1. Ana Sayfa
  2. Felsefe
  3. Ben Kimim? – Ölümden Sonra Hayat Var Mı?

Ben Kimim? – Ölümden Sonra Hayat Var Mı?

ben-kimim

Ölümden sonra hayat olabilir mi?


Ölümden sonra hayatın olabileceğini düşünüyorum. Doğmadan önce yoktum ve varoldum. En azından doğmadan önce potansiyel olarak evrende varolabilme ihtimalim vardı, bu yüzden varolmuşum. Öldükten sonra tekrar varolma ihtimalinin olduğunu düşünüyorum. Yani ”Bir kere varolduysam neden bu tekrar olmasın?”
0-1-0-?
Sizce soru işareti olan yere hangi sayı gelir?
Doğum öncesi-yaşam-ölüm-ölüm sonrası.

Ben Kimim?

Öldükten sonra ne olacağımız sorusunun cevabını bulmak için öncelikle kim olduğumuzu bulmamız gerekiyor. Bunun içinde öncelikle ben kavramının tanımını yapmamız gerekiyor. Dünyanın farklı yerlerinde doğsak değişebilecek olan özelliklerimizi ilk aşamada eleyelim. Adımız, mesleğimiz, hobilerimiz, karakterimiz…Tekrar varolduğumuz zaman bu özellikleri tekrar taşımamız gerekmiyor.Dinlerin bu özellikler korunarak tekrar diriliş iddiası var. Yani bahsettiğim ölümden sonraki hayat dinlerdeki gibi birebir kopyamızın tekrar varolması gibi değil.
Öldükten sonra bir fare olarak tekrar dünyaya geldiğinizi düşünün. İnsan olarak yaşadığınız hayattaki tüm özelliklerinizi kaybetmişsiniz. Fakat ”fare olarak tekrar dünyaya gelme cümlesi” ile ”ben” dediğimiz şeyi hem insan hemde farede ortak olarak tanımlıyoruz. Yani bu cümleye göre ben denilen şey bu ikisindede ortak. O halde ”ben” nedir? Benim cevabım ben dediğimiz şey izleyicidir, izleyiciye kabaca bilinç diyebiliriz. Acı çeken zevk alan gerçek özne. Farede acı çekebilir zevk alabilir. bir karıncayı yaktığımız zaman karınca acıdan tepiniyor. o halde karıncanın içinde benim gibi acı çekebilen yada zevk alabilen bir kişi var. (canlıları biyokimyasal bir robot olarak görsek bile, bir şeyin acıyı deneyimlediği gerçeğini değiştirmez.) Kısaca içimdeki deneyimleyen-tanık olan- izleyen şey, ben dediğim şeydir. Bilimde buna tam olarak ne deniyor bilmiyorum, bilinç en yakın kavram gibi görünüyor. Bu şeyin nereye gittiği, nereden geldiği yada daha bilimsel bir soru olarak nasıl oluştuğunu/çalıştığını öğrenmem gerekiyor ki öldükten sonra ne olduğu hakkında akıl yürütebileyim.
Kısaca Sorularım:
1.)Bilinç(Yazıdaki izleyici kavramı) nedir, nasıl oluşur, nasıl çalışır? Ben neden benim başka bir kişi değilim? Benim bilincim kendime özel mi? O halde bu öznelliğin kaynağı nedir? Beni ben yapan, diğer insanlardan ayıran şey nedir?
2.) Ben kavramına uygun olarak öldükten sonra, tekrar bir şeyleri izleyebilme-deneyimleme şansına sahipmiyim?

Şimdi bazı ihtimalleri yazarak aradığımız cevabı bulmak için cemberi daraltacağım.
a).Ben dediğim şey ruh gibi madde dışı bir varlıktır.
b.)Ben dediğim şey bana ait olan maddenin bana özel bir parçasıdır.
c.)Ben diye bir şey yoktur.

