Çükük Hikayeler Serisi 4: Münferit
02 Jun 2008
Babası en çok abisini sevmişti hep
Ona ise sanki bir zorunluluk, bir yük gibi bakmıştı hep
Atsan atılmaz, satsan satılmaz
Babasının bir günlük kaçamağından peydahlanmıştı
Bunu olgunlukla karşılayabilmişti hep
Ama babasının o tavırları onu hayata karşı hep saldırgan yapmıştı
Üvey bir anne ve zoraki bir babanın yanında uşak gibi büyüdü
O zamanların Harry Potter’ı olduğunu düşündü
Üvey abisi ona hep acır ve ilgilenirdi
Bundan kimi zaman memnun olsa da
Bir yandan da aslında kendisine acındığı için içten içe kin doluyordu
Babaları öldüğünde kendisi 32 abisi 37 yaşındaydı
Miras çok büyüktü
Tahmin ettiği gibi kendisine sadece götü boklu bir ev kalmıştı
Geride kalan bütün arsalar, apartmanlar, pasajlar abisine ve annesine…
Gözü dönmüştü
Bunu hak etmediğini düşündü
Abisi onun neler hissettiğini anlamıştı
İçinden geldi
“Bana kalan mirası seninle paylaşabilirim” dedi
Olanlar da ondan sonra oldu
Abisinden aldığı yetki imzası ile belgede tüm mirasa kondu
“Banker Bilo gibiyim şerefsizim hehehehe”
Annesini evden attı ve abisine sadece bir daire bıraktı
O da iyiliklerinin hatırına…
Abisi kızgınlık ve pişmanlığı bir arada yaşıyordu
“Böyle olmasını istemezdim” dedi
“Peki, ama neden?” dedi üvey abisi
“Emanettim sizin yanınızda, fazlalıktım. Öyle baktınız bana hep. Harry Potter gibiydim lan! Tek farkım vardı o da büyücü olmayışımdı. Kaldı ki İstanbul’da Hogwarts vardı da biz mi okumadık anasını satayım?” diyerek karşılık verdi ve sırtını döndü.
“Hogwarts ne lan?”
“Nevırmaynd”
Babası bir fahişeden onu peydahladığında
Kendisini eşine affettirebilmek için
“Kazaydı hanım, inan çok sarhoştum. Unutalım bunu, bak ülke iyiye gidiyor. Münferit olaylar için birbirimizi kırmayalım”
Demiş, ardından adını Münferit koymuşlardı.
Bir de kimsenin göremeyip sadece onun gördüğü
Babasının bile haberdar olmadığı
Ona hep iyi davranan
Beraber üzülüp
Beraber sevinen
Beraber büyüdüğü kardeşi Vahim vardı.
Artık tüm servet onlarındı
Kalan hayatlarının tadını çıkarabilirlerdi doya doya
Elini Vahim’in omzuna attı Münferit
“Biz gidiyoruz!” dedi üvey abisine
“Siz?” dedi abisi,
Üvey kardeşi sanki birinin omzuna elini atmış gibi yürüyordu
“Evet, biz…”

Yorum yapın