BOŞLUĞA ODAKLANIP DÜŞÜNMEK
12 Feb 2007

sınıftayım ve çok sıkılıyorum. herkesin elinde okuma parçaları var ve herkes onunla ilgileniyor. bense gözlerimi boşluğa dikmiş, düşünüyorum. dışarıdan belki başka alemlere dalmış gibi gözüküyorum ama evet bir anlamda o görünen alemin dışında bir yerlerde; belki dışında olmasa bile kıyısında, sınırlarında bir yerlerdeyim bu da benim kendimi uçsuz bucaksız bir boşluğun ortasında hissetmeme neden oluyor.
gözlerimi noktaya odaklayıp düşünmem aslında beni düşünsel süreçlere itiyor. bir anlamda hayatı sorgulayıp, yapacaklarımı düşünüyorum. geçmişte yaptıklarımı düşünmekten hoşlanmıyorum. bunun nedeni ise yaptıklarımın bana sonradan çok aptalca gelmesi; ama keşke onları yapmasaydım demiyorum. ben şuna inanıyorum ki eğer hatalar yapmasaydım, ben pek fazla şey öğrenemezdim, bugün bulunduğum konum ve statüde bulunmaz, farklı karakteristik özelliklere sahip olabilirdim demiyorum kesinlikle olurdum. inancıma göre; yaşamsal süreçler, duygusal karmaşalar, yaşanılan olayların kişiye etkisi ve kişinin bu olaylara tepkisi kişinin bulunduğu konuma gelmesini sağlıyor. düşünüyorum da, eğer başka bir yerde olsaydım, arkadaşlarım farklı olsaydı, hani bunları bir kenara bırakalım bugün bir saat daha erken kalksaydım yaşamım çok daha farklı olurdu. o bir saat içerisinde beni etkileyecek ya da etkilemese bile bilinçaltıma bir şekilde yerleşecek ve beni ilerdeki yaşamımda gerçekleşmeye itecek bir dürtüye kapılabilirdim. şunu söylemek istiyorum: hayatın her anı saniyesi saniyesine etki-tepki ve neden-sonuç ilişkisi halinde kurgulanmış.
geleceği düşünmeyi seviyorum; çünkü geleceği düşünürken aklıma bembeyaz, lekesiz bir sayfa geliyor. bu yüzden gelecek bana geçmişten daha çekici geliyor. şöyle bir şey var ki insan geleceğini planlarken bir sorunla karşılaşacağını, beklenmedik birşeyler olacağını hesap etmiyor bu insanı geleceğin güzel bir akış halinde olacağını düşünmeye itiyor. geleceğe yönelik planlar yapmak, kaç yıl sonra nerede olacağını hayal etmek insanda güzel hisler uyandırıyor. aslında ajanda tutup ne yapacağını planlayan bir insan değilim, hiçbir zaman da olmadım. okuldayken hiçbir zaman kendime ders programı uygulayamadım; ama bugün ne yapsam diye düşünüp eksi ve artıları hesaplayıp ona göre hareket ettim. geleceğe de böyle genelde artı yanlarımı tabi eksi yanlarımı da göz önünde bulundurarak yön vermeyi seviyorum; çünkü gelecek benim için bir bebek, o bebeği ben büyüteceğim ve ben ona ne verirsem o onu alacak.
az önce de bahsettiğim gibi boşluğa gözünü odaklayıp düşünmek insana bir anlamda hayatı sorgulama fırsatı veriyor, ben de bu fırsatı değerlendirmekten kendimi alamıyorum.

Yorum yapın