Kişisel Seçimler (Sen Ve Ben - Biz Olarak Seçebilme)
23 Jun 2007
Gece olunca biter renklerin egemenliği, aynı yaz ayları bitince güneş’in yenildiği, tahtını devrettiği gibi. Karanlık hakim olur dünya’ya ve sen hep orada olacaksın, benimle birlikte.
Açık konuşmak gerekirse, senin kim olduğunu da bilmiyorum. Umurumda mı? Bunu zaman gösterecek… Her şey ne şekilde geldiğine göre değişecek, hangi rol ve hangi repliklerle… Arkadaş, dost, kardeş, sevgili, düşman… Hepsi de bir diğeri kadar önemli ve birbirinden ayrılamaz roller bunlar ama seyirci için öyle değildir. Seyirci dostu, sevgiliyi alkışlar, düşmanı ise yuhalar ve küfreder… Senin seyirci kalamaman gerek bunlara, senin için dost da bir, sevgili de bir, düşman da bir olmalı çünkü hepsi seni bir adım daha yükseğe çıkaran merdivenin basamakları. Amaç, merdivenin en tepesindeki mermer olabilmek… Bu bazen bir sevgi, bazen iş başarısı, bazen açlık, bazen tokluk, bazen toplumsal duyarlılık ya da bunun gibi şeylerin bütünü… Bunu da sen seçeceksin.
Bu raddeden sonra her şey bir başka boyut kazanıyor yine seçimlerin sponsorluğunda. Kapının ardından ne çıkacak öyle mi? N’olur yardım edin Mehmet Ali Bey psikolojisi öyle mi? Öyle… Ama ne Mehmet Ali Bey olacak karşında ne de bir başkası, herkes kendi kıçının derdine düşmüş durumda olacağından tek başına kalacaksın. Ha, istersen kendini bir yarışma programındaymışsın gibi hayal edip şizofrene bağlayabilirsin. Türlü yalanlarla kendine acımanı sağlayıp, buna inanıp kendine yardım etmek için tetiklenme şansın da var ama elbette ki amacın o kapıların ardından arzuladığını bulmak olacak, bunu sen de ben de gayet iyi biliyoruz. Benim amacım ise o kapının ardındaki olmak. Her ne kadar daha tam tanımıyor olsan da, bu da işin cabası, süpriz kısmı işte. “Aaaaaa çok güzel, inanmıyoraaaaaaaaaaaaaam” diyerek kendini kandırabilirsin. Tabi benim de kapıların ardına geçmem gerek… O zaman eğer sana da uygunsa bir kapı bulup, sen bir ucunda ben bir ucunda… Uygun bir zamanda…

Yorum yapın