1. Ana Sayfa
  2. Diger
  3. Piyanonun Tarihsel Gelişimi

Piyanonun Tarihsel Gelişimi

5ae0af4466a97c82afd4d119

Piyanonun atası klavsen zamanıda olan, klavikord denen enstrumandır. Klavsende teller mızrap gibi mekanizma ile çekilir, klavikordta ise piyanodaki gibi tellere “vurulur”.

Klavikord dinlerseniz piyanoya göre çok daha ilkel kaldığını hissedersiniz. Sesi çok daha tizdir. 

Klavikorddan sonra fortepiyano denen “ara geçiş formu” diyebileceğimiz enstruman geliştirilmiştir. Piyanoya özellikleri bakımından benzemekle birlikte, hala ses olarak metaliktir.

1) Piyano müziğin laboratuvarıdır. Çok sesli beste yapmak isteyen bir müzisyen için en ideal enstruman piyanodur. O yüzden piyanonun oktav aralığı oldukça geniş dizayn edilmiştir.

2) Telli enstrumanların en büyük handikapı, kaliteli ses üretmek için fiziksel güce de ihtiyaç duyulmasıdır. Klasik gitar çalanların sol parmakları bu yüzden nasır tutar. Piyano, kaliteli ses üretmek için fiziksel güce ihtiyacı ortadan kaldırmıştır. Tel ile parmaklar arasına tuşlar konularak, küçük bir çocuğun bile kaliteli ses üretebilmesi sağlanmıştır.

3) Uyanık bir insanın en rahat edeceği pozisyon, oturmaktır. Piyano, icracının en rahat edeceği şekilde dizayn edilmiştir.

4) Parmaklar ile piyanonun telleri arasında birebir ilişki ortadan kalktığı için, önceleri yavan ses oluşuyordu. Bu sorun 3 adet pedalın monte edilmesi ile giderildi. Pedallar piyano müziğine duygu yoğunluğu kattı.

5) Piyanoda bütün sesler icracının kolaylıkla ulaşabileceği şekilde dizayn edilmiştir. Arızasız sesler beyaz, arızalı sesler(bemol/diyez) siyah gösterilerek, icracının minimum mental güç ile kompleks eserler ortaya çıkarması sağlanmıştır.

Özetle piyano, orkestral müziğin ihtiyaç duyduğu, kaliteli ses, armoni, ritm ve duygunun aynı anda yansıtılabildiği bir laboratuvar olarak evrimleşti. O yüzden usta bestecilerin tamamı piyano çalarlar. Bir orkestrayı, eser besteleme aşamasında evinize sürekli davet edemezsiniz. Onun yerine piyano kullanırsınız.

Yorum Yap

Yorum Yap