyin var? Sen bayılırsın bu tarz filmleri yoksa artık bizimle görüşmek istemiyor musun, rahatsız mı oluyorsun bizden?’ demişti. ‘Hayır, sizden rahatsız olmuyorum ben galiba kendimden rahatsız oluyorum.’ demiştim.

Bu cevabı beklemiyor olmalı ki epey şaşkın bir şekilde yaklaşık 1 dakika sonra duraksayarak konuşabildi. ‘Meva, neden böyle düşünüyorsun, ne dediğinin farkında mısın? Kendine haksızlık ediyorsun.’ ‘Bilmiyorum.’ dedim. ‘Sanki boş ve önemsizim. Etrafımdaki her şey, herkes için değersizim.’ ‘Meva, sen kendine nasıl bakarsan insanların gözünden de kendini öyle görürsün. İnandığın doğrulara dikkat et.’ dedi ve kapattı. Bunun üzerine düşünmeye başladım. Aynanın karşısına geçtim ve tekrar ettim: Sen kendine nasıl bakarsan insanların gözünden de kendini öyle görürsün! Neden kendimi sevmediğimi uzun uzun düşünmeye başladım. Verimsiz ve boş hissediyordum.

Bunun yanı sıra yine bir şey yapmayan da bendim. Yani kendime verimsiz hissettiren şey yine bendim. Sonra yalnız olduğumu düşündüğüm geldi aklıma. Arkadaşlarımı ve ailemi düşündüm. Yalnız olmadığımı aslında yalnız kalmak istediğimi, yalnız kalınca da kimse beni istemiyor diye düşündüğümü fark ettim. Yorgun ve bitkin ruh halimi anlamaya çalıştım. Sürekli uyumak, kimseyle konuşmamak, toplumdan kaçmak, beni bu hale getiriyordu.

Beni bu hale getiren asıl sebebi bilmem çok zor. Çünkü depresyon, fiziksel ve psikolojik birçok sebebe sahip ve kesin bir sebebi de yok. Kişiden kişiye değişebilir. Ama bildiğim tek şey vardı o da; insanların bana benim gözümle baktığı.
Tabii ki öyle birden bu halinden kurtuldum, diyemem ama bu ruh halimi etrafımdaki insanlarla paylaşmaya başladım. Ailemle arkadaşlarımla ve onlardan yardım istedim. Kötü bir ruh halinde olduğumu önce kendime sonra da onlara itiraf ettim. Kendimi her kötü hissettiğimde aynanın karşısına geçtim. Önceleri kendimi sevmemek için bir sürü sebep bulurken sonrasında kendimi neden sevmeyeyim ki demeye başladım. İnsanların algısına göre zorluk dereceleri değişecek bir sürü şey atlatmıştım. Her sabah kalktığımda ‘Günaydın!’ dediğim bir sürü insan vardı. Hissedebilen, duyan, düşünen bir ben vardı karşımda.

Kimse sizin sahip olduğunuz ve kötü olduğunuzu düşündüğünüz şeyleri elinizden alıp bak, aslında kötü değil çok iyi diye size göstermez. Çünkü her sanatçı kendi eserinden sorumludur. Bu nedenle insanın yanlışlarıyla, doğrularıyla, pişmanlıklarıyla kendini kabul etmesi lazım. Önce siz kendinize hayran olun ki, daha sonra da etrafınızda sizi düşünen size güzel bakabilen insanlar biriksin.
Kendime duyduğum hayranlığı fark etmeme sebep olan depresyon sürecini dinlediniz. Ben Meva Yıldırım, şimdiden kendisinin gizli hayranı olduğunu fark etmeyenlere tavsiyemdir bir an önce aynanın karşısına geçin

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.