1. Ana Sayfa
  2. #Liste
  3. ”Can sıkıcı bir soru” – Neden Evlenmiyorsun?

”Can sıkıcı bir soru” – Neden Evlenmiyorsun?

evlilik

Sanırım bu soruyu sormayan bir kaç kişi kaldı, onları da ben koruma altına alacağım uzun uzun yaşasınlar diye. Evli olanlar evlenmeden önce (gerçi şimdide başka sorular soruyorlardır) bu soruyla eminim çok karşılaşmışlardır. Benim gibi bekar olanlar da sanırım evlenene dek sık sık bu soruyla karşılaşacak. En yakınlarımdan tutunda hiç tanımadığım, ilk defa karşılaştığım insanlar bile bu soruyu sorar oldu.

– Eeeee evlilik ne zaman?

– Ne evliliği ya, daha yapılacak çok şey var.

-Olsun olsun. Önemli olan evlilik, her şey bir şekilde düzene girer. Mühim olan evliliği geciktirmemek. Hanım kızımız ile ne zaman tanıştırırsın bizi?

Bu tarz konuşmalar ne kadar çok geçti valla sayısını bilmiyorum. İnsanlara ne kadar çok kendimi savunsam da bir şekilde evliliği diretecek sözler buluyorlar. Her neyse, evlenmemek için gerekli nedenleri kendimce şu şekilde sıralayabilirim.

1- Yalnızlığı sevmek

Evlenince ne olacak? Önce sevdiğim insanla, sonra ailesiyle; sonra o da benim ailemle kocaman bir aile oluşturacak. Kulağa ilk başta hoş bir seda gibi gelse de maalesef öyle bir durum yok. Bu kadar kalabalığın içli dışlı olduğu bir ortamda ben rahat edemem. İnsan her ne kadar toplumla yaşayan bir birey olsa da yalnızlığı da ihtiyaç duyar. Hele hele ben kalabalıktan neredeyse nefret eden ve yalnızlığı özgürlük olarak gören biriyken bu kadar içli dışı yaşama ayak uydurmam imkansız. Hadi bu kalabalıktan da kurtulduk diyelim, eşime “ben bu aralar yalnız kalmak istiyorum” desem herhalde “Niye, beni sevmiyor musun, yoksa hayatında biri mi var, benden sakladığın bir şey mi var?” türevlerinde onlarca belki de binlerce soruyla karşılaşacağıma adım gibi eminim. Hayır bunların hiçbiri değil desem de karşımda ki insanın bunu anlayışa karşılamayacağını biliyorum. Bizim gibi bireye önem vermeyen toplumda ve kültürde, evli bir insanın kendisiyle baş başa kalıp biraz kendi iç dünyasıyla vakit geçirmesine izin verilmez. E dedim ya yalnızlık benim için özgürlük, o zaman düz mantık evlenince özgürlüğüm elimden alınmış olur.

2- Nişan, kına, düğün gibi organizasyonlar

Bu gibi organizasyonlar bana o kadar saçma geliyor ki anlatamam. Uzun bir süre bu gibi etkinliklerden elimden geldiğince kaçtım. Şimdi bu sürekli kaçtığım ve nefret ettiğim organizasyonlarda bir gün başrol olmak istemiyorum. Altı üstü sevdiğimiz insanla beraber yaşayacağız ama bize evlen evlen diye baskı kuran toplum sanki evlenmeyelim diye icatlar çıkartmış. Bir sürü birbirinden gereksiz insanlar, törenler ve daha niceleri… Bunlara katlanmaya ne gerek var? Bir sürü stres ve bunlar için harcanan para. Bu gibi saçma diretmelerin olmadığı, sade bir nikah olsa ne güzel olur değil mi? Ama olmaz. Sırf bu saçma adet ve törenler bile evlenmemek için geçerli bir sebep.

3- Maddi rahatlık

Öyle ahım şahım bir para kazanmasam da, kazandığım para bana yetiyor. Şu ana kadar kolay kolay kimseden borç almama gerek kalmadı, kredi kartımla birkaç sefer dışında hiç taksitli alış veriş bile yapmadım. Ne almam gerekirse tek çekim aldım ve ödemelerim de hiç sıkıntıya girmedim. Maddi açıdan bu kadar rahatken bir sürü masrafa girip kendimi ay sonu hesabı yaparken bulmak ya da bir kadının makyaj malzemesi sponsoru olmak istemiyorum.

4- İlgi manyağı olan ve en büyük başarısı evlilik olan kadınlar

Çevreme bakıyorum, kızların çoğu sürekli birileri tarafından pohpohlanmak, beğeni yağmuruna tutulmak ve peşinden koşulmak gibi istekler içinde yüzüyor. Tüm hayatını anbean sosyal medyada paylaşan kadınların sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Profile bir bakıyorsun 500 fotoğraf var, 480’i öz çekim. Kendimi, profilinde Berk’in karısı, bilmem ne mezunu, evli mutlu çocuklu yazan; özel olması gereken evlilik hayatını herkes ile paylaşan bir kadının eşi olarak göremiyorum.

5- Çabuk sıkılmak

İğneyi başkasına çuvaldızı da kendime batırayım. Hep birilerinden şikayetçi oldum şu ana kadar. Gel gelelim kendimle ilgili bir sıkıntıya. Maalesef duygularım saman alevi gibi. Bazen duygularım o kadar kabarıyor ki karşımdaki insanı sanki ölümüne seviyormuşum gibi geliyor, fakat çok değil kısa bir süre sonra içimde bir yabancılık hissi doğuyor. O sevdiğim dediğim kişiden sıkılıyorum ve kendimden uzaklaştırmaya çalışıyorum. Birde bu hisleri evli olunca yaşayacağımı düşününce evlilik fikrinden komple uzaklaşıyorum. Evlenip durduk yere karşımdaki insana ben senden sıkıldım desem olmaz, demesem gönül razı olmaz. Neticesinde evlilik bu, oyuncak değil ki canımız sıkılınca ayrılalım. Bu kötü huyumdan dolayı birinin hayatını karartmak istemem.

Sanırım bu 5 madde evlenmemek için güzel bir neden. Yoksa bende isterim sevinçlerimi, üzüntülerimi paylaşacağım; Ankara’nın soğuğunda beraber otobüs bekleyeceğim; Eymir Gölü’nde bisiklet süreceğim ve ellerimizde fotoğraf makinesiyle aylak aylak dolaşacağım birisini. Ama gördüğüm kadarıyla böyle bir insan yok.

Bu kadar laf ettim etmesine de, ben bu kadar şey isterken karşımda ki kişi neler istiyor olacak ve  ben ne kadarına cevap verebileceğim. Bu da büyük bir soru işareti. Bu koşullar altında evlilikten uzak kalmak en iyisi görünüyor.

Yorum Yap

Yorum Yap