Avatar (the movie)
18 Dec 2009
![]()
bugün gösterime giren Avatar filmi, tüm çizgi film, fantastik, anime/manga, bilimkurgu severlerin mutlaka izlemesi gereken harika bir film.şayet bu film türlerini sevmiyorsanız bile sırf görsel bir şölen için zahmet edip lütfen bu filmi izleyin.
“imdb” linki.
dün akşam sinema ekolay‘ın davetlisi olarak istinye park’ın imax ekranlı sinema salonunda 3D olarak özel bir gösterimle, herkesten önce izledim filmi.hayran olduğum bu filmi özel davetli olarak izleme şansı bulduğum için sinema ekolay‘a teşekkürü bir borç bilirim.
bu film keyfi o kadar gerçekçiydi ki, inanın, patlama sahnelerinden birinde kafamı eğdim ister istemez. 3D gözlüklerle film izleme pratiğim pek bulunmadığından, bana doğru gelen bir parçadan sakınmak için kafamı eğdiğimi farkettiğimde gülümsedim.
devamında;
filmin başrol oyuncuları,
Jake Sully rolünde Sam Worthington
Neytiri rolünde Zoe Saldana
Dr. Grace Augustine rolünde de iyi bildiğimiz bir oyuncu Sigourney Weaver idi.
film neredeyse 2 buçuk saat süren görsel bir şölen.
filmde istila edilen gezegenin adı Pandora. mitolojik çağrışımı bazılarınız farketmişsinizdir; yunan mitolojisinde Pandora, insanoğluna gönderilen ilk kadındır ve dünyadaki barış ortamı onun merakı yüzünden bozulmuştur (araştırma konunuz: “Pandora’nın kutusu”).
yine filmde, Pandora gezegenine kurulan askeri üssün adı “HellGate” ki bunda çağrışım yapmaya dahi gerek duyulmamış, adamlar üssün adını direkt olarak “Cehennem Kapısı” koymuşlar ki gerçekten çarpıcı. yok oluşu simgeleyen cehennem, insanoğlunun aç gözlülüğü, para hırsı, saldırganlığı ve acımasızlığı ile kapılarına kadar dayandığı bir simge olmuş benim gördüğüm kadarıyla filmde.
yine eski toprak ana tapınmalarından bildiğimiz gibi bir “she” var ki bu filmde adı “Eywa”, işte belki de filmin şekle şemale büründürülmemiş kahramanlarından birisi de o. Eywa’nın imece usülü oluşturulmuş bir bilinci, bir nevi vicdanı var diye anlatılıyor filmde, Pandora gezegenindeki ekolojik dengeyi bu bilinç sağlıyor. filmde asıl mesele de bu, Eywa’nın korunup yok oluştan kurtarılması. bir nevi toplumsal barışınızı ve yaşadığınız yer olan dünyayı yok etmeyin diyor alttan alttan.filmi izleyen herkes eminim ki o gezegen Pandora ve o bilinç Eywa’nın içerisinde yaşamak istedi.
yine filmin içerisinde farkettiğim bir benzeyiş var ki gülümsememe yol açtı, “insan iki kere doğar” gibi bir söz geçiyor ve sonra Na’vi (mavi)’mizi bir nevi boyalarla vaftiz ediyorlar. vaftiz de yeni hayata doğuşun, geçişin ve insanın kendini tanrıya adayışının simgesidir dünyamızda.
filmde dikkatimi çeken diğer şey de bu filmin, şimdiye kadar izlediğim bir çok filmin bir karışımı gibi olması aslında.
benim farkettiğim kadarıyla,
-Jack’in yeni bir bedende doğması bir nevi Shrek,
-yerli kızımıza aşık olması bir nevi Pocahontas çağrışımı yaratıyordu.
-yine yüzüklerin efendisinden herkesin bildiği elf ırkı çağrışımı vardı ve
-bununla birlikte fantastik oyunlardan bilinen bir sürü klişeden söz edilebilir (ejderhalar, uçan adalar, saldıran kurtlar. vs.).
yine birlikte izlediğim arkadaşımla farkettiğimiz rastlantı, filmdeki kurtarıcı karakterin adının Jack olması. Jack (Yakup) karakteri biliyorsunuz ki hepimizin izlediği Lost dizisinde de bir nevi kilit rol taşıyan karakterin adıydı. yine James Cameron ait 1997 yapımı Titanic filmindeki başrol oyuncusunun adı Jack idi.
aklıma gelenler şimdilik bu kadar, bu yazı birkaç gün içerisinde uzayabilir de :)
filmin müziklerini dinlemek isterseniz şurdan önce tweetleyerek..
filmin Wiki’sine göz atmak isterseniz burdan göz atabilirsiniz.
iyi seyirler :)
![]()

Yorum yapın