Ekşisözlük Kemik İlişkisi
27 Nov 2006

ekşisözlük kemik ilişkisi veya kemik köpek ilişkisi.ikisi de olur aslında…
bilindiği üzere türkiye’de bir sözlük kültürü var ve bu kültür günden güne kendinden bahsettirmektedir.bu kültürün de mimarı malum sözlüktür fakat bazı şeylerin mimarı olmak bazı şeylerin tamamen doğru gittiğinin bir göstergesi olmuyor.bina dışardan güzel hoş gözükmektedir fakat bir de içine girmek lazım,temelini yoklamak lazım.ekşisözlük ilk başlarda bilgi vermek bilgiyi farklı bir şekilde yorumlayan oluşum olarak dikkati çekti.daha doğrusu ekşisözlük ilk başlarda(daha ilk günlerinde) bu kadar dikkat çeken bir oluşum da değildi. velhasıl zamanla yazılanlarla ve olaylara getirdiği yorumlarla ilgiyi çekmeye başardı.gel zaman git zaman meşhur oldukça oldu bu icad fakat o büyükdükçe sistemde de aksaklıklar çıkmaya başladı.sanki biraz imaj değiştiriyor gibiydi. bilgi vermek değil de başka bir amaç güdüyormuş gibi oldu.bazı yazarlar dogmaya başladı:ben herşeyi bilirim tarzında yazarlar ve bunların prim yaptıgını gören yazarlar da onlardan etkilenerek onların yolundan gittiler ve okuyuculara bir şey kazandırmak yerine başka amaçlar güden bir site görünümünde kaldı.sürekli bir eleştirme,bir memnuniyetsizlik bir şikayetçilik hakimdi.belki de haklıydılar.her şeyin en güzelini onlar biliyordu.her şeyin en yaratıcısını onlar düşünüyordu.(tabi yaratıcılık ölçütlerini kendiler belirliyordu) belki de dünyada tek dogru düşünebilen varlıklar kendileriydi.iş çığrından çıkmış gibiydi.bir şeyler meydana gelse de eleştirsek raddine varmıştı olay ve başlıkta da belirttiğim üzere “bi kemik olsa da atlasak” olayına döndü hadise.
geçenlerde bi tv programında bir şahıs(ismini zikretmek istemiyorum çikita … gibi bir unutulmaz parçanın sahibi) ve diğer bir şahıs(malum sözlüğün malum yazarı) programda sanki bir düelloya girmişti.düellonun adı kim kime laf sokacak düellosuna dönmüştü adeta. fakat ismini zikretmek istemediğim çikita … şarkısı sahibi kimse her ne kadar boş bir insan olsa da bazen dogru şeyler de söylüyebliyormuş dedirtti bana.şöyle bir soru yönellti “siz kim oluyorsunuz da her şeyi istediğiniz gibi yazma yorumlama hakkına sahibisiniz?” bu gerçekten güzel bir soruydu.malum sözlüğün malum yazarı da biraz afalladı bu sorunun ardından.kem küm etmeye başladı.çünkü aynı şeyi televizyona çıkıp söyleyebilmek belli ki bilgisayar başından yazmak kadar kolay degildi.
ortada bir şeyler olsa da eleştirsek,bir şeyler olsa da kötülesek tarzı yazarlar mevcut bu sözlükte ve hal böyleyken de kemikleri saklamak gerek.allah muhafaza üstünüze atlanmasını istemezsiniz…
sen kendine bak

5 yorum yapılmış, “Ekşisözlük Kemik İlişkisi”
01
ekşi sözlük ilk açıldığında hızlı bir yükseliş yakalamış ama bir yerden sonra yani yazında da yazdığın bu ” ben herşeyi bilirim ” yazarlarından sonra da hızlı bir düşüşe başlamıştır. İlk açıldığı günleri hatırlıyorum da , o zaman lise 1 ya da 2′de okuyordum sanırım , dönem ödevim için yardımcı bilgiler almak için giriyordum ekşi sözlüğe ama gel gör ki bir sene bile sürmeden bir de baktım tamamen geyik yazıları okumak için ya da kafadan sallama hikayeleri görmek , insanların kendini tanrı sanmalarını izlemek için girmeye başlamışım. o gün bıraktım sözlük okumayı bu seneye kadar.
taşlar tam yerine oturmuş olmasa da kolpa sözlükten memnunum. daha iyi yerlere geleceğine de inanıyorum.
ajdar ve otis abi olayına da gelirsek ;
mühendis olan bir adamdan , en azından böyle bir mühendisten , arada sırada da olsa böyle şeyler duymak şaşırtıcı olmamalı. Evet ne yazık ki haklı olduğu yerler de vardı o programda.
otis abi ise ne kadar bilgili ve kendini iyi eğitmiş olduğunu gösterse de , ajdar’a sürekli laf sokma çabaları , dik kafalılığı , insanları küçük görmesi ile ekşi sözlüğün geldiği durumun canlı örneği oldu orada benim gibi eski okurları için.
topluluklar içerisinde birini översen en fazla o övülen kişi alkış alır ve konu kapatılır gider ama topluluklar içinde birisine söversen , dalga geçersen , sataşırsan ilgi gören , sempati duyulan hep sen olursun ve kazanmış sayılırsın. otis abi de bunun gayet güzel farkındaydı.
iyi taktik bravo ama ben sempati duymam. iyi laflar soktu orası ayrı.
02
yok canım bliss sen de, ekşi ilk açıldığında (1999) yükseliş falan yakalamadı, 2-3 sene onlar da farklı değildiler. ve onların böyle olmalarının sebebi de bizlerizdir ve ordaki yazarlar. ne prim yapıyorsa o olmaya başladılar. ayrıca ben hala oraya bilgi için giriyorum, birey yorumları okumaya giriyorum. orayı ne olarak kullandığın da önemli. sadece eleştirel yanlarıyla da ön planda değiller ayrıca, 2-3 ay önce 80′lerde çocuk olmak başlığıyla zaga’ya katıldılar mesela. birşeylerin farkında olan ve bir yerlere gelmiş insanlarla beraber sözlükleri de bir yerlere geldi düşüncesindeyim ben.
03
bilemem. o zaman benim çevremde böyle bir yükseliş olayı vardı çünkü bir arkadaşım vasıtasıyla öğrendim ekşi sözlüğü ve bunu birilerine anlatayım dediğimde şu cevapları alıyordum ” ahahahah yeni mi öğrendin lan ibibik… ”
zagada daha önce de çıktılar sorun ya da amaç bu değil. ben inanmıyorum ekşi sözlük ve ekşi sözlüğün yapmaya çalıştıklarına.
çok iyi yazarları vardır , geyiği dozajında yapan yazarları da vardır ama şebekliği ön plana çıkarmış yazar adedi ben okumayı bıraktığımda tavana vurmuştu.
neyse. beni ırgalıyor mu ? hayır… banane.
04
Başta güzel olan şeyler, hep güzel olacak diye birşey yok, sonradan kalitesizliği ortaya çıkabiliyor. ekşisözlükte bunun kötü bir örneği.
05
baştan güzel olan şieyler sonradan kalitesizleşiyorsa bunun nedeni kendini bilmeyen insanların da bu güzel şeye akın etmesidir BENCE.
Yorum yapın