1. Ana Sayfa
  2. Yemek Tarifleri
  3. Diş Buğdaylı Risotto Tarifi ( Türk Usulü )

Diş Buğdaylı Risotto Tarifi ( Türk Usulü )

dis-bugdat-risotto

Risottoyla ilk İtalya’da tanışmamıştım. Tam tersi, Türkiye’de kendi evimin mutfağında bizzat kendim sayesinde tanıştım. Bendeniz Gülay, o aralar da risottoya takmıştım. Bir sürü yazı okudum. İçlerinden kulağıma hoş gelenleri, birleştirdim, zaten o güne kadar birçok tarifi çeşitli yemek programlarında da izlemiştim. Velhasılıkelam artık hazırdım…

Bir sürü arkadaşımı davet ettim akşam yemeğine, içlerinde birkaç Amerikalı arkadaşım da vardı. Onlara bu akşam ilk kez bir yemek deneyeceğimi söyledim, ve bir sürü şey hazırladım. Onlar ilk kez denediğim yemeğin risotto olduğunu bilmiyorlardı. Sonradan söylediğimde inanmadılar. O kadar beğendiler ki, bunu ilk kez yapmış olmama inanamadılar.

Aslında risotto bir çeşit pilav. Özel bir pirinci var, nişasta oranı yüksek bir pirinç. Bu da risottonun yapışkan kıvamlı bir pilav olmasını sağlıyor. Önce bol soğan kavuruluyor, sonra mantar eklenecekse ekleniyor, biraz daha kavuruluyor, ardından pirinç eklenip iyice pirinçler ısınana kadar kavruluyor.

Bu arada önceden pilavın suyunu hazırlamamız gerekiyor. Bu eğer sebzeli bir risotto olacaksa sebze suyu, deniz mahsullü bir risotto olacaksa balık suyu veya etli tavuklu olacaksa et ya da tavuk suyu kaynar vaziyette hazır bekletiliyor.

İyice kavurduğumuz risottomuza artık suyumuzu eklemeye başlayabiliriz. Şimdi burada ilk bardak beyaz ya da kırmızı şarap olursa daha iyi olur. Şarapla birlikte, tavanın dibine yapışan lezzetleri de eğlenceye katıyoruz. Bundan sonrası ise çok basit. Azar azar suyumuzu ilave edip karıştırarak suyunu çektiriyoruz. Pişene kadar bu işlemi tekrar tekrar yapıyoruz. En son yapacağımız işlem ise risottomuzu tereyağı ve parmesan peyniri ile bağlamak. Bu aşamaları bildikten sonra her türlü risottoyu yapabilirsiniz. Özellikle şarapla çok yakışır.

Şimdi gelelim bizim tarife. Risottoyu çok severim ama içinde bulunan yüksek nişastalı pirinç hep kafama takılır. Biliyorsunuz glisemik indeksi çok yüksek. Ha şeker ha pirinç, aynı. Üstelik nişasta oranı yükseldikçe durum vahimleşiyor. Bu yüzden bir keresinde aşurelik buğdayla denedim, sonuç başarısızdı, beğenmedim. Sonra geçenlerde Malatya Pazarından aldığım diş buğdayı ile denemeye karar verdim. En sevdiğim şeylerden biridir diş buğdayı. Küçükken yaz tatillerinde köyümüzde geçirdiğim zamanlardan aklımda kalan en güzel lezzetlerden biridir. Bütün evlerin önünde büyük kazanlarda buğday haşlanırdı. Ve biz elimizde küçük kaselerle onları tuzlayıp tuzlayıp yerdik.

Yani lafın özü bu risottonun başrolünde diş buğdayı oynuyor. Sonra baktım evde parmesan bitmiş ama İzmir’den gelen mis gibi İzmir tulumu var. Hoop parmesanın yerini de İzmir tulumu aldı. Protein olarak da mis gibi, halis muhlis kuzu gerdan.Yani anlayacağınız bu risotto tam Türk usulü oldu.

Şimdi gelelim tarife…

Malzemeler :

  • 2 bardak diş buğdayı
  • 500 gr mantar
  • 2 orta boy kuru soğan
  • 3 adet kuzu gerdan
  • 2 tepeleme çorba kaşığı tereyağı
  • 5 tepeleme çorba kaşığı İzmir tulumu rendesi
  • 1 bardak kırmızı şarap
  • Et suyu için kemik

Yapılışı :

  1. Önce et suyunu hazırlıyoruz. Eğer kemik bulabildiyseniz kemikle birlikte kuzu gerdanları düdüklü tencerede haşlayın. Kuzu gerdanlar çabuk pişecektir, o yüzden kuzu gerdanları çıkarıp, kemiği haşlamaya devam edin. Toplamda yaklaşık bir saat kadar haşlansın.
  2. Ayırdığınız kuzu gerdanların etlerini ayıklayın, bir kenara koyun.
  3. Diş buğdaylarını bu et suyuyla aynı şekilde düdüklü tencerede tuzunu da ekleyerek haşlayın. Nerdeyse pişmeye yakın olmalı. 
  4. Bir kenarda mantarları temizleyin. Mantarları yıkamayın, sünger gibi su çekerler. Onun yerine temiz bir bezle üzerinden geçin, topraklarını temizleyin. Daha sonra mantarları sotelik olarak doğrayın.
  5. Genişçe ve derince bir tavada küp küp doğradığınız soğanları zeytinyağında kavurmaya başlayın, soğanlar hafifçe renk değiştirdiğinde mantarları ekleyin ve aynı şekilde kavurun. En son buğdayları ekleyin. Ve iyice ısınana kadar kavurun.
  6. Bu aşamada bir miktar et suyunu yandaki ocakta kaynar vaziyette tutun. Normalde pirinçle yapıyor olsaydık çok fazla et suyuna ihtiyacımız olacaktı. Ama buğdaylar çok sert olduğu için önceden zaten et suyuyla pişirdik. O yüzden çok suya ihtiyacımız olmayacak. Belki 1-2 kepçe.
  7. Şimdi buğdaylarımız iyice kavruldu. Üzerine bir bardak kırmızı şarabı ekliyoruz. Eğer tavuklu ya da deniz mahsullü yapıyor olsaydık beyaz şarap daha uygun olurdu. Pilav şarabı iyice çekene kadar karıştırın. Daha sonra et suyunu ve biraz daha tuz da ekleyin, yine çekene kadar karıştırın. Muhtemelen bu aşamada pilav pişmiş olacaktır. Buğdayların tadına bakın. Eğer pişmemişse et suyu işlemini tekrar yapın.
  8. Ayıklanmış kuzu gerdanları bu aşamada pilava ekleyin ve güzelce karıştırın.
  9. Pilav piştikten sonra iki kaşık tereyağını pilava ekleyin ve hızlıca karıştırarak her tarafa yayılmasını sağlayın. 
  10. Son olarak ise tulum peynirini bolca pilava ekleyerek pilavı bağlayın. Bekletmeden, soğutmadan servis yapın.

Afiyet olsun…

Yorum Yap

Yorum Yap