İnsan
10 Jun 2008
İnsanın içini acıtan şeyler vardır, hiç olmadık yerden vuran.
İnsanın içini acıtmayan şeyler de vardır.
İnsanın içini acıtan şeyler daha çoktur ama…
Çünkü insan acı çekmeye bayılan bir göt oğlanıdır.
Yine de içini acıtanlarla acıtmayanları dövüştürsen
Acıtmayanlar döver onları
Kafasını gözünü patlatır
İnsanın aklını karıştıran şeyler vardır
Karıştırmayan şeyler diye bir şey yoktur
İnsanın aklını her şey karıştırır
İnsan her an kararsız duruma düşebilecek bir lavuktur
İşine geldiği an işine geldiği şekilde kafası karışabilir
İnsanın kafası sütün içine dökülebilecek niteliktedir
İnsanı rahatlatan şeyler vardır
Rahatlatmayan şeyler de vardır
Nerede rahatlık varsa oradadır insan
Rahat olmayanı istemez hiçbiri
Çünkü piçbiridir onlar
İnsan her an rahatlayabilecek bir sefa pezevengidir
İstediği an her şeyi bırakıp rahatlamak ister
Platonun ideası bir yapı taşıdır
İnsanın ideası çüke sürülebileybıl bir nutelladır
İnsan insanı sever
Sevmeyebilir de
Ama sever
Neden sevdin diyemeyiz
İnsan ota da konar boka da
Ama boka daha çok konar
Bu yüzden bokum kokmaz benim der
İnsan insanı sever
Yüzüne methiyeler düzer
Gitti mi arkasından anasını düzer
Sorsan tanımaz
Tek gecelikti der
Yalan söyler
İnsan insanı sever
Sevmelidir de zaten
Ama sevmeyebilenleri de yok değildir
Kötü insanlardır onlar
Kaale almaya gelmez

5 yorum yapılmış, “İnsan”
01
kapıp koyveren, olduğu gibi akan, kokmayan, bulaşmayan insan mı evet bu da insan
çaba sarfeden pişman olan sorumluluk alan mı insan
acı, evet hep var ve olacak
hatalarıyla sevaplarıyla insan ne hepten iyi ne de hepten kötü
çaba sarfedeni var pişman olabilleni, koyverip gideni
hep hata arayanı var, hatayı kendide de arayanı var
02
neler var azizim neler var.
03
İnsanın yeteneklerini bulması gerekir,
İnsanı ençok annesi,babası ve akrabaları sınırlar,
En büyük düşman insanın kendisidir.
Derler…
04
Eğitim şart diye bir kilişe var, son zamananlarda sık kullanılan. Eğitimle, terbiye (kültür) farklı şeyler kanatimizce. İnsan olmak ise terbiye ister. (en terbiye edici ise aşktır derler konu uzun, meraklısına - http://minelask.blogspot.com/ ) Eğitimin belli bir lisanı milliyeti yok. İki kere iki dünyanın her yerinde aynı, suyun kaldırma kuvveti, betonun dayanıklığı keza. Kültürün/terbiyenini ise bir duruşu, aidiyeti var, tarihselliği var. Yaşanmışlık ister.
Geçen cuma 5n 1k da Rusyada ki Hermitaj (Duyduğum gibi yazıyorum) müzesini gösterdi. Hakikaten muazzamdı. Bir devlet/halk için geçmişin nasıl onur olabileceğini müze müdürünün yüzündeki gururdan görebilirdiniz.
Konuyla ilgili bir alıntıyla ara verelim - Rahmetli Aliya İzzetbegoviç ten :
—
Uygarlık eğitir, kültür aydınlatır. Biri öğrenmeyi, diğeri meditasyonu, düşünmeyi ister.
Tefekkür, meditasyon, insanın kendi kendini ve dünyadaki yerini tanımak üzere sarfettiği iç çaba ; öğrenmek, tahsil etmek ise, gerçekler ve gerçekler arasındaki münasebetler hakkında bilgi toplamaktan ibaret apayrı bir faliyettir. Meditasyon hikmete,uysallığa, huzura, bir nevi Yunani “katharsis” e götürür. Sırlara dönüklük, hehangi bir dini, ahkaki veya sanatla ilgili gerçeği idrak etmek maksadıyla kendi içine dalmak demektir bu… Buna karşı öğrenme, tabiata dönüklük demektir. Gayesi varoluşun şartlarını öğrenmek ve değiştirmektir. İlim; müşahade, tahlil, teşrih, tecrübe, tetkik, tatbik eder; tefekkürün manası ise sırf marifettir. Fikren müşahede “istek ve arzudan arınmıştır” (Schopenhauer), yani fonksiyonsuz ve menfaatsizdir. İlim ise, hiçbir zaman böyle değildir. Tefekkür düşünürlerin, şairlerin, sanatkarların, ermişlerin tutumudur, ilim adamlarının değil… İlim adamı da tefekkür anlarını tanır, ancak ilim
adamı sıfatıyla değil, insan olarak, sanatkar olarak (çünkü her insan bir dereceye kadar sanatakardır). Tefekkür kişiye kendi üzerinde hakimiyet imkanı verir; ilim tabiat üzerinde. Eğitimimiz sadece uygarlığımızı inkişaf ettirir ve tek başına kültürümüze hiç bir katkısı yoktur.
05
sandığımdan da puştmuş insan. sandığımı daha puşt bilirdim. leş gibi kokar, kilidi takılır zor açılır, gacır gucur sesler falan tam bir puştluktu ama yazılanlara bakınca dedim ki insan da leş gibi kokar, takıldı mı zor açılır, acayip sesler onda da bol ve daha niceleri… en oronspu çocukluğubilitesi olan insanmış meğer. buna rağmen en iyibilitesi olan da insan. kısacası seçimler bizi bu hâle getiriyor. hale lale jale bütün insanları kudurtan isim olarak arşivlerimizde yer alıyor.
Yorum yapın