En Sosyal Blog

Mar Adentro (2004) – Film Analizi

Mar Adentro (2004) – Film Analizi

Bir zamanlar İspanya’da yaşamış  Ramon Sampedro bey amcanın alışık olmadığımız tarafta ölüm kalım mücadelesini anlatan film, tabii ki de gerçek hayattan esinlenmiştir. Ama durun bu adam kimmiş diye araştırmadan önce , eğer ilginizi çekerse 2004 yapımı 2 saat süren filmi izlemekte fayda var.

Detay

  • Javier Bardem’ in “Los lunes al sol” filmindeki performansı size dudak uçuklattıysa bu oyunculukta da benzer bir tadı bulacaksınız.
  • İnsan neden ölmek, neden yaşamak ister sorusuna cevabınız var ise ya da yok ise cevaplarınızı veya yeni cevapları bu iki saatte bulmanız çok olası.
  • “Aşk için her şeyi yaparım” diyorsanız önce biraz durun, nefes alın, soluklanın. Hala aynı şekilde düşünüyorsanız bu filmi izleyin.
  • Sürrealizmin kelime anlamını merak ediyorsanız bir sahnede buna değinmişler.
  • İspanyolca sizin en sevdiğiniz dil ise “müzik gibi, anlamını bilmesem de olur” diyorsanız tercihinizi bu filmden yana yapın. Ama altyazıyı da ihmal etmeyin , okumak istemiyorsanız da gözünüzü kapatır dinlersiniz.
  • Jose Saramago’nun “ölüm bir varmış bir yokmuş” kitabını eğer okuduysanız ve sevdiyseniz izlerken aklınıza gelecek kitaplardan. Hangi bölüm olduğunu filmden bilgi vermemek adına söylemek istemiyorum.

Sık Sorulan Sorular
Burası filmle ilgili akla takılan “ya neden neden” diyip kafayı yiyebilmeye kadar götürecek sorulara adanmıştır.Filmi seyretmeyenlerin okuması bir faciaya yol açabilir.

  • Rosa  nasıl oluyor da Ramon’a aşık oluyor ?

Şundan olabilir diye düşünüyorum ama ne kadar sürer emin değilim. Kadınlar daha çok kelimelerle ilgilidir erkekler görsellikle. Ramon ‘ un ölmek istemesi de biraz bundan değil midir zaten. Görsele dokunmak ister insan. Dokunamadığın her saniye acı çekersin. Tüm bünyede tek hisseden şey beyin ise o bilinçaltında yaşamak mümkün olabilir mi? Üstelik kendi kendine az biraz olsun uzaklaşma imkanın yok.

  • Julia neden Ramon’u satıyor?

Çok basit, çünkü yaşamak istiyor. Elinde ilaç kutusu varken arkadan gülüşme seslerini duyduk mu yaşam belirtisi olanları hani? Yani Ramon’u düşündüğünden değil. Boşu boşuna Ramon’a malzeme verdi. Ölmek için bir sebep daha.

  • Sürrealizm sahnesi hangisiydi?

Pencereden uçarak deniz kenarında Julia’yla buluştuğu sahne. Aynısını siz de yapabildiyseniz sürrealizm deneyiminiz var demektir. Aklın engellerini kaldırıp amaca ulaşmak elimizde. Tatmin olmak yine elimizde. Ama 21.yy’da zor mu, zor.

  •  Çok şeker sahneler değil miydi şunlar?

Rosa’nın oğlunun Ramon’u cimcikleyerek denemesi, Ramon’un da canı yanmış gibi tepki vermesi ufaklığın yüzünün aldığı şekil sonrasında Ramon’un göz kırparak adeta “tamam aramızda” deyişi çok babacan değil mi?

Rosa’nın küçük oğlunun Ramon’un göğsünde uyuyup  Ramon’un da “uyur tabi kıpırdamıyorum ki” deyişi, keretanın da uyuyuş şekli insanı tatlı tatlı gülümsetiyor.

Ramon’un Rosa’nın küçük oğluna “Samiii,Samiii” diye seslenmesi aksandan mıdır nedir hoşa gider insanın. Tuhaf.

Ve tabii ki de Ramon’un vedası. Bir ergenin ergenlikten kurtulup hayatı anladığı zaman. Yıllardır ona çocuğu gibi bakmış teyze. Veda etmek istemeyip vedayı izlemeden geri duramayan kardeş. Ve bu sahneyi kaldıramayacak baba. En çok baba ağlatır. “Bir evladın ölümünden daha kötü tek bir şey olabilir. O da onun ölmek istemesi. ”

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.