Çükük Hikayeler Serisi 5: Anlamayana Sivrisinek Bass
03 Jun 2008
Bir bataklıkta dünya’ya geldi
Bokun içinden çıkmak ne demek bilirdi
Ama azmetti
Genetik yapısından, atalarından gelen o susuzluk
Sprite’ın bile dindiremediği o susuzluk
Canına tak ediyordu
Uçmayı öğrendi
İnce ve kemiksiz yapısı da atalarından gelmekteydi
Ve Caner ile Tülin’in evlenmesini isteyen
Aydın’ın teyzeleri gibiydi sesi
Cızıl cızıl
Altıgen görmeliydi hep dünyayı
Tek görmek çok matahmış gibi…
Bir gün bir pencereden girdi içeriye
Çocuğun biri terli
Ve kan kokuyor
Çocuk acıyla irkildi
İğne batması gibiydi
Ve o iğrenç ses
Uykusunun içine s.çan bunlardı işte
Sabah finale girecekti
“Anuna koyacam senin” dedi
Sinek olduğunu anlamıştı
Sinek tersti, sivriydi
Zeytinburnu bataklıklarında büyümüştü
Yeni yetme ergene papuç bırakmazdı ya!
O çocuğun üstüne gitti
Çocuk ona doğru geldi
Tam birbirlerine gireceklerken durdular
Büyük bir saygı çemberi oluştu
İkisi de pes etmemişti
Cevallerdi
Bu hoşlarına gitmişti
“Emeceğini em ama çeneni kapalı tut” dedi çocuk
“Tamam lan” dedi sinek
Günlerce devam etti bu birliktelik
Bir kerim tekin şarkısı gibiydi sineğin hisleri
“Pencereni aç perdeyi arala, gireceğim damarlarına”
Bir Ortaçgil gibi ürkek ama sevgi doluydu çocuk
“Pencere önü sineği, ne ansızın ısırık, ne akan kan, ne dipdiri damar”
Kan çekiyordu onları birbirlerine
Ama her güzel şeyin bir sonu vardı
Doymuştu sinek
Duvarda uyuyordu
Ve deli yatıyordu çocuk
Deli yatıyordu
Deli çocuk
Ah çocuk ah…

Yorum yapın