En Sosyal Blog

Dinu Lipatti – Son Resital

Dinu Lipatti – Son Resital

Plaklarım arasında yurtdışından temin ettiğim tek parça Dinu Lipatti’nin son resital kaydıdır.

Kişiliği, yeteneği ve kısa hayatına dair hikayeyi paylaşmak istiyorum.


Dinu Lipatti Kimdir?

19 Mart 1917 tarihinde Bükreş’te dünyaya gelmiştir.

İlk piyano derslerini annesinden alan Lipatti, Bükreş Konservatuarında Mihail Jora ve Florica Musicescu’nun öğrencisi olmuştur.

1933 yılında düzenlenen Uluslararası Viyana Müzik Yarışmasında oyçokluğu ile ikincilik derecesi kazanan Lipatti, oybirliği dışında kalan ve karara oldukça kızan efsane piyanist Alfred Cortot’un dikkatini çekmiştir.

Tanımayanlar için Cortot: 1877 doğumlu piyanist Paris Konservatuarında Chopin’in öğrencisi Émile Decombes ile piyano çalışmış, 1907 yılında bir diğer efsane Raoul Pugno yerine, ve yine bir efsane tarafından – Gabriel Fauré – konservatuara profesör olarak atanmıştır.

Cortot, Auguste Mangeot ile beraber Paris’te ‘Ecole Normale de Musique’ okulunu kurmuştur.

Okulun bünyesinde piyano öğrenimine devam eden Lipatti burada Lefebure, Munch, Paul Abraham Dukas ve belki de en önemlisi 1887 doğumlu Fransız besteci, pedagog ve piyanist Juliette Nadia Boulanger ile çalışma fırsatı bulmuştur.

II. Dünya Savaşının patlak vermesiyle, 1943 yılında nişanlısı ile beraber İsviçre’ye kaçan Lipatti’ye, bir lenfoma türü olan Hodgkin’s hastalığı teşhisi konulmuştur.

Cenevre Konservatuarı Profesör olarak atanan Lipatti, bu görevi beş yıl boyunca sürdürmüştür.

1946 yılında EMI ile kontrat imzalayan piyanist, sadece birkaç saatlik kayıt alabilmiş, 1950 yılında henüz 33 yaşında iken hayatını kaybetmiştir.

Bu kayıtlar piyasaya sunulduğu günden beri kataloglarda yer almakta ve yüksek talep görmektedir.


Son Resital – Besançon Festivali
EMI Klasik Müzik Prodüktörü Walter Legge’nin Anlatımı ile

Chopin’in Fa-minör konçerto provasında Dinu’yu dinledikten sonra, Francis Poulenc’in 1944 yılında bana Paris’te söylediği “ilahi ruha sahip bir artist” tanımlamasını onaylamıştım.

Ocak 1946 ‘dan başlamak üzere Lipatti, İngiliz Columbia şirketi ile kayıt yapmak için özel bir kontrat imzalamıştı.

Kırılgan/çelimsiz bir çocukluk geçiren Lipatti, hasta bir adamdı.

Avustralya, ile Kuzey ve Güney Amerika turları ona ihtiyacı olan parayı kazandırdı.

Doktor talimatı ile sağlığı için son dakikada iptal ettiği konserler için tek düşüncesi başkalarına verdiği rahatsızlık ve katlanılan maliyetler olurdu.

İlk kayıtlarımıza Cenevre’de, Temmuz 1946’da başladık. Şansızlık o ki, materyalden kaynaklı bir problem yüzünden kayıtlar kullanılamadı.

Bu talihsiz başlangıçtan sonra, tüm kayıtları Londra’da ‘Abbey Road’ stüdyolarında aldık.
Az sayıda ki kayıtların sorumlusu Dinu’nun sağlık problemleriydi.

Eşi Madeleine, paha biçilmez bir iş ortağıydı. Kendisi de çok başarılı bir piyanist ve öğretmen olan Madeleine, harika bir kulağa sahipti. En ufak nüansları bile ayırt edebilen Madeleine, zamanı geldiğinde Dinu’nun kulakları da oluyordu.

Bahsettiğim Temmuz kayıtlarından sonra Dinu sadece iki konser vermiştir. Birisi Lucerne festivalinde Herbert von Karajan ile Mozart’ın Do-majör konçertosu, diğeri ise Fransa – Besançon festivalidir.

Dinu Lipatti gibi bir piyanistin olduğuna veya olacağına inanmıyorum. Bu, salt bir kalite farkı değil tarz farkıdır.

Tuşe, pedal kullanımı üzerine çok kafa yormuş, modern dünyanın ‘virtüöz’ tanımından daha çok 17. Yüzyılın ‘connoisseur’ (bir konunun uzmanı) tanımını hak ediyordu.

Dostlarını eğlendirmek için Jazz çalardı. Bu, aşırı ciddi konukları çok şaşırtır ve gülümsetirdi.

Müziğe, bestecisinin düşünceleri ile yaklaşırdı. Onunla ilk tanıştığımda henüz Beethoven çalmamıştı: kendisini henüz o seviyede görmüyordu!

Son iki yılında çaldığı Waldstein sonatını, ünlü Beethoven yorumcusu ve dostu Artur Schnabel’in iknası ile icra etmiştir.

Beethoven’ın 5. Piyano konçertosu için dört, Tchaikovsky için ise üç yıla ihtiyacı vardı. Çalışmalarında hiçbir şeyi şansa bırakmazdı. Gelecek beş yıl için çalışacağı eserler ve detaylı çalışma programı hep hazırdı.

Yumuşak tonu, kuvvetinden gelirdi. Büyük ve kuvvetli ellere sahipti.

Ölmeden yarım saat önce Beethoven’ın Fa-minör kuartetini dinliyordu. Karısına dönerek, ‘Duyuyor musun? İyi bir besteci olmak yeterli değil. Böyle beste yapabilmek için Tanrı’nın seçilmiş enstrümanı olman gerekir’.


Alfred Cortot’un Kaleminden

Cortot, menajeri Charles Kiesgen’e yazdığı mektupta Lipatti’nin Montreux resitalinden bahseder…

‘Sevgili dostum, Uluslararası Viyana Müzik Yarışmasında dikkat çekici yeteneğini görme şansı yakaladığım genç piyanisti, ikinci Horowitz’i, fevkalade bir yeteneği sana tavsiye etmek isterim.

Geleceğin yıldızı olacak bu yeteneği konusunda seni bilgilendirmek benim görevim. Piyano ufkunda yeni bir aydınlanma ve keşiften bahsediyoruz. İsmi Dinu Lipatti.’


Madeleine Lipatti, Eşi, Mayıs 1922

‘ Henüz beş yaşında, siyah kadife bir elbise giydirilmiş bir çocuk piyano’nun başına oturtuldu. Babası, hafifçe üzerine eğilerek çocuğu çalması için ikna etmeye çalıştı ve başarılı oldu. Kendi bestelediği birkaç parça çaldı, dinleyenler oldukça etkilenmişti. Ödül olarak ise babasından küçük bir köpek aldı. Sahneyi, yavru köpeğine sarılarak terk etti’

Nadia Boulanger

‘… zor bir pasajı öylesine geçmek yerine, ölçüleri yüzlerce defa çalışırdı. Önemli bir beste üzerinde çalışırken besteciye layık olamama korkusu hep vardı… Ona vaktinin bir kısmını kompozisyon için ayırmasını tavsiye ettiğimde bana ‘biliyorum ancak kendimi piyanodan alamıyorum, onu ne kadar çok sevdiğimi bir bilseniz!’ demişti.’

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.