<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><!-- generator="wordpress/2.3.3" -->
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	>
<channel>
	<title>koza yazısına yapılan yorumlar</title>
	<link>http://www.sosyoblog.com/koza.html</link>
	<description>Yalnızlığınızı Alır...</description>
	<pubDate>Wed, 07 Jan 2009 05:24:06 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.3.3</generator>
		<item>
		<title>By: gadamer</title>
		<link>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-1049</link>
		<dc:creator>gadamer</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Aug 2007 13:58:56 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-1049</guid>
		<description>"her yol gestalt'a gider" veya "yalvarırım tanımlayın beni; acele simgesel ölmem lazım" yazılı, ama süslü, renkli hatta -söylemesi ayıptır- sevgi dolu notlarla dolu bir buzdolabı kapağı. hemen neyin yanında; mesela çok sürprizli mutluluklar. mesela "beş dakika içinde kendimi aldatmazsam polisi arayın" endişesi. ayrıca ve -hiç kızmayın- özellikle
"bir adam tanırdım" diye başlayıp "aslında o adam benim" diye biten acıklı bir hikayeye dönüşmüşse, ne? bilmem, bir şeyler mutlaka dönüşmüştür.
ay ay. biliyorum hiç yeri değil ama bir adam tanırdım, her akşam farklı yoldan giderdi evine. hmm, ama bu çok paranoyakça; öteki diye bir şeyi kabul etmek. a ha, işte budur; yine gestalt!
o halde bir sloganla şu yorumu sonlandırmak en doğrusu olur mu? olur olur
gestaltsızsanız, gestalt sizsiniz.
ama bir de şarkı olsa; yaklaşık olarak şöyle bir şey; ağrı dağın eteğinde annesel süperego olsam. dırırdıt dırıdıt. 
hani nerdeyse 150 karakterle sınırlı değilim diye yazmaya devam etcem. 
tüm hepsi "evet katılıyorum saten" demek içindi.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>&#8220;her yol gestalt&#8217;a gider&#8221; veya &#8220;yalvarırım tanımlayın beni; acele simgesel ölmem lazım&#8221; yazılı, ama süslü, renkli hatta -söylemesi ayıptır- sevgi dolu notlarla dolu bir buzdolabı kapağı. hemen neyin yanında; mesela çok sürprizli mutluluklar. mesela &#8220;beş dakika içinde kendimi aldatmazsam polisi arayın&#8221; endişesi. ayrıca ve -hiç kızmayın- özellikle<br />
&#8220;bir adam tanırdım&#8221; diye başlayıp &#8220;aslında o adam benim&#8221; diye biten acıklı bir hikayeye dönüşmüşse, ne? bilmem, bir şeyler mutlaka dönüşmüştür.<br />
ay ay. biliyorum hiç yeri değil ama bir adam tanırdım, her akşam farklı yoldan giderdi evine. hmm, ama bu çok paranoyakça; öteki diye bir şeyi kabul etmek. a ha, işte budur; yine gestalt!<br />
o halde bir sloganla şu yorumu sonlandırmak en doğrusu olur mu? olur olur<br />
gestaltsızsanız, gestalt sizsiniz.<br />
ama bir de şarkı olsa; yaklaşık olarak şöyle bir şey; ağrı dağın eteğinde annesel süperego olsam. dırırdıt dırıdıt.<br />
hani nerdeyse 150 karakterle sınırlı değilim diye yazmaya devam etcem.<br />
tüm hepsi &#8220;evet katılıyorum saten&#8221; demek içindi.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: zibidy</title>
		<link>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-610</link>
		<dc:creator>zibidy</dc:creator>
		<pubDate>Sat, 24 Feb 2007 07:20:59 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-610</guid>
		<description>Satenin herkesin kozası kendineyi okuduk sonra elimde ne varsa sağa sola bıraktım çocukluk esprileri geldi aklıma</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Satenin herkesin kozası kendineyi okuduk sonra elimde ne varsa sağa sola bıraktım çocukluk esprileri geldi aklıma</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: ismini cismini vermek istemeyen blog yazarı</title>
		<link>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-604</link>
		<dc:creator>ismini cismini vermek istemeyen blog yazarı</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2007 18:36:10 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-604</guid>
		<description>aslında şimdi bu yazıya dair bir çok şey yazabilirim ama bu yazının içtenliğine ve yaşanmışlığına diyebilecek hiçbir şey yok. dediğin gibi canımcım herkesin kozası kendine. o yüzden ancak şunu diyebilirim;