Bu üç olasılık haricinde ekleyebileceğim bir olasılık bulamadım. Bu şıklardan bir tanesini seçerek %33 ihtimalle doğru bilgiye ulaşabilirim. 🙂
Şimdi bu şıklar üzerine tek tek mantık yürütelim.
a.)Ben madde dışı varlıktır.
Eğer birinci seçenekteki ruhu kabul edersek, buradan sonra daha fazla akıl yürütemem. Eğer doğru cevap bu ise bile bunu ispat etmek imkansız görünüyor. O halde bu olasılığın üzerine şimdilik daha fazla düşünmeye gerek yok. En fazla diğer iki şıkkı yanlışlayarak bu olasılığın yüksek olduğu ispat edilmeye çalışılabilir.
b.)Maddenin özel bir parçası olmak.
Beynimi bir kavonuzun içinde görsem, aha işte bu benim diyebilirim. Bu şıkkın çemberini dahada daraltıp,bilincin elektrik sinyalleri olduğunu vs kabul edersek. beynin büyük bir çoğunluğuda ben dediğim kavramdan ayırabilirim. Yani et beyin sadece benim ortaya çıkmam için gerekli fakat asıl ben bu etin çalışması sonucunda açığa çıkıyor. Taşı vurduğumuzda çıkan ateş parçası gibi. Ateşi ateş yapan taş yada vurulduğu zemin değildir.
Ben neden başka bir kişi değilim diye düşünürken aklıma saçma sorularda geliyor. Örneğin iki aynı model bardağa bakıp bu bardak niye diğer bardak değil gibisinden… Çünkü bu bardağı oluşturan atomlar diğer bardağı oluşturan atomlarla aynı değil. Bardakların her birinin özel olmasının sebebi sahip oldukları kendilerine ait özel atomlara sahip olmaları. Eğer bardaklarda et beyin gibi bir fonksyona sahip olsalardı ortaya kendilerine ait gözlemciler çıkarabilirlerdi.
Doğduğumuzdan beri vücudumuzdaki atomlar sürekli değişiyor. Bildiğim kadarı ile 5 yılda bir oluşturan tüm atomlar değişmiş oluyor. Buna rağmen hala gözlemci değişmiyor. Belkide değişiyor olabilir mi? Aslında gözlemci değişiyor olsa bile bunu bilemezdim. Yani sizin gözlemcizi benim beynime ekleseniz hiç bir şeyi fark edemezsiniz. Çünkü anılarını, kişiliğini, karakterini hiç bir şeyi yanında getiremez.
c.)Ben diye bir şeyin olmaması
Ben diye bir şey yok diyemeyiz, ancak beni ben yapan, diğer insanlardan ayıran özel bir şey yok diyebiliriz.
Buda ne demek biliyor musunuz?
A ve B kişisi kendisine ait özel bir gözlemci olmadığını söylüyorsa buradan şu sonuç çıkar. A=B.
Bu olasılık doğru ise tüm insanların içindeki gözlemciler aslında tek bir gözlemcidir. Hatta buna tüm canlıları dahil edebiliriz hatta geçmişte yaşamış ve gelecekte yaşayacak olan tüm gözlemciler dahil.
Buradan çıkan sonuç dünyadaki tüm gözlemciler sensin. Dünyadaki tüm insanlar sensin, denizlerdeki tüm balıklar, dünyadaki tüm karıncalar, sokaktaki tüm kedi ve köpekler sensin… Eğer varsa dünya dışında yaşayan diğer canlılarda.
Tabi bu olasılık doğru ise dünyadaki total acıda tek bir gözlemciye yani, sana=bana giriyor.
Ölümden sonra ne oluyor sorusunu bu şıkka uygun cevaplarsak; öldükten sonra diğer varolan gözlemcilerde sen olduğun için deneyimlemeye devam ediyorsun. Gelecekte doğan her bebek yine sen oluyorsun. Gerçekten ölebilmek için, evrendeki tüm bilinç sahibi canlı sayısının sıfır olması gerekir.
Gözlemci bir tane fakat onu açığa çıkaran zihinler sonsuz. Paralel evren gibi düşünün. Gördüğünüz her canlı sizin paralel bir hayatınız.
Bunu pek çok kişi anlamıyor, fakat reenkarnasyonu herkes anlıyor. Geçmiş hayatında viking savaşcısıydın dediğimde hiç bir kafa karışıklığı yaşamıyor, fakat şuan suriyede çatışan bir işid militanısın dediğimde olur mu öyle şey diyor. Buradaki anlaşılmazlığı doğuran şey zaman kavramı, zaman kavramına burada fazla takılmamak gerekir. Elektronların ayni anda iki yerde olabilmesi vs ayrı bir tartışma konusu olur bu. reenkarnasyonu burada konunun aslında reenkarnasyon kadar anlaşılabilir olduğunu göstermek için verdim. reenkarnasyona göre kişinin kendisine ait parçası var,yani a yada b şıkkını seçmek zorundalar.
Teorik olarak sonsuz sayıda canlı varolabilir. Eğer koşullar uygun olursa evrenin alabileceği hacim kadar canlıyı balık istifi içine doldurabiliriz. Yani aynı zaman dilimi içerisinde yaşayan sonsuz gözlemci teorik olarak mümkündür. Buda sonsuz özel parça ihtiyacını doğurur. Yani A şıkındaki olasılığı seçenler için sonsuz ruh gerekiyor, b şıkkı içinde sonsuz özel parçacık maddesi gerekiyor.Fakat C şıkkını seçenler için hiç bir şey gerekmiyor. C şıkkı sonsuza kadar 1 sayısını bölebilir.
Dünyanın varolduğu günden beri yaşamış, yaşayan vede yaşayacak olan tüm canlıların toplam sayısı çok fazla. Her bir canlı için özel parçacık yada ruh gerekiyor. A ve B şıkkını seçenler bu canlıların her birinin iç gözlemcisi için kaynak bulmak zorundalar.:) Fakat C şıkkı için yine böyle bir şart yok.

Yorum Yap

Yorum Yap