’söz’ü soysuzlaştırmak!

26 May 2008

Bildik iki bin yıllık tarihimiz boyunca, hiçbir dönemde son yirmi yılda yaşadığımız kafa karışıklığının bir benzerini yaşamadık. Hiçbir devirde böylesine bir ateşe düşmedik, hiçbir vakitte haddeden bu kadar biçimsiz bir şekilde geçmedik. Sürekli göç ettikleri oldu Türklerin, sonu gelmez savaşlara girdikleri de oldu. Öyle zamanlar oldu ki, bütün sınırları talan edildi, pek çok haneleri yağmalandı. Ama hiçbir zaman kafaları karıştırılamadı; hane talan edildiğinde, hanenin içinde yaşayanların içleri talan edilemedi. Sınırlar bozuldu fakat göğsün sınırı yağmalanamadı. Ta ki son yirmi yıla kadar. Son yirmi yılda Türkler, arazinin ortasına serpiştirilmiş hafızasız bir sürüye dönüştüler, öylesine bir coğrafyanın başıbozuk canlıları haline geldiler. Bir imparatorluktan artakalıp da, bir kabile kadar bile tutarlı davranamamanın ne tür bir travma olduğunun izahı elbet bir gün yapılacaktır. Benim bu gün çıkarabildiğim şu: Bir Türk artık neredeyse hiç kimsedir. Eğer Türkler artık neredeyse hiç kimse iseler, sözlerinde bir anlam ya da sahih bir duruş bulmak nasıl mümkün olacak. Toplumsal çöküntü zamanlarında dil de (söz olarak) farklılaşır. Söz, hiçbir şeyi hatırlamamak için, tıpkı bir müsekkin olarak zamanı doldurmak maksadıyla kullanılır. Boşluk hatırlatıcıdır, sözün boşluğu doldurması gerekir. Sözde bir anlamdan çok, böyle zamanlarda bir söz kalabalığı hakim olur. Bu edebiyatçılar için bile böyledir. Sayfalarca dil dökerler, garip bir metin, anlamsız cümleler ve insanı kusturacak bir yüzeyselliği edebiyat diye önümüze sürerler. Düşünsenize, bir de bizden yazdıklarını okumamızı ve onda kayda değer bir şeyler bulmamızı arzularlar. Yani şöyle söyleyebiliriz, hayatın düştüğü yerde söz de düşer. Ve hayat nereye düşmüşse, sözün düştüğü yer de orasıdır. Sözün çok karmaşık bir anlamı yoktur aslında. Bir kız, kendisini aldatan oğlana: “Ama sen bana söz vermiştin,” derken neyi kastediyorsa, sözün anlamı odur. Oğlan kıza verdiği sözü tutmaya başladığında söz de sahih kılınır. Bu imayı, herkes istediği kadar genişletebilir.

ikebana şahsının son yazıları

Kişisel Derinlik, Kültür Sanat, Memleket meseleleri | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git
Toplam Okunma: 156 | Bugunku Okunma: 3 | En Son Okunma: 14.11.2008 - 13:04

4 yorum yapılmış, “’söz’ü soysuzlaştırmak!”

  1. 01

    kültürü alırsan geriye hiçbir şey kalmaz.

    Saten, 26 May 2008 14:39 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git
  2. 02

    O kadar haklısınız ki…
    Hep beraber bir değişim sürecinden geçiyoruz bence de.
    Postmodernlikle beraber gelen “her şeyi eleştirme, var olan şeylerle alay etme ama hiç bir şey üretmeme” hastalığındayız şu an. Ve yine hep beraber bu hastalıktan kurtulacağız inşallah.Biraz zaman.

    mem, 26 May 2008 17:34 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git
  3. 03

    Son zamanlarda okuduğum en iyi yazılardan biri. İyi olması meselenin özüne kavramasında. Yorumlarda bir o kadar yerinde.

    Evet kültür olmazsa kimlikte olmaz, evet kelimelerin içi boşalınca anlamları kaybolunca bütün bağlar kopuyor. Türk insanı tüketim toplumuna kurban edildi, kafası karıştırıldı.

    Yapılacak şey bellidir, dili ve insanı kurtarmak. Dil için kültürel kodlarımıza geri dönmemiz lazım, bunuda çağdaşlaşma çabalarımızın kazanımlarını yitirmeden yapmak lazım. İçi boşalan kavramların içini tekrar doldurmak lazım, manaları üzerinde titizlenmek lazım. İyi şiiri teşvik etmek lazım

    İnsanı diriltmek daha zor. Ama onun değerlerininde kültürel kodlarımıda olduğuna inanıyorum . Yunus Emrede, Hz. Mevlanada, Hacı Bektaş Velide, Nasrettin Hocada, Mustafa Kemal Atatürkte, İsmet İnönüde, Deniz Gezmişte .

    Mevzu açıldıkça devam ederiz.

    enis, 26 Jun 2008 21:22 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git
  4. 04

    elimizden kıymetlilerimizi alıp incil(!) verenler kadar suçluyuz, masum değiliz hiç birimiz…

    birileri ağız dolusu böbürlenip, ecdadının mirasından kendi bencil ve tembel bünyesine pay çıkarmaya devam ettiği sürece ne sözümüz olacak ne yarınımız…

    keşke…

    melike dara, 07 Jul 2008 12:24 tarihinde
    Sayfanın en üst kısmına git

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

kelebek bana "yarın görüşürüz" dedi, gözlerimi kaçırdım, "peki" dedim; ben biliyordum, o bilmiyordu. .

mem

Bu Aya Dair

Kasım 2008
M T W T F S S
« Oct    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930

Meta

 

who's online

canlitv tv izle

Yukari