Travma
15 Apr 2008
Üçüncü geçiş
Bir delinin dudaklarından ödünç aldığım anlamsız bir tebessümle başladı her şey aslında. Önce apartmanda rastladığı yaşlı bir kadına göründüm. Ondan geriye duvarları yalayıp yüzüme çarpan çığlıklardan başkası kalmadı.
Ölümün soğuk yüzünü al ve defol, diye bağırışı kulağımı tırmaladı. Sonra camları silmekte olan kapıcının bakışındaki soğuklukta donakaldım. Pis bozguncu olmuştum birden. Adam her zaman verdiğim selamda bu kez bir hinlik arayıp durdu. Dudaklarıma oturttuğum tebessüme bir de kendimden gülümseyiş ekledim yanaklarımı şişirerek. Ama olmuyordu. Beni her görenin içinden bir şeyler alıp gidiyormuşum gibi geldi bana. Bu durum öylesine ağırlaştı ki sonunda taşımaya güç yetiremediğim tebessümü götürüp sahibine iade ettim. Özür dilerim bayım, dedim, sen bu dünyanın adamı değilsin.
Çok yoruldum, çıldırma saatini bir süreliğine tehir edebilir miyim?

1 Yorum yapılmış, “Travma”
01
harika
gerçekten
tuttum bu yazıyı ödevime eklemek istiyorum
ben de çıldırma saatimi sonsuza kadar tehir ettim ama galiba o beni tehir etmedi
Yorum yapın