1. Ana Sayfa
  2. #Yaşanmışlık
  3. Hayran Günlükleri 4. Bölüm: Anksiyete

Hayran Günlükleri 4. Bölüm: Anksiyete

1425995440444

Hayır, sana bakmıyorlar, hayır, hayıır! Ya bakıyorlarsa? Keşke siyah tişörtümü giyseydim. Çok kötü görünüyorum. Bana baktıklarına göre muhtemelen karşıdan gelenler de böyle düşünüyorlar. Allah’ım! Bugün böyle bitmez. Bir an önce eve gitmeliyim. Acaba nasıl yürüyorum? İnşallah eve de yetişirim. Bugün teyzem gelecek. Ben evde yokken gelirse yanlış anlar belki. Onu önemsememiş ve dışarı çıkmış olduğumu düşünmesini istemem. En iyisi biraz hızlı yürüyeyim.


Hava da çok güzel. Gökyüzü pırıl pırıl ama nedense içimde bir sıkıntı var. Al işte! İçimdeki sıkıntının sebebi belli oldu. Karşıdan komşumuz Fatma teyze geliyor. Beni her gördüğünde ya sorguya çeken bakışlarıyla selam veriyor ya da alay edercesine, ‘Çok güzel olmuşsun bugün.’ diyor. İnşallah görünmeden giderim diye düşündüm ama tam o anda bir tanıdığı geldi ve kaldırımın ortasında sohbete başladılar. İmkanı yoktu en az yarım saat konuşurlardı. Başka yoldan gideyim dedim ama eve de geç kalmak istemiyordum. Beklesem de çok geç kalırdım. En iyisi ‘Yürü Sema!’ dedim. Aksi gibi o sokağın bir başındaydı ben öteki başında.
Derin bir nefes alıp yürümeye başladım. Nasıl olduysa ayağım takıldı ve düştüm. Harika! Şimdi de pantolonum kirlenmişti ve bu halde sokağa çıktığımı düşünebilirdi insanlar. Allah’ım çok utanç verici. Yüzüm kıpkırmızı olmuştu eminim. Kalkıp yürümeye devam ettim. Biraz yaklaşınca gördü beni. ‘Sema nasılsın kızım? (gülümsüyordu) , Bu halin ne, düştün mü?’ dedi.‘Ee.. ev.. evet az önce.’ ‘Aa, ne zaman görmedim hiç!’ Nasıl yani bu beni çok şaşırtmıştı. Çünkü herkes bana baktı ve rezil oldum sanmıştım. Evet dedim. ‘Nasıl anladın peki düştüğümü Fatma teyze?’. ‘Pantolonun kirlenmiş ya kızım oradan.’ Demek ki bu halde dışarı çıkacak kadar özensiz olduğunu düşünmemiş. ‘Çikolata mı o?’ (güldü). Cebimden yarısı çıkmış boş çikolata ambalajına bakıyordu. Şişman muamelesi geliyor diye beklerken ‘Ben de çok seviyorum bunu. Ali amcan hiç sevmiyor. Bana da nesini seviyorsun diye söyleniyor ama ben çok seviyorum. Hatta bazen günde 2 kere yediğim bile oluyor.’ Bir nebze donakalmıştım. Haksız çıkmıştım kendime.

Yanındaki kadın bizi dinliyor bir yandan da gülümsüyordu. ‘Ne güzel bir kızmış. Maşallah.’ dedi. Fatma teyze de, ‘Ya öyledir tabi. Saçları ipek gibi kızımın maşallah bakıp bakıp imreniyorum.’ dedi. Bunları söylerken yüzüne çok dikkatli baktım. Her zamanki yüz ifadesindeydi ama bu sefer bana hissettirdikleri bambaşkaydı. Sözleri beni çok mutlu etti. İyi günler dileyip evin yolunu tuttum.
Eve geldiğimde teyzem gelmişti. Eyvah ayıp oldu derken, mutfaktan bağırdı, ‘Benim canım yeni mi geldi. Çok özledim onu!’. Kızmıştır sanmıştım halbuki ama o gayet mutluydu. Çay içip sohbet ettikten sonra odama geçtim.
Bugün olanları düşünmem gerekiyordu. Bunca zamandır Fatma teyzenin bakışlarıyla benim hakkımda farklı şeyler düşündüğünü zannetmiştim. Oysaki onunla konuşunca durumun bambaşka olduğunu anladım. Her olay karşısında olması muhtemel iki şey var diye düşündüm: Biri olumlu, biri olumsuz. Bizler her ne kadar önceliği olumsuz olana versek de unuttuğumuz bir şey var; ihtimal yüzdeleri ikisi için de aynı. ‘Beni yanlış anlamış olabilir!’ Eee, olmayadabilir.
Sanırım zihnimiz Nasrettin Hoca’nın testileri gibi değil. Yani hoca mantığıyla testi kırılmadan dövelim çocuğu dercesine olumsuz sonuçlarla bulandırıyoruz kafamızı. Olur da, sonuç olumsuz olursa diye hazırlık. Halbuki bu iş ya kör olursam deyip gözler kapalı dolaşmak gibi. Zihnin, sen ve yaşadığın an çok kıymetli. Hiçbiri kötü sonuçlara alıştırmanı gerektirecek kadar değersiz değil.

Yanılınca nasıl telafi edeceksin? Saatlerce kafa yorup üzülüyorsun. Sonra bir bakıyorsun hiç de öyle değilmiş. Üzüldüğün saatleri nasıl telafi edeceksin Sema? Bu yüzden insanları değil kendini dinlemelisin. Kendini sevmeli ve saygı duymalısın. Bir robotmuşsun gibi kusursuzca yaşamaya çalışma!

Sanırım anksiyete, psikolojik hastalıklar arasında insanın kendi kendine müdahalede bulunabileceği nadir hastalıklardan.
Pes etme ve her koşulda yine de aynanın karşısına geçip kendine gülümseyebilecek bir hayran ol kendine…

Yorum Yap

Yorum Yap