En Sosyal Blog

Enerji Yasası Nedir? Ne Değildir?

Enerji Yasası Nedir? Ne Değildir?

Enerji Yasası, “varolan her şey enerji’dir” der… Her insanın hayatını kapsayarak anlamlandıran bu açık ifade ne kadar vurgulansa azdır. Hem ruhsal, hem de fiziksel anlamda varolan her şey enerji’dir. Maddenin her şekli, her duygu, her söz ve her düşünce enerjidir.

Algılayabildiğimiz her şey enerjiden veya enerjetik süreçlerden geçerek meydana gelmiştir.

Zıt kutuplu dünyanın enerjileri bir tek temel enerjiden meydana gelir. Kaynağı ilahi, yani Tanrısal olan bu temel enerji, birliği temsil eder. Bu enerjinin bir parçası da kendisini “yaşam enerjisi” olarak gösterir. Buna “kutsal ruh”, “reiki enerjisi” ya da “sevgi enerjisi” diyebiliriz. Bunların hepside aynı anlama gelir. Ama “yaşam enerjisi” hem her şeyin içinden geçer, hem de her şeyin temelinde bulunur. İnsan, bu enerjiyi kendi algılama ve idrak etme yapısına uygun olarak deneyimlemek durumundadır. Bu temel enerjinin parçalarını karşıtlıklar içinde algılayabildiği için, onun deneyimleri zıt kutupludur. Bütünselliğin temel enerjisi de zıt kutupluluğun enerjisini yaratır. Yin ve yang, pasif ve aktif, negatif ve pozitif, dişil ve eril enerjileri meydana gelir.


Varolan her şeyin özündeki enerji, onu varolan her öteki şeyle birbirine bağlar. Karşılıklı etkileşime sokar. Bilincimiz ve duygusal hayatımızda birer enerji olduklarına göre, bu; diğer insanlar, çevremiz, tabiat, bilincinde olmadığımız bilinç katmanlarımız ve üst-benliğimizle daima bağlantı halinde olduğumuzu gösterir. Aslında enerjetik düzeyde hiçbirimiz diğerlerinden ayrı değilizdir, ama bilincimiz bunu algılayamaz.

Enerji hiçbir zaman yok edilemez. Enerjinin sadece şekli değiştirilebilir, dönüştürülebilir. O halde hayatı, enerjinin bir dönüşüm süreci olarak görebiliriz. Her enerji belli bir enformasyon taşır. Bazı enerjetik enformasyonları algılayabilirken, bazılarını da algılayamayız.

Aklımızın, ruhumuzun ve irademizin gücü ile bilincimizin yapısını değiştirebiliriz. Böylelikle, bilinç yapımıza uygun olan içerikleride değiştirmiş oluruz. Bu, şu anlama gelir… Birer  enerji oldukları için duygularımızın da, içine dolacakları belirli bilinç yapılarına ihtiyaçları vardır. Gereken bu yapı, insanın zihinsel (mental) yapısı, yani insanın düşünce biçimidir. Zihinsel yapımızı değiştirebilirsek, duygularımızı da değiştirebiliriz. İnsan, bir hedefi bulunduğundan ve evrimin değişim sürecinde etkili bir parça olduğundan sürekli olarak ileriye, daha yüksek bir insani bilince ulaşmak amacıyla çalışmak zorundadır. Bilincimizi biraz olsun genişlettiğimizde, ona akan enerjinin içeriği de değişecektir.

Bunun için ilk işimiz bilinç yapımızı ve formumuzu değiştirmek olmalıdır. Bilincimiz kendisini, zihinsel yapı formuyla ifade eder. Buradan hareketle; gelişimimizin, enerji çalışmalarıyla ve düşüncelerimizle yakından ilgili olduğunu söyleyebiliriz.

Enerjiler, daima dalgalar halinde hareket ederler. Bununla ilgili olarak örnek verecek olursak; ışık dalgaları, sinüs ve kosinüs, ekonomik gelişmeler… Bizim duygusal hallerimizde dalgalar halinde bir biçim gösterirler. Sevinç ve üzüntü, memnuniyet ve hoşnutsuzluk gibi sürekli bir dönüşüm içinde, birbirleriyle yer değiştirirler. Bilincin gelişiminde de durum böyledir. Dalgalar halinde ve hep yukarıya doğru bir hareket vardır. Bu nedenle hep daha yüksek ve daha geniş bir bilinç hedeflenir. Uzun bir süre kendimizi bu konuda inceleyecek olursak, bu dalgalı seyrin ve duygularımızın çok daha iyi farkına varırız. Bu süreç bilge kişiler tarafından şöyle ifade edilir; “Her yükselişten sonra bir düşüş gelir”…  “Artık devam edemeyeceğini düşündüğün anda uzaktan bir ışık görünür”… “Karanlığın en yoğun olduğu an, ışığa en yakın olduğun an’dır aslında”…

Hayatta öyle evreler vardır ki, her şey ters gidiyor gibi görünür. Bu gibi dönemlerde, belirli enerjiler hayata sızarak farklı yaşam alanlarına yayılırlar. Sonra insan, tam da dibe vurduğuna inandığı anda, ilgili enerjiler dönüm noktalarına ulaşarak niteliklerini değiştirirler. Her şey yukarıya doğru bir tırmanışa geçer. Burada; ilgili enerjilerin formunu bilincimizde hazırlayanda kendimiz oluruz. Çünkü duygular, ancak bu şekilde bilinç yapımıza dolabilirler. Şimdi ki bilincimiz, şimdiye kadar olan gelişimimizin bir sonucudur. O halde şayet duygularımızı ve yaşamımızı değiştirmek istiyorsak, bilinicimiz uygun bir formda ve yapıda olacak şekilde değiştirmemiz gerekir.

Enerji, bir yüksek; “sevinç”, ve bir alçak; “hüzün” arasında ki iki aşırı uçta dalgalar halinde seyreder. Bilincimizin yapısına göre, bu enerji daha güçlü veya daha zayıf olarak yaşamımıza girebilir. Daha yukarıda ki, daha aşağıda ki bir uca vurabilir. Daha uzun ya da daha kısa süreli olarak hayatımızda ön plana çıkabilir.

Sonuç olarak; varolan her şey enerjidir. Her enerjinin belirli bir niceliği (miktarı), niteliği (kalitesi), enformasyonu (içeriği) ve formu (yapısı) vardır. Enerji hiçbir zaman yok edilemez. Sadece değiştirilip, dönüştürülebilir. Her şey, her şeyle bağlantılı olduğu için, her şey diğer şeylerle etkileşim halinde bulunur. Zıt kutuplu iki aşırı ucu bulunan enerjiler dalgalar halinde seyrederler. Enerjetik aşırı uç noktalar, bizim bilinçlerimiz tarafından farklı olarak algılanırlar. Oysa bütün enerjiler eşdeğerdirler ve aralarında (bilincimizin algılayamadığı) bir birlik oluşturmaktadırlar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.