mor
19 Dec 2008
yatağa göğsümün üstüne uzun süre yatıp kalktığımda kaburga kemiklerimin yerine oturması hayli zahmetli oluyor. canım yanıyor kısmen.
yatağa göğsümün üstüne uzun süre yatıp kalktığımda kaburga kemiklerimin yerine oturması hayli zahmetli oluyor. canım yanıyor kısmen.
Memleketimin semtlerinde hala pazarlar var, özellikle de bayramdan bir gün önce caddelerin üstünde bile. Zamanında her pazarda sürekli gittiğim bir pazarcı olurdu. Pek gitmiyorum artık. Gel ablaa gel mango malı bunlar, zara bunlar diye bağırıp dururlar. Gerçekten de onların ürünüdür. Şimdilerde yeniköy pazarına arada bir uğruyorum. Küçük sevimli birşey. Bugün bir cadde üstünde pazar tezgahlarını […]
Bir kağıt üstünde ebru çalışması. Desen, çimenlerin üstünde tepişen bir kız çocuğu, ayakları çıplak, bacakları güneşe aç bembeyaz.
Hafıza defteriyle yanına gitmişti. Elinde kalemi, hafıza defteri yanına oturdu kız, adamın. Görmedi adam kızın elindekileri, kızın beline sarılırken.
İki ucu boklu değnek gibi. Bir ucun boku sen bir boku bendim. Değneğin tutulur yanı yok. Ortasından tutunca arada (aramızda bile değil) kocaman bir el oluyordu. Denge tutmuyor. Sen de ben de boktuk.
Üstüne kahve dökülmüştür, kumaşı aşıp tenini yakmıştır kahvenin sıcaklığı. Suyla yıkadığında ancak teninin ısısını almışsındır, ama kızarmıştır tenin bir kere.
Limon suyu
zeytinyağı
sarımsak (kokması problem değil)
tuz
karabiber
soğan suyu
süt
Kuaföre gidersin, mükemmel saçlarla seni çıkarır salondan. Yıkarsın saçlarını, o harika saç artık karşında yoktur. Ne kadar onun gibi yapmaya çalışsan da. Bir türlü olmaz işte. Mutlu olmazsın. Lanet edersin kestirdiğine.
Kız duruyordu rüzgar eserken. Üzerinde beyaz elbisesi salınırken kumların uçuştuğu yönde, o öylece sabit dikiliyordu. Saçlarına kum taneleri yapışıyordu, kına rengi saçlarına. Elini uzatmıyordu, tutmak kurtarmak istemiyordu. Gittikçe buğulu görüyordu, karıncalı Trt kanalı gibi idi görüntü. Kumlar dolmuş gözlerine, kum örümcekleri sarmıştı gözlerini.
Gittikçe soğuyorum, buz kesiyor içim. Bu beni mutlu etmiyor. Bu tehlikeli, unuttuğum ben’i sanki baştan doğuracakmış gibi yeni bir ben’i çıkaracak buraya. Eski ben’i yakacak buzlarla, donduracak onu. Ateşten korkuyor çünkü. Yakacak ve yeni Ben yaratacak.
istanbul'da hogwarts var da biz mi okumadık?
bliss