1. Ana Sayfa
  2. Diger
  3. Yabancı Dil Öğrenmenin Püf Noktaları

Yabancı Dil Öğrenmenin Püf Noktaları

hello-1502369_640-1
Siz de yabancı dil nasıl öğrenilir? İngilizce öğrenmek için ne yapmalıyım?Dil öğrenirken nelere dikkat etmeliyim? İngilizce nasıl çalışılır? diye soranlardansanız bu yazı tam size göre;

“Dil dile değmeden dil öğrenilmez” sözünü hangi ünlü düşünür yumurtlamış bilinmez fakat, gitgide küçülen dünyada artık tek dil bilmenin çok fazla kapı açmadığı bir gerçek. Eğitim sistemimizin “enteresan” uygulamaları malum… İlköğretim ve ortaöğretim yıllarımızda büyük heveslerle  çıktığımız yabancı dil öğrenme yolculuğu birçoğumuz için hüsranla bitti; “ich spiele fussball”, “i like swimming”, “comme ci comme ça”  gibi kalıplar akıllarımızda kalan hoş bir seda oldu. Özgeçmişlerimize “orta derecede İngilizce” yazdık, soranlara “anlıyorum ama konuşamıyorum” dedik. Gerçekten öğrenmemiz gereken bir an gelince de vakit bulamadık, yaşımız geçmişti, dilin konuşulduğu ülkeye gidip kurs almaya paramız yoktu, vs vs … Peki, tüm bu engelleri biz kendimiz uyduruyor olabilir miyiz? Hala daha yabancı dil öğrenmeye hevesiniz varsa, gelin bu bahanelerin hepsini unutun ve yepyeni bir bakış açısıyla başlayın. Hiçbir şey için geç değil!!!

1. “Genim Yok Yerim Dar” Demeyin !

Her insanın zeka tipi ve öğrenme hızı farklıdır. Öğrenme hızınız, bebekken yürümeyi öğrenmekten tutun da, yetişkinlikte yediğiniz kazıklardan alacağınız derslere kadar, hayatınızdaki her öğrenme tecrübesini etkileyen bir faktördür. Her ne kadar genetik mirasın da bu durumlara etki ettiği bilinse de, dil öğrenimi için bu şart değildir. Yani, dil öğrenmek genlerinizde değil! Dil öğrenmek için belli yöntemler vardır; bu yöntemleri hakkıyla uyguladığınızda da öğrenme hızınıza göre sonuçlar alırsınız. Bu da bıkmadan, usanmadan emek harcamanız gerektiği anlamına geliyor. Uzun lafın kısası, dil öğrenmedeki başarısızlığınızın sebebini sülalenizde iş olmamasında değil, sülalenizin rahat olmasında arayın.

2. Gramer Denizinde Boğulmanıza Gerek Yok

İngilizce’yi ilk öğrenmeye başladığınız zamanları hatırlayın; tüm derdimizi simple present tense ile anlatabildiğimiz günler nasıl da mutluyduk… Sonra işin içine continuous, future, past girdi derken, perfect tenselere gelindiğinde devreler hepten yanmıştı, değil mi? Dil öğretimiyle ilgili bir diğer yanlış da, dilbilgisine çok fazla odaklanmaktır. Bu durum beynimizde sürekli kurallı konuşmak, her fiili doğru ekle çekmek gibi baskılar oluşturur ve dili konuşmak için olan cesaretimiz de kırılır. Yukarıda da bahsettiğimiz “anlıyorum ama konuşamıyorum” durumu bu sayede ortaya çıkar. Peki ne yapmalı? En başta şunu hatırlayın; dil nedir, ne işe yarar? Dil iletişim aracıdır! Her ince detayını ezberlemeniz gereken bir kurallar bütünü değil – bırakın o işi uzmanları yapsın. Öğrenmeyi hedeflediğiniz yabancı dili konuşmak için ihtiyacınız olacak kalıpları doğru anlamaya öncelik verin (ezberlemeyin, anlayın!), dilbilgisi de bunun beraberinde gelecektir zaten. Örneğin, siz üniversite hazırlık İngilizce’nizle, yanınızda güneşlenen dilber İngiliz’le konuşabilmek için bilmemne fiilinin 3. halini hatırlamaya çalışırken, Animatör Cengiz, kızı çoktan bara davet etmiştir bile. Bu örnekten de anlaşılacağı gibi, esas olan dili işlevsel kullanabilmektir. Kuralını bilmediği halde, sınavda bir şekilde doğru yanıtı veren, sebebini de “kulağa hoş geldiği için öyle yaptım” olarak açıklayanların da yöntemi tam olarak budur aslında. Önceliğiniz iletişim kurabilmek, derdini anlatabilmek olsun; kurallar değil.

3. Isınma Turlarıyla Başlayın

Diyelim ki, daha önce hiç tecrübeniz olmayan bir dili öğrenmeye karar verdiniz. Direkt alfabeden veya kalıplardan başlamak yerine, bu dildeki ve kendi dilinizdeki soydaş sözcükleri araştırın. Photograph – fotoğraf, yogurt – yoğurt, collier – kolye, gibi… Böylece aynı kökün farklı dillere göre nasıl çekildiğine yavaştan gözünüz alışmaya başlar ve “o kadar da zor değilmiş” diyerek daha   da cesaretlenirsiniz. Farklı kültürlerin yüzyıllar boyu etkileşmesi sonucu, diller arasında gerçekleşen sözcük alışverişleri sayesinde, aynı kökten gelen sözcük birçok farklı dilde aynı anlamı ifade eder. Bu bilgi de hiç ummadığınız bir anda hayat kurtarıcı olabilir!