çok güzel yazmışsın. çok keyif aldım okurken. keyif derken kahkahalarla gülmek değil elbette. sıkılmadan okudum.  (:</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>aslında şimdi bu yazıya dair bir çok şey yazabilirim ama bu yazının içtenliğine ve yaşanmışlığına diyebilecek hiçbir şey yok. dediğin gibi canımcım herkesin kozası kendine. o yüzden ancak şunu diyebilirim;</p>
<p>çok güzel yazmışsın. çok keyif aldım okurken. keyif derken kahkahalarla gülmek değil elbette. sıkılmadan okudum.  (:</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: Saten</title>
		<link>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-601</link>
		<dc:creator>Saten</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2007 13:41:53 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-601</guid>
		<description>25 yıla 3 farklı hayat sığdırmak, isteyerek ya da zorla farketmez, ağır geliyor genç bedene. içimizdeki devrim göreceli, herkesin kozası kendine.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>25 yıla 3 farklı hayat sığdırmak, isteyerek ya da zorla farketmez, ağır geliyor genç bedene. içimizdeki devrim göreceli, herkesin kozası kendine.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: melike dara</title>
		<link>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-599</link>
		<dc:creator>melike dara</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2007 13:17:27 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-599</guid>
		<description>alışkanlıklarımız, mutluluklarımız ve elbette benzer hayatlarımız...

vazgeçmek ya da değişiklik yapmak bazen risktir bazen de devrim!</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>alışkanlıklarımız, mutluluklarımız ve elbette benzer hayatlarımız&#8230;</p>
<p>vazgeçmek ya da değişiklik yapmak bazen risktir bazen de devrim!</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: zibidy</title>
		<link>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-597</link>
		<dc:creator>zibidy</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2007 13:04:25 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-597</guid>
		<description>Bu şekilde yaşıyan tek kişi değilsin aslında herkes yapıyor. Örneğin; her sabah aynı yerde kahvaltı yaparım, taksiye aynı yerden binerim, aynı yerde inerim, aynı yerden içki alırım, aynı adamlarla rakı içerim...Daha çok şeyler var sende olduğu gibi. Fakat ben hiç küçük şehirlerde yaşamadım. İstanbul'da büyüdüm hem de en kalabalık yerlerinde ama gene de kendi şehrimi kurdum ve sıkılınca şehri değiştirdim. Galiba bu kişiye değil istanbul'a özel, herkese ayrı şehir veriyor.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>Bu şekilde yaşıyan tek kişi değilsin aslında herkes yapıyor. Örneğin; her sabah aynı yerde kahvaltı yaparım, taksiye aynı yerden binerim, aynı yerde inerim, aynı yerden içki alırım, aynı adamlarla rakı içerim&#8230;Daha çok şeyler var sende olduğu gibi. Fakat ben hiç küçük şehirlerde yaşamadım. İstanbul&#8217;da büyüdüm hem de en kalabalık yerlerinde ama gene de kendi şehrimi kurdum ve sıkılınca şehri değiştirdim. Galiba bu kişiye değil istanbul&#8217;a özel, herkese ayrı şehir veriyor.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: mukallit</title>
		<link>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-596</link>
		<dc:creator>mukallit</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2007 12:49:35 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-596</guid>
		<description>bi gün o pastahanenin önünden geçerken, bi kafanı çeviriyorsun, yeller esiyor pastahanenin yerinde. yeller estirenin “yeli kırılsın” inşallah. oysa biz ne mutluyduk küçük dünyalarımızda. hadi yine oraya gidelim. tut elimden götür beni oralara…

