1. Ana Sayfa
  2. #Liste
  3. Savant Sendromu: Aptal Bilginler

Savant Sendromu: Aptal Bilginler

savant-insanlar

Savant Sendromu Nedir? Savant Send

Geçen bir arkadaşım bahsetmişti, Savant sendromu denen bir şey varmış.

Savant sendromu; matematik, müzik alanlarında veya görsel alanda yetenekli otistik hastaların yaşadığı sendroma verilen admış. Bu hastalara Idiot savant denilmekte. (Idiot: Aptal Savant: Bilgin) (Savant demişken, Vos Savant‘tan bahsetmemek olmaz.)

Örneğin bir Idiot savant olan Kim Peek‘in (sanırım hastalığının tanısı sonradan değişmiş) IQ testlerinde aldığı sonuçların iç açıcı olmamasının yanı sıra şöyle yetenekleri vardı:

  • Hafızasında 9 bin kitap tutuyordu.
  • Herhangi bir tarihin haftanın hangi gününe denk geldiğini bilebiliyordu.
  • ABD’deki bazı kentlerin haritaları olduğu gibi zihnindeydi.
  • Klasik müziğe özel ilgisi vardı. Dinlediği parçanın hangi bestekara ait olduğunu, ne zaman yazılmış olduğunu hemen söyleyebiliyordu.
  • Dünya tarihindeki büyük olayları, tarihlerini, aktörlerini hatırlıyordu.
  • Telefon kodlarını, posta kodlarını ezbere biliyordu.
  • Filmleri, konuları ve oyuncularıyla hatırlıyordu.

Bu yazının taslağını sitede tutuyordum ki, şimdi girip düzenlediğimde en ünlü savantlardan biri olan Kim Peek‘in 19 Aralık 2009 tarihinde öldüğünü öğrendim. Megasavant diye de bilinen Kim Peek‘in görsel hafızasının çok gelişmiş olmasının yanı sıra, muhtemelen doğuştan gelen bir beyin anomalisinin sebep olduğu gelişim bozukluğunun, sosyal yönden ona yaşattığı sıkıntılar da hayli fazlaydı. Aynı zamanda Kim PeekRain Man filminde Dustin Hoffman tarafından oynanan Raymond Babbitt karakterinin de ilham kaynağıydı.

Yine ilgimi çeken başka bir savant. Derek Paravicini isimli bu tamamen görme engelli ve kısmen otistik müzisyenin mükemmel piyano çalması bir yana, 2. videoda sunucu kendisinden önce Beethoven‘ın Für Elise‘ini çalmasını istiyor. Ardından yine Für Elise‘i çalmasını istiyor, ancak “Şarkıyı Mozart yazmış olsa nasıl olurdu?” diyor. Sonuç muhteşem.

Stephen Wiltshire ise yaşayan bir kamera birvideoda 45 dakikalık bir helikopter gezintisinden sonra gördüklerini 3 gün boyunca panoramik şekilde çiziyor ve binalardaki sütun sayısına dek her şey gerçeğiyle uyumlu.

Daniel Tammet ise bambaşka bir savant. Kendisi bir hafta içerisinde yeni bir dil öğrenip konuşmaya başlayabiliyor.



Geçenlerede bir haber görmüştüm, japonyada bir kasiyer adam müşterlerin kredi kartı numaralarını tek bakışta ezberlemiş ve bunlarla kendisi için gidip alışveriş yapmış. Onbinlerce insanın kart numarasını ve üzerindeki diğer bilgileri tek bakışta hafızaya atıyor yani. Fakat yinede bir savant olduğu için kargo sipariş adreslerinin ev adresine gelmesinden dolayı yakalanmış.

Her neyse burada incelememin sonuna geldim, son olarak eğer izlemediyseniz konu ile alakalı bir film tavsiyesi olarak ”Rain Man” adlı filmi izleyebilirsiniz…

Savant Sendromu Görülme Sıklığı

Savant sendromu nadir olarak görülüyor. Her otizmlinin onda biri kadarı savant olabiliyor. Genel becerilerin ve yeteneklerin hayat standardının altında kalıp, belirli bir konuda üstün bir yetenek sahibi olması anlamına geliyor. Yani örneğin, sesli komutları algılayamayacak kadar genel zeka geriliği olan bir çocuğun, diferansiyel denklemler çözmede ya da üslü sayıları birbiri ile çarpmada, ya da artistik kabiliyetlerde, hafızada ileri derece yeteneklere sebep olması gibi.

Savant Sendorumu Neden Olur?

Bunların olmasının sebebi de beyinlerindeki veri yollarının karmaşık ve düzensiz oluşu. Daha anne karnında fetüs oluşurken beyni şekilleniyor. Annenin hem biyolojik hem de psikolojik stres seviyesi, fetüste bir bağışıklık tepkisi gibi hayatta kalma mekanizmasını harekete geçiriyor ve beyin düzenli ve kademeli olarak gelişmektense, karmaşık ve bölümleri birbiri ile eş zamanlı olarak çalışan nöron ağları oluşturacak şekilde gelişiyor. Karmaşık ve düzensiz nöron veri yollarına sahip olarak doğan çocuk, şizofren de olabiliyor, otistik de, savant da. Şansı varsa bu karmaşık ve düzensiz veri yolları birbiri ile iletim sırasında spesifik konularda başarılı olmasına sebep olacak şekilde birbirleri ile eş zamanlı olarak çalışabiliyor ve Kim Peek gibi biri olabiliyor. Şanssız ise şizofreni ya da iletişim bozukluğu çeken bir otizm seviyesinde kısıtlı kalabiliyor.
Yani düzensiz ve karmaşık nöron ağlarına sahip olmak en temel özelliği bir savantın. O bile şans. Savant olması da bundan daha ender rastlanılan bir şans.
İyidir, kötüdür tartışılır tabii. On saniyede iki sayfayı, iki ayrı gözüyle aynı anda okuyup hafızasına eksiksiz ve bir daha hiç bir zaman unutmayacak şekilde atabilen Kim Peek’e sorsak, belki bunun bir pozitif şans olduğunu değil, negatif etkisi olan bir şans olduğunu, normal ve standart bir hayat yaşayabileceği, insanlarla sosyalleşebileceği, orta kademe bir hayatı yaşamanın kendine daha büyük zevk verebileceğini söylerdi. Kim bilir?
Biz onların beyninin kendilerine nasıl hissettirdiğini hiç bir zaman tam olarak anlayamayız, biz de onların…
Ancak bir gerçek var ki, o da bilimden, tıbba, sanattan, edebiyata, dünya tarihini değiştiren insanların çoğunun otistik, bir kısmının da savant olduğu.
Yani belki kendileri için zorlu bir hayat sunuyor bu beyin yapısı ama insanlık için eşi benzeri olmayan bir nimet gibi bir etkisi olan bir anomalite.

Yorum Yap

Yorum Yap