1. Ana Sayfa
  2. #Okudum
  3. Türk Klasikleri’nden Beğendiklerim

Türk Klasikleri’nden Beğendiklerim

halide

Selam gençler! Bugün biz gençlerin bayılarak (!) okuduğu Türk klasiklerinden bahsedeyim dedim. Gerçekten beğendiğim kitaplar var. Vefat etmiş olsalar bile yazıları hız kesmeden okunuyor, seviliyor. Tabi bazı yazarlarımız markalaşmış diyebiliriz. Ee beklemeyelim, geçelim o zaman.

En sevdiğim yazarın en beğendiğim eseri. Karartma Geceleri benim beğenimi fazlasıyla kazanmış bulunuyor. Olay bana gayet heyecanlı geldi. Bir de bu olay Rıfat Ilgaz’ın ellerinden çıkarsa daha bir mükemmel olmaz mı? Olur. Zaten olmuşta. Diğer eserlerinden ise bu her zaman bir numara. 

(Polis tarafından aranan bir sairin ayni zamanda ogretmen olan bir şairin gözünden 1940 lı yılları gormek isterseniz aradığınız kitap budur. Yazar ve şairlerin baskı altinda olduğu, 2. dünya savasinin ulkemizi etkilediği yillar cok yalin bir dille anlatılmış, adeta resmedilmiş. Hükümetin siyasal tavrı, halkin icinde bulunduğu durum olay orgusunun icinde bir de yazarın dusunceleri serilmis ortaya. Ikinci dunya savasi sinirlarimiza dayandigi icin disaridan gelebilecek ani baskınları onlemek amaciyla her yerde karartma uygulamasi başlamış. Kitapta tarihte bilmedigim bilgiler de oldugu icin arastirdigim cok sey oldu. Bilgi bilgiyi doğurdu. Ayni bilgileri farklı bakislardan da okuma geregi hissediyorum.)

Tabi ki yine Rıfat Ilgaz. Eserlerinin arasında ikinci gözdem ‘Halime Kaptan’ oldu. Olaylar, kişiler okuyucuya gayet güzel aktarılmış. Betimlemeler de aynı şekilde güzellikle yapılmış. Sanırım ben Rıfat Ilgaz’ın kalemine aşığım.

Ve ikinci en sevdiğim usta yazarımız, Orhan Kemal. Bence Eskici ve Oğulları, Orhan Kemal’in en güzel kitabı. Bana bunu düşündüren nedir, orası tam olarak bilinmez. Ama kitabın yarısından sonrasının çok hoşuma gittiği aşikar. Cidden ortasından sonra olaylar tam istediğim gibi oldu. Hatta sonu beklemediğim kadar güzel bitti. Orhan Kemal’in üslubunun da hakkını yememek lazım. 

Refik Halid Karay’ın kalemini gerçekten beğeniyorum. Harika bir dil kullanıyor. O kadar güzel karşılaştırmalar yapıyor ki, sizi resmen bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Kalemi çok güçlü. Tabi bunu bu kitapta da hissettirmiş. Üç Nesil Üç Hayat’ı herkes okumalı diye düşünüyorum.

Betimleme de ustalaşmış bir isim. Tabi ki Reşat Nuri Güntekin. Betimleme konusunda daha da başarılısını görmedim. Betimleyeceği her neyse mükemmel betimliyor. Kişi, mekan, eşya hiç fark etmez. Neyi betimliyorsa hissediyorsunuz. Çalıkuşu’nu da bu mükemmellik içerisinde yazmış. Bu kitabında özellikle kişileri betimlemesi çok hoşuma gitti. Bir ara dizisi çıkmıştı. Açıkçası kitabın verdiği tadı vermiyor.

Bayıldım diyemem. Ama beğendiğimi söyleyebilirim. Nedense tarihi olaylar beni sıktı. Aslında tarihi pekte sevmem. Ama yine de Ahmed Hamdi Tanpınar’ın kalemini beğendim.

Yazarın okuduğum ikinci kitabı. Dili biraz ağır gelse de severek okudum. Herkese tavsiye ederim. Çok etkileyici bir konusu var. Kurtuluş savaşı sırasında Anadolu’nun küçük bir kasabasında yaşanan bir dizi trajik olayı anlatıyor. Aynı isimle çekilmiş filmi de var. Birçoğunuz izlemiştir sanırım.
Aliye İstanbul’dan Anadolu’da bir kasabaya çalışmak için gelmiş idealist bir öğretmendir. Kitap Aliye’nin Toprağınız toprağım, eviniz evim; burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi!” sözü ile başlar.
Gerçekten Aliye kasabayı, insanları, öğrencilerini ve vatanını çok sever. Bu uğurda hiçbir şeyden korkmadan mücadele eder. Kasabayı Yunan işgalinden kurtarmak için çok sevdiği nişanlısı Tosun Bey’den vazgeçerek kendisine aşık olan Yunan komutanı Damyanos’un evlilik teklifini kabul eder. Onun bu fedakarlığı neticesinde kasaba düşman işgalinden kurtulur.
Ancak kendini çok kötü bir son beklemektedir. Kendisine düşman olan Hacı Fettah Efendi ve Uzun Hüseyin, Aliye’nin geceyi yunan komutanı ile geçirdiğini, bir kahpe olduğunu ve şeriata uygun bir şekilde cezalandırılması gerektiğini söyleyip halkı ona karşı kışkırtırlar. Ve maalesef Aliyeçok sevdiği ve yunan zulmünden kurtulmaları için kendini feda ettiği halk tarafından taşlanarak öldürülür .
Aliye’nin yaptığı fedakarlıklara rağmen; gerici, çıkarcı, fitneci, kuvayi milliye düşmanı kişilerin hakkında çıkardığı asılsız dedikodular yüzünden halk tarafından taşlanarak öldürülmesine çok üzüldüm ve kendimi tutamayıp ağladım. Aliye ve Tosun Bey gibi aydın ilerici gençlerin; bir taraftan düşmanla mücadele ederken; diğer taraftan da Hacı Fettah Efendi gibi çıkarcı ve yobaz insanlarla mücadele etmek zorunda kalması çok acı bir durum…

Yorum Yap

Yorum Yap