Şaçmalamalar yedi.
29 Aug 2009
Ben büyüyünce kilot olucam.
Pilot diyemiyormuşum.
Ne var siz küçükken herşeyi doğru mu söylüyordunuz?
Altımada işedim ben.
Küçükken çok küçüktüm zaten.
O zamanlarda kendi kendime konuşurdum.
Hala konuşurum.
Oksijen gitmez kafama.
Cümleyi toparlayamam eksik kalır.
Küçükken de ağlarmışım da ben.
Hala ağlarım.
Aile pikniklerinde çayır çimen de tek başına gezen çocuktum ben.
Sabah uyandım
Çocukluğumu hatırladım bugün.
Sabah annemin koynuna yattım.
Bisiklet olsa binerdim.
Plastik top olsa alman kalede oynardım.
Kafa üç sayı, omuz beş, vole yedi, rövaşata dokuz
Dizimi, kolumu yarardım da
Hastaneyede gitmezdim.
Çabuk iyileşiyordum.
Yara izlerim var, çocukluğumdan kalan.
Bisikletim de var.
Gördüm geçen çatı arasında.
Tozlanmış, lastikleri inmiş, paslanmış.
Eskimiş ben gibi.
Yaşlanmamış.
Eskimiş.
Paslanmış.
Kirlenmiş.
Yıkasam, lastiklerini şişirsem, yağlasam zincirini, sıksam vidalarını
Bisikletim eskisi gibi olur olmasına.
Beni yıkasanız olurmuyum eskisi gibi, ondan emin değilim.
Çamaşır suyu ile çitileseler beyazlarım ama aklanmam.
Büyük günahım yok.
Büyük sevda yaşamdım.
Büyük hatalarımda yok.
Üstüme sindi bu kirlilik.
Gitmez oldu.
Kendim, kendi mi içime sinmiyorum.
Kendimi sindiremiyorum.
Aynadaki kirli adamı seviyorum.
Anlayamıyorum.
Anlayamadığım kendimi hatalarımla seviyorum.
Sizleride anlayamıyorum.
Peki neden sevemiyorum.
Bana kendini sevdirebilirmisin?

Yorum yapın