4. Herşey Bir Tık Uzağınızda

Yazının girişinde, kurs almak için dilin konuşulduğu ülkeye gitmekten bahsetmiştik. Aslına bakarsanız, bu çok da gerekli değil (Londra publarında check-in yapabilmek için evdekileri öyle ikna ettiyseniz, o ayrı tabi). Kabul edin, gittiğiniz ülkenin havasında sizi şakır şakır konuşturacak bir sihir yok! Kulak dolgunluğu şart diyorsanız, buyrun sizi radyo sitelerine alalım: TuneIn.com . Seçtiğiniz ülkeden radyo yayınları yapan bu site sayesinde hem aksanınızı geliştirebilir, hem de günlük konuşulan dil ve ülkenin gündemi hakkında daha fazla fikir edinebilirsiniz. Ayrıca, hedef dilinizdeki siteleri ziyaret edebilir, zorlandığınız yerlerde Google Chrome’den çeviri yapmasını rica edebilirsiniz. Alt yazılı dizi/film seyretmek zaman zaman işe yarasa da, her alt yazı çevirisi çok sadık veya güvenilir yapılmadığı için pek tavsiye etmiyoruz (Örn: lanet olsun adamım!).

5. Bedava Kaynakları Keşfedin

Hepimizi gülümsetiyor bu kelime: Bedava!!! Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, dil öğrenmek için elimizin altında internet gibi engin bir hazine var. Öncelikle “dil öğreniyorum ama pratik yapacak kimsem yok” bahanesine çözüm bulmakla başlayalım. Cevabı tek kelime: Skype ! Dünyanın dört bir tarafında milyonlarca kişi tarafından kullanılan bu program sayesinde hedef dilinizi anadili olarak konuşan kişilerle tanışabilir, pratik yapabilirsiniz. Tanımadığınız insanlarla internetten iletişime geçmek her ne kadar sürprizlere gebe olsa da, biz sadece iyi tecrübeler edinmenizi temenni ediyoruz.

Sözlük sitelerini araştırın; anlamına baktığınız kelimenin eş anlamlı, zıt anlamlı kelimelerini öğrenin. Giriş seviyesindeki dersleri bedava olan sitelerden faydalanın. Sizinle aynı dili öğrenmeye çalışan kişilerin oluşturduğu forumlara girip, dil öğrenme yöntemleriniz hakkında fikir alışverişinde bulunun. Cep telefonunuza da dil öğrenme uygulamaları indirebilir, boş vaktinizi şeker patlatmaktan daha kaliteli şekilde öldürebilirsiniz. Bir başka deyişle, kurslara, kitaplara, özel öğretmenlere para dökmeden de, sadece kendi çabanızla dil öğrenmek mümkün. Unutmayın, anahtar kelime çaba!

6. Beyniniz Hala Genç!

Her ne kadar yaş, dil öğrenmede önemli bir etken gibi gözükse de, aslında bu görüşü direkt olarak destekleyen bir araştırma yok. Şu anda 6 yaşındaki halimize kıyasla daha fazla sorumluluklara sahip olduğumuz ve beynimizi sokakta  top oynamaktan daha farklı konularla meşgul ettiğimiz bir gerçek. Fakat bu durum hala dil öğrenmemize engel değil. Bir de şu açıdan bakın; geride bıraktığınız okul geçmişinizi düşündüğünüz zaman, dil öğrenmekle ilgili daha fazla tecrübeniz olduğunu göreceksiniz. Bu tecrübe sayesinde kelime kökleri, anlamlar ve kalıplar arasında daha kolay bağ kurabilecek, okul hayatınız boyunca ezberleyerek bütün bütün yuttuğunuz kavramları şu anki yetişkin aklınızı kullanıp, parçalara bölerek anlayabileceksiniz. Hepsinden önemlisi de, meraklı ve istekli olun; yabancı dil öğrenme hedefini kendiniz için gerçekleştirin. İlgi alanlarınızla ilgili kelimeleri araştırın, hedef dilinizde bunlarla ilgili yazıları araştırıp, okuyun, anlamaya çalışın. Sizi sıkmayacak konularla ilgili çalışma yaptığınızda, öğrendiğiniz yeni kelime ve kalıplar daha kalıcı olacaktır.

7. Hatalarınızla Barışık Olun

Adına ister hata, ister “Freud sürçmesi” deyin … Kendi günlük dilimizde bile konuşurken birçok hata yapıyoruz, kuralsız cümleler kuruyoruz. Bu yüzden; yabancı dilde iletişim kurmaya çalışırken, farkında olmadan yaptığınız hatalara çok da fazla takılmayın. Takıntılardan kurtuldukça kendinize güveniniz artar, böylece daha fazla pratik yapmak için cesaretlenirsiniz.

8. Aksana Önem Verin

Hepimizin bildiği gibi gırtlak, konuşulan anadile göre şekillenir. Fakat siz yine de, “dilim dönmüyor” diye kestirip atmayın, telaffuzunuza önem verin. Öncelikle, hedef dilinizin müzikalitesine, ritmine kulak verin, cümle tonlamalarına dikkat edin: Vurgu cümlenin neresinde yükseliyor, nerde düşüyor kulak kabartın (işte tam bu noktada yabancı radyo kanallarını dinlemek faydalı olabilir). Telaffuzunu çözemediğiniz kelimeler için ise, telaffuz sitelerine, seslendirmeli sözlük sitelerine başvurun.

Yorum Yap

Yorum Yap