1. Ana Sayfa
  2. #Gezdim
  3. Sevildiginizi Hissettiginiz Şehir ”SEUL”

Sevildiginizi Hissettiginiz Şehir ”SEUL”

kore-seul

Bugüne kadar gezmiş olduğum hiçbir yerde yerel halk tarafından olumsuz bir tavırla karşılaşmadım ama elbette gösterilen ilginin ve güler yüzün temel nedeni turist olarak orda bulunmamdı. Yani gördüğüm yakınlığın sebebi nezaketti genelde. Ta ki Güney Kore’nin başkenti Seul’e gidene dek! Kore Savaşı döneminde aynı safta yer almamızdan dolayı bize minnetlerini göstermek adına ülkelerini ziyaret etmek istediğimizde hem vize talep etmiyorlar hem de ülkelerinde bize oldukça sıcak yaklaşıyorlar. Tamam, zaten sıcakkanlı bir yapıları var ama onlar için bizim yerimiz ayrı.

Futbolda 2002 Dünya Kupasını birçoğumuz hatırlarız. Ortak düzenlenen kupada organizasyonu düzenleyen ev sahibi ülkelerden birisiydi Güney Kore. Futbolcularımıza, spor muhabirlerimize ve vatandaşlarımıza gösterdikleri ilginin samimiyetini televizyon başından bile hissettik değil mi? Üstelik sadece ilgiden değil, gördüklerinizden ve yediklerinizden sonra 10 saatlik uçak yolculuğu gözünüzde hiç büyümüyor.

Yaklaşık 1 yıldır gitmeyi istediğim bir seyahatti Güney Kore seyahati. Aklıma gelmişken huzurunuzda bütçeme katkıda bulunan abime teşekkür ediyorum. 2 günlük kısa bir program oldu ama ilk tecrübe için yeterli oldu diyebilirim . Gezi planımdan önce elbette biraz araştırma yaptım. Farklı mevsimlerde gidenlerin yazılarından anladığım kadarıyla bu aralar gitmek en doğru tercihmiş (yanlış anlaşılmasın uçak biletimi anca ayarlayabildim diye demiyorum ) çünkü kışlar soğuk, yazlar ise nemli ve sıcak geçiyormuş. Tavsiyem, ya elinizi çabuk tutun kış bastırmadan planınızı yapın ya da ilkbaharı bekleyin.

Konaklama olarak eğer çok paranız yoksa ve benim gibi bir hostel tercih edecekseniz Seul’de doğru adres kesinlikle Hongdae ve Hongkik Üniversitesi civarı. Hayatın 24 saat hiç durmadan devam ettiği, çok güzel restoran ve kafelerin bulunduğu bu bölgede yüze yakın hostel mevcut; isterseniz hostelbookers aracılığı ile isterseniz kendiniz tek tek gezerek bütçenize ve zevkinize uygun olan bir hostel seçebilirsiniz.

Şehirde gezip görülecek yerlerin başında imparatorluk dönemine ait saraylar geliyor. Kore’de imparatorluk sistemi çoktan sona ermiş olsa da özellikle mimaride izleri görülebiliyor. Japon saldırılarıyla sarayları yerle bir olmuşsa da hemen aslına uygun olarak restore edilmiş ve turizme açılmış. Unutmadan söyleyeyim pazartesi günleri en büyük saray olan “Gyeongbokgung” haricinde diğer saray ve müzeler kapalı.

Bu arada Kore’ye gidersem aç kalırım, fast food’dan başka  bir şey yiyemem diye dert etmeyin. Türk damak tadına uyacak birçok lezzet var Seul’de. Bunlardan biri Korean Barbecue dedikleri kendin pişir kendin ye tarzı ızgara et restoranları. Etlerin tadı inanılmaz lezzetli. “O kadar para vereceğiz bir de kendimiz mi pişireceğiz yani?” diyenlere ise garsonlar yardımcı oluyorlar.

Neyse devam edeyim… Insa Dong, Seul’ün en ünlü geleneksel semtlerinden birisi ve Seul’u ziyaret eden çoğu turist tarafından muhakkak gezilen bir yer. İstanbul’da İstiklal Caddesi’nin Galata kısmını andırıyor.

Dükkan kiraları çok pahalı olsa gerek, sokakta yiyecek satanların sayısı bir hayli fazla. Restoranlar kadar sokakta satılan yiyecekler arasında da lezzetli bulabileceğiniz seçenekler bulunuyor. Örneğin “Dak Kkochi” denilen tavuk şişler yeme de yanında yat cinsten.

Tarihi Seul sınırları içerisinde yer alan, geleneksel Kore Hanok evlerinin Bukchon Hanok Köyü, İnsa-dong’dan yürüme mesafesinde. Seul’deki en güzel Hanok evlerini burada görebilirsiniz. Ayrıca burada birçok geleneksel atölye ve çay evi gibi yerler de bulunuyor. Etkileyici bir atmosfer gerçekten!

Bukchon Hanok Köyü

Şehirde gezilmesi gereken bir başka yer ise Myeong-dong. Şehrin gençlik merkezi olarak kabul edilen bu bölgede, ışıklı tabelalarla dolu sokaklar bulunuyor ve özellikle akşam saatlerinde tezgahlar kurulmaya başlıyor. Rengarenk olan bu bölgeyi gezerken sokak satıcılarından ahtapot, kalamar gibi yiyecekler alıp karnınızı doyurmanız da mümkün.

Türkiye ile Güney Kore’nin ilişkilerinde Kore Savaşının önemli bir yer teşkil ettiğini belirtmiştim yazımın başında . İşte burada savaşıp şehit olan askerlerimizin mezarı Türk Şehitliği Busan’da yer alıyor. Buraya kadar gelmişken elbette şehitliği görmeden gitmem olmaz.

Seul ile ilgili daha binlerce paragraf yazılabilir; ama siz iyisi mi ya benim yaptığım gibi 2 günlük ya da daha uzun süreli bir programla (böylesi daha uygun olur) size değer verildiğini hissettiğiniz bu güzel şehirde vakit geçirmenin keyfini sürün.

İyi gezmeler diklerimle…

Yorum Yap

Yorum Yap