DÜNDEN BUGÜNE TOPLUM GÖNÜLLÜSÜ

08 Jan 2010

Kız kardeşimin Sakarya Üniversitesi Toplum Gönüllüleri (TOG) Konseyi’ne seçilmesini sağlayan yazısıdır:“Toplum gönüllüsü olmak basta sıkılarak cekinerek baslar. Gönüllü olmak istersin fakat neye gönüllüsün bunu bilmek de istersin. Daha sonra insanalarin bir takım örgütlenmeden bahsettiklerini duyarsin grup icerisinde. Ben neredeyim neyin icindeyim diye düsünmeden alamassin kendini. ilerleyen günlerde etrafindakileri süzersin, hepsi mutludur, hürdür. Nasil diye sorarsin kendine ve irdelemeye baslarsin nedir gönüllülük diye. Anahtarlardan söz edilir her dönem ve oyun oldugu kanisina varirsin. Egitim mi alacagiz? o da ne? diye yorarsin kendine. Sabah kalkilir erkenden egitime gidilir ve sabah sabah iki üc kisiyizdir dersin yolda. Kahvalti verilcek mi, nasil bir sey, Egitimci mi geliyormus ! takim elbise giymek zorunda miyim dersin icinden ve toplanti salonunu girdiginde en az bir 30 kisi bulursun orada. Demek ki ciddi bir is bu dersin ve hepsi senin gibi siradan insandir, sanki tanidik arkadasinmis gibi iclerine alirlar seni. Egitimci ise abi, abla gibidir. Düsünürsün hakikat bu mu… Daha sonra belirli gruplar olusur ve katilmak istersin. bir topluluk duyarsın “nesilden nesile”. Atatürk`ün sözü gibi gelir sana, ne oldugunu pek iyi anlayamassin ama cocuklarla ilgili oldugunu kestirirsin.Kimlik numaralarinizi filan alirlar. Aman tanrim neye karistim dersiniz. Otobüslere binersiniz ve köy okulunda durursunuz derslere girer ders anlatirsiniz ve bu hosunuza gider. Gönüllüyüm ben gönüllüyüm dersiniz herkese ve ailenize anlatirsiniz. Tog tisörtünüzü memlekette gerile gerle giyersiniz. Okula döndügünüzde daha neler var acaba bu insanlar cok yakinlar birbirine demek ki bir sürü proje var ve hep beraberler diye düsünmeden edemessiniz. ve Engelsiz Sakarya diye bir proje ile ilgili eloktronik posta alirsiniz. Engellilerle ilgilidir bu dersiniz. denemeye karar verirsiniz. Okuldaki engelli arkadaslarinizla ilgilenmeye baslarsiniz. Ne kadar da cok basarililar, hic yilmiyorlar bravo dediginiz olur.Hic engelli arkadasim olmamisti. Onlara bir seyler anlatirken kendimi engelli hissediyorum cünkü aslinda onlara göre engelli olan ben miyim onlarin dünyasinda diye ikileme düsersiniz ve bu size cevrenizle ilgili düsünme olanagi verir. Peki diger insanlar icin ne yapiyorlar, en önemlisi onlara bir seyler katmaliyiz derken benim kütüphanem projesi yetisiyor imdadimiza. Orada genclerin yaninda ne olursan gel edasiyla herkesi kitap okumaya cagiriyoruz. iste bu insanin hosuna gidiyor. Kendinden büyük insanlara bir sey göstermek onlari bir yerde egitmek gibi oluyor bu ve caddelere oturup kitap okuyorsunuz. televizyonlarda görürdük önceden eylem yapan insanlari ve hep kötü bir seymis gibi gelirdi bu. Fakat burada insanlari egitime cagiriyorduk. ilerleyen dakikalarda yanimiza oturan insanlar kitaplarini acip bize destek olanlar beliriyordu.Iyiyi, dogruyu ögretmek , kendinden büyügüne de bir seyler katmak gibisi yoktur. Ses getiriyorduk basin da bizi destekliyordu ve kitaplarin çağı kapanmadi internetten cok sey bekleyemessiniz diyebiliyorduk. Cumartesi günlerimiz bostu bizim. Yapacak bir seyler ariyorduk. Bir gün yurt arkadaslarimin pesine takildim ve rehabilitasyon merkezine gittik. megersem yine Tog projesiymis ZEP. EngelSiZsiniz…Hayatimin en Garip anlarindandi. Ağlamadan duramadigim an. Onlarla ilgilenirken yaslari ne olursa olsun , amca baba diyebileceginiz beyler size abla diyordu. ve biz onlarla saatlerce top oynadik. Orada sükretmeyi ögrendim…Hayata bakisim degismisti ben gelisiyordum.ben gelistikce de Tog yeni projeler yaratiyordu… Bir defasinda yine yurttaki kizlara takildim.2008 e girecegimiz gündü. cocuk esirgeme kurumuna gittik. Hic gitmemistim. Bir sürü cocukla beraber eglenicek onlari mutlu edicek biz de mutlu olacaktik. ilk basta neden yeniyila orda girmek istedigimi bilmiyordum ama beni oraya iten bir sey olmustu ve gittik.O kadar coklar ki. Aslinda kimsesiz de degiller. Cok eglenmistik. Iste sevgi patlamalarimdan biri daha orada gerceklesmisti. onlar da bizim gibiydi. Iki kol , iki bacak. Ama suclari neydi. bunu düsünerek bir ara ortadan kaybolup kösede bir yerde agladim. Proje sorumlusu gelip ilk defa mi geliyorsun dedi. Ama onlarin sucu ne diye sarilmistim arkadasima. Bir proje daha patlattilar ve yine oradaydik. Yine cocuk esirgemedeydik. bu sefer derslerine yardimci olduk. gecen yil oyun oynayip eglendigim kiz artik büyümüstü. 1. sinifa baslamis. sapsari saclari var yesil cam gibi gözleri. Onlara pek sarilip öpmememiz söylendi. kendimi zor tuttum. Ders yaptik yazi yazdik iki saat boyunca. gitme zamani gelmisti. bizimle beraber disari ciktilar. Gizliden sarilip öptüm onu . kapidan cikarken bana Yine gel tamam mi dedi. ben de tamam dedim. Ama herkes öyle diyor birdaha gelmiyor dedi bana. ben kafami sevirdim. gözlerimden yaslar geldi…Otobüse bindik ve merkeze döndük. Icimde hep bir ukte kaldi ve keske sarilmasaydim öpmeseydim dedim. Artik tam bir toplum gönüllüsü hissediyorum kendimi , ama hicbir sey yetmiyor ve keske daha cok ise yarasam diyorum. Kendimle gurur duyuyorum ve toplum gönüllüleriyle tipki o cocuklarin büyüdügü gibi ben de büyüyorum.”

Parfe şahsının son yazıları

Kategorilenmemiş | Yorumlar | Geri izleme Sayfanın en üst kısmına git
Toplam Okunma: 414 | Bugunku Okunma: 2 | En Son Okunma: 03.09.2010 - 01:37

Yorum yapın

  •  
  •  
  •  

Yeni yorumlardan RSS ile haberdar olmak isteyenler için yorum beslemesi.

konvers giyen insanlar toplanıp parti kursa,üstüne bir de seçime girse barajı aşar,meclise girer,iktidar olmasa da muhalefet olur.

hunikafa

Bu Aya Dair

Eylül 2010
M T W T F S S
« Jun    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930  

Meta

 

who's online

canlitv tv izle

Yukari