1. Ana Sayfa
  2. #Liste
  3. En para kazandıran 10 özellik

En para kazandıran 10 özellik

zenginler

Yattığı yerden para kazanmak hepimizin rüyası. Çalışmayabilme opsiyonu ya da çalışmanın sadece canın istemesine bağlı olması fevkaladenin fevkinde bir yaşam biçimi olsa gerek. Gelin görün ki, biz normal insanlar için hayat daha çok, trik trak trik trak, olur mu hiç çalışmamak modunda seyretmekte. Üstüne bir de kriz, eh tuz biber tabii. İşte bu yüzden ben de sizlere para kazanmak, köşeleri dönmek için gerekli kişilik özelliklerini bir maddeleyeyim dedim. Zaman kötü, lazım olur, öyle ya.

10. Sabır
Para kazanmak için yatırım yapmak, ya da bankacı ağzıyla söylersek, birikimlerinizi tasarrufa dönüştürmek istiyorsanız, beklemeyi bileceksiniz. Zira biriktirmek, tanım gereği, bir günden bir güne olan bir şey değil. Gönül isterdi ki, ben bugün bankaya 100 TL yatırayım, yarın milyon dolarlarım olsun, paracıklar çağlasın, coşsun. Heyhat, gönül ferman dinlemiyor, para ancak zaman ilen artıyor, sabrederen derviş muradına eriyor da sabretmeyen etmiyor.

09. Açıkgözlülük
Tasarruf masarruf iyidir hoştur da biraz ne kokar, ne bulaşır paralar kazandırır. Oysa açıkgöz iseniz astronomik tabir edilen, gök cismi paralara ulaşmanız mümkün. Nedir açıkgözlülük? Adı üstünde gözleri açık tutmaktır. Etrafta ne oluyor, yeni bir fırsat mı var, kelepir bir ev mi var, pazarda yeni gelişmeler ne? Misal, eminim ki şu an bir takım açıkgözler temmuzda gelecek sigara yasağını fırsata çevirmeyi bilerek, süper havalandırma sistemlerine yönelmişlerdir bile.

08. Cinfikirlilik
Açıkgözlülüğe benzer ama farkı, açıkgözün etrafı gözlemleyerek fırsatları yakalarken, cinfikirli arkadaşın kendi içine dönerek, fikirleri kendi kreativitesiyle ortaya çıkarmasıdır. Bu kişilere bir nevi mucit de diyebiliriz hatta. Misal bir kağırt parçasının arkasına yapıştırıcı sürerek bunu satmaya karar veren 3M adlı kişinin şimdi ne paralar kırmış olduğunu hayal edebilir misiniz acaba? Evet, bazen olay çok basit ama çok lazım, insanların hayatını kolaylaştıracak o minicik fikri bulmakta yatıyor işte her şey.

07. Şanslılık
Bazı insanlar hiçbir şey yapmadan da şanslı oluyor kardişim, ben napiim. Adam öyle malak malak duruyor, atıyorum piyango çıkıyor. Yok efendim, bir suçluya yardım ediyor, meğersem o zengin bi adammış çıkıyor, sonra onu özel okullarda okutuyor. Oluyor yani böyle şeyler. E siz de bu adamlardansanız, durmaya devam, para gelir sizi bulur nasılsa… Yalnız bence yine de o paraları değerlendirmekte fayda var çünkü bu şans biraz zilli bir şey, geldiği gibi kaçabiliyor da aniden.

06. Risk almacılık
Nedir kardeşim “risk lover” kelimesinin Türkçe karşılığı? Risk sevici mi? Çok çirkinmiş. Neyse ne efendim, siz neden bahsettiğimi anladınız. Riske bayılmak, adrenaline bağımlı olmak… Evet bu. Cesaretten bir adım ötesi yani. Korkusuzluğun yanında bir de bu tip durumlardan keyif almak var işin içinde. Bir nevi bungee jumping yani. Ya da klasik örnekle, kumar! Bu risk almayı seven kişiler genelde ya çok feci batar, ya da harika çıkar, onları aralarda görmek pek mümkün olmaz. Kazanırlarsa pir kazanırlar da, haydan gelen huya gider hesabı, bu paraların yine riskli bir hareket ile kaybedilmesi gayet olasıdır tabii.

05. Girişimcilik
Yani antrprönerşip. İşte harika bir özellik daha. Bu çok girişken ve iş bağlayıcı arkadaşlarımız, her ortamda kendilerine şirket kuracak bir çevre edinebilirler ve her muhabbeti bir iş fikrine bağlamayı bilirler. Çünkü onlar için, hayat öyledir, her şeyde ekmek olabilir, çıkarmasını bilirsen. Bu adamların aklına bir şey mi geldi, hiç durmaz, hemen onu arar, bunu arar, kendine destek bulur, şirketi açar, bir süre iyi iş yapar, sıkılır, aklına başka bir şey gelir, o şirketi kapar, yenisini açar ve bu böyleee sürüp gider.

