Yalnız Yaz Akşamları Salaklığı

24 Sep 2007

hmmm

yağmurlu bir yaz akşamıydı ya da yaz yağmurluydu tümüyle. kurbağalar götüyle baloncuk çıkarırken dere kenarlarında biz senle ağaçların altında sevişiyorduk gece vakti.

sonra zebralar türedi seviştiğimiz yerlerde. sıçtılar onlar oraya bir güzel. nasıl üzülmüştük hatırlıyor musun? demiştin ya bana giderken “nerede sevişeceğiz” diye? o an bittiğim andı be…

gittin ve bir daha aramadın… çok bekledim ama aramadın. kontörün yoktu desem ödemeli atardın, onu da yapmadın. ben aramak istemedim. gururlu ve kontörü olan bir erkektim o zamanlar. belki arasam herşey çözülecekti ama işte yapamadım, 4 kaplumbağa 1 fareye tecavüz ediyordu bahçemde. ağladım…

sensizlik çay koydu bana. oturdum, içtim. yanına da bal ve reçel koydu. ha unutmadan bir de taze tereyağı… o kadar güzel oldu ki anlatamam. kahvaltıdan sonra badanaya giriştim. her duvarı, camı, eşyayı siyaha boyadım. bunalıma girmem lazımdı sen gitmiştin. yas tutuyordu sen geçtiğin yerleri evimin, nah çekiyordu dokunduğun her yer.

sıkıldım, bahçeye attım kendimi. bulutlar çok sisliydi, güneş fena halde aya bulanmış. merak ettim “acaba bilerek mi böyle dangalak cümleler kuruyorum?” diye ama cevabından korktuğum için geçiştirdim bu sorumu.

saatte 88 mil hızla çocukluğuma döndüm, acaba sorun oradan mı cereyan ediyor diye. cam açık kalmış lan! kapadım. ama sen yine gelmedin. sonra marty’i buldum çocukluğumda. profesör emmett brown kılığına girerek de’lorean ile gittim yanına ve ” marty koş, acele etmeliyiz. gelecekte ananı başkası….” dedim. nasıl koştu ama görmen lazım. yanında da cenıfır mı ne bi kız var. kız demeye bin şahit lazım. kız kurusu. onu da getirdi. geleceğe gittiğimizde marty’i “marty bu kızın geleceği görmesi zararlı. bayıltalım” diyerek kafasına odunla vurup bayılttım. marty de anasını bulmaya gidince bagajda bir güzel yedim hatunu. güzel gündü…

geri döndüğümde yine sen vardın aklımda. seni neden hâlâ unutamadığımı anlamıyorum. neden her gün farklı bir eğlencede eğlenebiliyoreken birden insanları görünce bunalıma bağladığımı anlayamıyorum. ne yaptın sen bana?

sorumun cevabını 10 dk. sonra çalan telefonda buldum. moldovaya kaçmışsın. evimdeki gizli kasayı bulup içindekileri de almışsın. gelme lan bir daha buraya yoksa gecesi gündüzüne bulaşmış yalnızlığımı sonbaharın savurduğu yapraklara emanet edip yalnızlığımın zincirli tutsaklığından kopar taşkınlığımın şelalelerinin gücü adına aşkımı ilan ederim sana.

o kadar yalnız ve salağım ki…

bliss şahsının son yazıları

Kişisel Derinlik | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git
Toplam Okunma: 213 | Bugunku Okunma: 2 | En Son Okunma: 18.11.2008 - 19:01

2 yorum yapılmış, “Yalnız Yaz Akşamları Salaklığı”

  1. 01

    günde 10 pişmanlık hızla yaşlanıyorum, zebraların sıçtığı yerlere sıçıyorum, zebralar sıçıyor ağzıma. bir rüzgar çıkıyor seviniyorum, lodosmuş. hastanade açıyorum gözlerimi, lodos yine yapacağını yapmış, sobanın dumanını içeriye doldurmuş.
    hemşireler var, iğneler falan, ağrıyor diyorum, “erkeğin canı acımaz” diyorlar, bilmiyorlar ki senin aynı yerlere binlerce kez battığını, bilmiyorlar.
    (eheh yazamıom lan senin gibi, olmuyo)

    mem, 17 Oct 2007 09:45 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git
  2. 02

    :D bambaşka bir ruh hâli o sayın mem

    bliss, 18 Oct 2007 18:03 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

kelebek bana "yarın görüşürüz" dedi, gözlerimi kaçırdım, "peki" dedim; ben biliyordum, o bilmiyordu. .

mem

Bu Aya Dair

Kasım 2008
M T W T F S S
« Oct    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Meta

 

who's online

canlitv tv izle

Yukari