Simge Olarak Hayvanları Kullansak Panter Emel Üstümüze Atlar Mı ?
29 Nov 2006

Kimi zaman bazı nesnelerin , olguların , varlıkların iç yapılarını anlatmak için doğrudan anlatım yerine dolaylandırma tercih edilir ve bu dolaylamalarda da çoğu zaman simgeler kullanılır. Hayvanların simge olarak kullanıldığı o kadar çok yer var ki bir bakalım bakalım onlara ;
Mesela film sektörünü ele alırsak bir takım Hollywood filminde simgeler kullanıldığını ve bunların da hayvanlar olduğunu görebiliriz. En belli başlı örnek Kelebek Etkisi olacaktır sanırım isminden de ötürü. Filmde kelebeğin rolünü aynı zamanda hastalığa neden kelebek etkisi dendiğini anlayamamış olan yoktur herhalde ? Bunun yanı sıra tavşan vardır ki iki filmde birden karşımıza çıkar. Matrix üçlemesinin ilk filminde bir ” beyaz tavşanı takip etme ” muhabbeti vardır. Gerçi Matrix filminin tamamı ile pek bir ilgisi yoktur bu tavşan kardeşimizin. Daha etkili bir tavşan görmek istersek Donnie Darko filmine odaklanmamız gerekiyor. İzleyenler bilir ki Tavşan Frank filmin çözüme giden temel taşlarından biridir. Kaplumbağa ise Arizona Dream adlı filmde karşımıza çıkıyor. Eee unuttuk mu efsaneleri ? Hayır. Bizim yarasadan olma kahramanımız Batman , kediden gelme Kedi Kadınımız , örümcekten yenme Örümcek Adamımız var.
Güncel hayatta da dikkatli bakılırsa bunun örnekleri görülebilir. Mesela Osman Hamdi’nin yapmış olduğu Kaplumbağa Terbiyecisi tablosu uzun süre gündemi meşgul etmişti. Herkesin bu eserden anlayacağı şeyler farklı olacaksa da kaplumbağanın bir sembol olduğu da bir yandan aşikardır. Mariah Carey’nin bir röportajını okumuştum. Orada diyordu ki ” Kelebeklerin benim hayatımda çok büyük önemi var … “ , kadının evinin her yeri kelebek resimleriyle , döşemeleriyle doluydu. Saç tokası kelebekli , fayansları kelebekli , kapısının zili kelebekli … Hadi bunlar iyi olanlar ya kadının her klibinde mutlaka bir tane kelebek ya da bunun figürü vardır desem ne düşünürdünüz ? Evet doğru düşündünüz. O olayı biraz abartmış saykoya bağlamış.
” Ne kaplumbağa ne tavşan ne de kelebek kardeşim , beni benden alan hayvan karıncadır karınca ! “ dedim arkadaşlar arasında az daha dayak yiyordum. ” Ne karıncası lan ! S. Git ! “ diyiverdiler. Ama bir dinleselerdi beni terketmeden önce , bir dinleselerdi ! Bir açıklaması vardı elbette , açıklayabilirdim… Karıncalar öyle hayvanlardır ki kaplumbağa gibi miskin değillerdir , çalışırlar her daim. Tavşan gibi şirin değildirler , ele alınıp sevilmezler çünkü ilgiye ihtiyaçları yoktur , ekonomik ve sosyolojik özgürlüğünü kazanmış modern hayvanlardır karıncalar. Kelebek gibi güzelliği ile cezbetmeye uğraşmazlar insanları , kelebekler istediği kadar güzel olursa olsun bir gün yaşar sonra nalları diker ama karıncalar öyle mi ? Çirkindir , iğrençtir , hiçbir dişi hayvan bakmaz onlara. İnsanın gözlüklü ve sivilcelisi neyse hayvanın da karıncası aynı şeydir ama en azından onlar bir gün yaşamaz , güzelliği kafaya takmaz , güzelliklerini göstermek için yaşamazlar amaçları vardır onun adına yaşarlar , ” imaj hiçbir şey susuzluk herşey ” derler ! Karıncalar için cinsellik ikinci plandadır hatta yoktur. Tamam bu yanı beni pek cezbetmiyordu zaten nereden atladım bu konuya bilmiyorum. Peki peki kapatalım bu bahsi.
E çok uzaklaşma , karış halkın içine , şunları görmüyor musun ? ;
Ayı Necdet (Şişko)
Zürafa Behçet (Uzun)
Kertenkele Mücahit (Kaybolan)
Akrep Nalan (Gene saçmaladım , bu alakasız oldu)
Lama İsmail (Tüküren)
Goril Nazım (Kaba)
vs. vs…
Ota boka hayvanları alet etmesek olmuyordu sanki , pornosu bile var gariplerin… Panter Emel nerelerdesin ya sen ? Bir dönem çok çalışıyordun sen şimdi bir duruldun , kayboldun sanki. O dönemler bir Fatma Girik vardı Söz Fatoda programıyla , önüne gelene tükürüp ” püüüü yazıklar olsun sana ” diyerekten bir de sen vardın önüne gelene ” yolarım seni hayvan (?!!) ” diyerekten. Özledik seni dön artık. Hayvancağızların gözü yaşlı. Hak arar oldular.

Yorum yapın