04. Sosyallik
Tabiri caiz ise networking. Zira çevre mühim… Hele ki bizim ülkemizde daha da mühim. Ne yaptığından çok, kimleri tanıdığın maalesef artık bu işlerin sırrı. Doğru basamaklardaki, doğru adamları tanırsan mesela, işin kolay. Yeri gelir kendine gemiler alırsın, yeri gelir yumurtaya, tavuğa girersin, yeri gelir kendine, eşine dostuna şirketler kurarsın… Ama yok her şeyi, ayinesi iştir kişinin düsturuyla yapıyorsan, tanıdık işine hiç bulaşmıyorsan, ne diyelim, kolay gelsin. Bu arada unutmadan, sosyalleşmenin bir diğer faydası ise tabii ki kendine zengin bir eş adayı bulmaktır ki bu da hızlı yoldan para kazanmanızı sağlayabilir tabii ki.

03. Karizma
Şimdi efenim, istediğiniz kadar yetenekli olun, risk almacı olun, o olun, bu olun, karizmanız yoksa, bu işler zor. Lider iseniz, karizma şart. Şirket yönetecekseniz, şart. Bir takım insanları sizinle beraber riskli bir iş kurmaya ikna edecekseniz en şart! İnsanların ağızlarından girip, burunlarından çıkan, onları etkileyen bu karizma sahibisi insanlar, ürün, hizmet, mal, fikir ya da her neyi satmak istiyorlarsa onu satmadan, sizi bırakmazlar. Yani mesela sizin hiç tezgahtarın şirinliğine aldanıp da, hiç tarzınız olmayan ve alır almaz dolabın bir köşesine attığınız bir şeyiniz olmadı mı? Hah, işte ben de tam bundan bahsediyorum.

02. Hipnotizmacılık
Şimdi ülkemizde ve dünyada yaşayan bir insan tipi var ki, bunlar ne aileden zengin, ne çok yetenekli, ne çok fantastik, ne çok akıllı ama işte bir şekilde zenginler, meşhurlar, popülerler. Hatta ünlü olmalarına bile gerek yok, sizin iş yerinizde de vardır bunlardan, aslında pek bi şey olmadığı halde sizden 3 kat fazla kazanan o tiplerden? Nasıl oluyor da oluyor peki bu? Açıkçası ben bunu bir dereceye kadar şans ve doğru yerde doğru insanlara bağlasam da bu kişilerin inkar edilemez bir yetenekleri olduğu da muhakkak. O da var olan eser miktardaki bir yeteneklerini alıp, ne bileyim bu güzellik olabilir, az biraz ses olabilir farketmez, onu süsleyip püsleyip matah bir kakaymış gibi satabilmeleri ve enteresan bir şekilde insanların da bunu yemeleri… Bunu baya bi eblek duran bir takım insanların nasıl yapabildiğine kafam basmadığı için de, durumu ancak kendilerinin bizi hipnotize ediyor olmasına bağlıyorum.

01. Şovmenlik
Herhangi bir şekilde ilgi çekiciyseniz, ilgi uyandıracaksınızdır. Yetenek ilgi çekicidir, bunu kullanarak elbette para kazanabilirsiniz. Ama o zaman, herkes gibi ay sonunu zor getirirsiniz. Ama eğer diyelim yetenekli bir yazar iseniz ve bir gün memeniz açılırsa, paraya para dememeniz pekala da mümkün. Yani demem odur ki; medyaya oynamak, size elbet bir talkım kapılar açar ama bunun da bir bedeli vardır tabii. Yani memenizi açışınız yüzünden edebi değerinizden ödün veriyor olduğunuz, yazarlık yeteneğinizden çok meme yeteneklerinizle öne çıkmaya başladığınızı falan kafaya takacaksanız, skandal çıkarmacılık, şovmenlik ve medyatiklik size göre değil derim. Yok, bana her yol Kasımpaşa derseniz, o yolun sonunda, TV programı yapan, gazetede köşesi olan, dergilere kapak olan, kitap anlaşmaları imazalayan, yazdığı diziler TV’lara çekilen zengiiin bir yazar olmak var, haberiniz olsun. Hee derseniz ki, “ama… ama bu ruhunu şeytana satmaktır,” ben de derim ki ben bilmem, Goethe’ye sorun.

Eh çocuklar, işte böyle… Nispeten daha legal yollarla, dolandırıcılıkmış, hırsızlıkmış oralara girmeden köşe olmada katkı sağlayacak bir takım özellikleri sunmuş bulunuyorum. Denemesi sizden artık!

Yorum Yap

Yorum Yap