tavşan ölür, hicran düşer dağlara…

kendi halimdeyim</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bi gün o pastahanenin önünden geçerken, bi kafanı çeviriyorsun, yeller esiyor pastahanenin yerinde. yeller estirenin “yeli kırılsın” inşallah. oysa biz ne mutluyduk küçük dünyalarımızda. hadi yine oraya gidelim. tut elimden götür beni oralara…</p>
<p>tavşan ölür, hicran düşer dağlara…</p>
<p>kendi halimdeyim</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>By: impossible</title>
		<link>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-591</link>
		<dc:creator>impossible</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 23 Feb 2007 11:40:44 +0000</pubDate>
		<guid>http://www.sosyoblog.com/koza.html#comment-591</guid>
		<description>sanki biraz gereklilik kipi yormuş sizi ve ne güzel anlatmış şair;

ASMİN

Kimdi cesaretimi kıran,üstelik
Yeni serüvenlere hazırlarken kendimi
Sesimi cılız,rüzgarımı yelkensiz
Bulan kimdi, ki şimdi geniş zaman
Kipiyle düşürüyor gölgesini anılarıma
Ama kimdi adını bir kadına ödünç verip
Doruklara çekilen büyülü doruklara
Biz Asmin dedik ona,sevgilim,kadınım,
Anamdı belki, ama o çoktandır
Üç bin metrenin altına inmiyor artık

İçimde bir fil sezgisi,kopup gitmeliyim
Dağlara yazmalıyım aşkı ve ayrılıkları
Asminli düşler kurmalıyım ya da birisi
Karşılık bulmalı canımı yakan sorulara
Kim demiyorum kim olursa olsun

Boynu kırılan bir oyuncaksam hırçın
Bir çocuğun elinde, ki celladım
Gözlerimi de oymuştu fırlatıp atarken
Yine de özlüyorum onu, niyetçi
Tavşanlara dönerken beklediklerim

Aynı soruyu sormaktan, minör
Ağrılardan yoruldum,gitmeliyim buralardan
İçimde buharlaşan cıvayı soluyorum artık
Yoruldum yoruldum yoruldum
Gereklilik kipinde yaşamaktan.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>sanki biraz gereklilik kipi yormuş sizi ve ne güzel anlatmış şair;</p>
<p>ASMİN</p>
<p>Kimdi cesaretimi kıran,üstelik<br />
Yeni serüvenlere hazırlarken kendimi<br />
Sesimi cılız,rüzgarımı yelkensiz<br />
Bulan kimdi, ki şimdi geniş zaman<br />
Kipiyle düşürüyor gölgesini anılarıma<br />
Ama kimdi adını bir kadına ödünç verip<br />
Doruklara çekilen büyülü doruklara<br />
Biz Asmin dedik ona,sevgilim,kadınım,<br />
Anamdı belki, ama o çoktandır<br />
Üç bin metrenin altına inmiyor artık</p>
<p>İçimde bir fil sezgisi,kopup gitmeliyim<br />
Dağlara yazmalıyım aşkı ve ayrılıkları<br />
Asminli düşler kurmalıyım ya da birisi<br />
Karşılık bulmalı canımı yakan sorulara<br />
Kim demiyorum kim olursa olsun</p>
<p>Boynu kırılan bir oyuncaksam hırçın<br />
Bir çocuğun elinde, ki celladım<br />
Gözlerimi de oymuştu fırlatıp atarken<br />
Yine de özlüyorum onu, niyetçi<br />
Tavşanlara dönerken beklediklerim</p>
<p>Aynı soruyu sormaktan, minör<br />
Ağrılardan yoruldum,gitmeliyim buralardan<br />
İçimde buharlaşan cıvayı soluyorum artık<br />
Yoruldum yoruldum yoruldum<br />
Gereklilik kipinde yaşamaktan.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
