İkişiklik

28 Jun 2007

face of aman nalan 

Kişisel derinliklerim pek sığ bu aralar. Böyle ruhlar aleminin kapısını aralayacak, ölümsüzleri uykusundan uyandıracak kadar şiirsel şeyler yazmak isterim aslında. Mesela şuna yakın bir paragrafla başlamak için canımı bile verirdim… 
 

“ O soğuk gece de, cehennem kuyularında sevişerek yorgun düşmüş bedenim, toprağa duyduğu geri dönüş heyecanı içinde kavrulurken, zırhını kuşanmış bir şövalyenin mağrur yürüyüşü ile geçtim ateşin ardından, lanet okudum seni benden çalan tüm o çelimsiz sevdalara oh evet gülüm sevdim seni bir çırpıda, aktım geceleri, okyanus gibi kokan boynundan, aklanıp gittim beni taşıyan namussuz dalgalarla koynundan. ”
 

blehh… Fena olmadı… Altına da şöyle iki İngilizce şarkı çakıp da Radiohead falan bunalımına soktum muydu olmuştur bu iş.
Ama sana karşı dürüst olmalıyım. Hayatım böyle değil. Evde bu kadar karizmatik yaşayamıyorum. Mesela daha önceki yazımda da söylediğim gibi götümden ter falan akıyor. Yani ne kadar kutsanmış ayağına yatsam da ben de pişik falan olabiliyorum. Hiç öyle “I’am Kanstıntiiiyn” diye inlemiyorum buz kırıp vişne suyunun içine atarken. Yani anlayacağın dostum, pekte havalı sayılmam bu aralar. Hea bi de dikkati pek o yöne çekmezler ama bende diğer süper kahramanlar gibi maddi bunalımlardan geçiyorum. Şimdi buraya yazsam  “and nothing else matters” diye ayağıma gidip iki bez converse alacak param olmamasını da önemsemiyor olmam gerekir ki hiç inanmazsın. Son zamanlarda sırf bu yüzden çok sevdiğim şirin rokçu Avril Lavanta’yı dinleyemez oldum. Bi de cesaretim mi kırıldı ne bu aralar.. 3 gündür içip içip aynı mesajı bekletiyorum bir türlü gönderemedim. Kim bilir belki gizem katmak istiyorum yazıya aşık olduğum kadın var edasıyla ve kadınım olmadığı gibi kontörüm  de yoktur.
Neresinden bakarsan bak, dürüst davrandığım sürece mutluluk veren bir yanı yok yaşadıklarımın. Şöyle birkaç sene sonrasını düşünüyorum da, dostum hiç havalı görünmüyor. İt gibi çalışmak zorunda olacağım gerçeğini hiçbir şey değiştirmiyor. Cehennemi ve yoksulluğu kendine yakıştıran pek az manyak vardır herhalde. Kedi sevicileri ve cebinde 2 milyonla başkasına parazit yaşayan böcekleri bir kenara bırakırsak, sen sevgili dostum, zengin bir yaşamdan sonra cennete gitmek dışında ne hayal ettin ki ? Oysa garip değil mi, hem zengin olup, hem cennete gitmek. Garip olmalı herhalde ne bilim. Biz Yeşilçam’dan öyle gördük. Zenginlerin hepsi adi pislik yaratıklardı. Adamın birini ezerler ama baba parasıyla sonsuza kadar eğlenirler. Ve bir gün iğrenç bir şekilde ölürler.
Neyse ki zengin olamayacağım. Burada lanet amerikan esprilerinden birini yaptığını duyar gibiyim.
“Dostum bir gün öyle fakir olacaksın ki, Titanikte seyahat edecek olsan, İrlandalılar bölmesinde bile yer bulamazdın.”
 

Neyse nerede kaldım.. Parayla bu kadar içli dışlı olduğumu düşünmeni istemem. Marx’tan bahsedip havalı görünmek isterdim ama Mars çikolatasının fiyatını söyleyecek kadar ekonomi biliyorum üzgünüm. Hem böyle bir durumda paranın psikolojisine girip Freud’dan bahsetmeyi yeğlerim. Ölü Kurt Cobain’in bile bir psikolojisi olmalı. Yani ne bileyim adam çok kool. Yaşamak ve bu sıcağa mesela göğüs gerebiliyo olmak ne ki… Üstelik o cehennem alevlerini karşısına alabilecek kadar cesaretliyken. Wow…
Neyse yine saptım. Ne diyordum gördüğün gibi dürüstlük kimseye fayda getirmiyor. Kendimizi bir matrisin içinde yaşadığımıza inandırıp anahtar sayı olmaya yönlendirdiğimiz taktirde satır ve sütünlara hükmedeceğimiz yönünde telkin etmekten başka kaçış yolu göremiyorum. Yani aslında beş para etmeyen şeylerin havalı, gerçekten havalı şeylerin ise beş para etmediğini iddia etmemiz durumunda takdir katsayımızın 6 ile katlanacak olması ve aslında kadınların bir numaralı öküz sever olması (bunu neden araya sokma ihtiyacı duyduğumu bilmiyorum) gibi koşulları göz önünde bulundurursak bölesi daha iyi değil mi.
 

İnanılmaz bir şekilde yine bir sonuca ve bir anathemaya ulaşmış bulunuyorum. Kendimi kutlayacak olsam bunun mükemmel bir yazı olduğunu iddia eder ve bir daha uğramamak üzere bu sayfayı kapatırdım. Belki de yazıyı yollar ve reaksiyon alacağı ana kadar sayfayı refresh ederek mal gibi beklerdim. Süreyhanın üstüne gitmesi gerekirken, koşar adım kaçtığı madalyonun bile iki yüzü var. Son dakikada yerleştirdiğim bu yorumla aslında tamamen kendine müslüm biri olmayıp olaylara da tercüman olduğumu göstererek cool dolu bir günde buluşmak dileğiyle diyorum.

constantine şahsının son yazıları

Kişisel Derinlik | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git
Toplam Okunma: 1424 | Bugunku Okunma: 2 | En Son Okunma: 05.09.2010 - 18:09

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

yakarak öğrenirim; siyah ama sıcak öğrenirim...

melike dara

Bu Aya Dair

Eylül 2010
M T W T F S S
« Jun    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Meta

 

who's online

canlitv tv izle

Yukari