1. Ana Sayfa
  2. #Liste
  3. En Ünlü 15 Anne Sözü

En Ünlü 15 Anne Sözü

daginik-oda

15. Babana sordun mu?
Bir konuda izin istiyorsunuz, anne izin vermek istemediği halde izin vermemiş olmak da istemiyor. Genelde izin konularında evde annenin borusu ötmesine rağmen, bu tip bir durumda hooop, top babaya atılır. Böylelikle, izin vermeyen baba olur, şikayetler babaya gider, anne iyi polis olur.

14. Kötü örnek – iyi örnek
Sınavdan 75 aldınız diyelim. Anneye bu ibraz edilir. Anne hemen sorar: “Ayşesu kaç aldı?” Siz hemen defansa geçersiniz tabii: “Ayşesu 89 aldı ama Mervegül 50 aldı, sınıfın çoğu 60′ın altında aldı hatta!” Veeee anneden atak: “Neden hep kötü örnekleri gösteriyosun, iyi örneklerle kıyaslasana.” Uff yaaaaaaaa.

13. Çeşitli öğütler
Terli terli su içmek… Nedeni, niçini pek bilinmese de amaç hastalanmamamız olduğundan edilmiş bir sözdür bu. Senelerdir kafamızda yankılanan bir mottodur. Bu nedenledir ki, spordan sonra su içemeyiz kendimizi bildik bileli. Halbuki koşturmak, hoplamak, zıplamak yani terlemek, su kaybına yol açtığından, susatır da. Bence anneler bu konuda yanlış yapıyor, bak söylüyorum. Bir de meşhur “taşa oturma” vardır ki bilimum beton, parke, fayans kast edilir. Yani amaç aslında, yere oturma demektir. Yine hastalanmamıza dair bir kaygı olduğunu sezinliyorum bu lafta ben. Son olarak, “tanımadığın adamların arabasına binme” var ki, gayetlen de mantıklı, sapık çok piyasada. Binmeyelim tabii garip garip adamların arabasına, ne bincez.

12. Arkandan ağlar
Ergenlikten ziyade çocukluk dönemine ait bir söz, bir ikna argümanı. Bezelye (nedense hep bezelyedir o) yemek istemeyen çocuğa, “arkandan ağlar” demek suretiyle, çocuğun bezelyeleri yemesi hedeflenir, öyle olacağı umulur ama olmaz. Zira zaten bezelyeyi sevmeyen çocuk onların ağlamasını da pek umursamaz. Ben şahsen umursamazdım ama ben her şeyi yerdim, o da ayrı.

11. Saat 12 olmadan evde ol
Neden? Çünkü balkabağına dönüşeceğizdir. Hayır tabii ki, ondan diil, taksi çift tarife yazar diye. Yok bi dakka o da diil. Sanırım, çok geç olmadan dönelim diye, 12′den sonrası artık “yuh” denilecek saatler kategorisine girer diye. Evet öyle olmalı, yine koruma içgüdüsüyle söylenmiş bir laf, ne de olsa hırlısı var hırsızı var. Her ne kadar ergenken, sabahlara kadar arkadaşlarla takılmak isterken sinir bozucu bir laf olsa da anlayışla karşılamakta fayda var. Daha küçük yaşlarda bu limit dahada düşük, ”ezan okunmadan evde ol” sözü de pek bir ünlüdür.

10. Ben senin arkandan toplamak zorunda mıyım?
Doğru, haklı kadın. Biz dağıtıyoruz, onlar topluyor. Anneler de bi nefes alsın bence. Toplamayı bıraksınlar artık! Bırak dağınık kalsın anne, toplamaaaa.

09. Benim için en güzel hediye …..’dır
Boşluk çeşitli şekillderde doldurulabilir. Mesela: “Benim için en güzel hediye senin mutlu olmandır.” ya da “benim için en güzel hediye karnenin iyi olmasıdır.” gibi. Genelde annemizin maddiyattan çok maneviyata düşkünlüğünü ifade eder ama siz kanmayın bence, arada bir hediye de alın. Mutlu olur.

08. Bana her şeyi anlatabilirsin
Bunu genelde “ben senin arkadaşın olmak istiyorum” takip eder… Dınınının…. Bir arkadaş edasıyla yaklaşan anne. Güvenmeli mi, güvenmemeli mi sorunsalı. Hakkaten her şeyi anlatabilir miyiz? Misal okulu kırıp, içmeye gittiğimi anlatsam, gerçekten arkadaşımmış gibi “oooh sefan olsun” mu der yoksa beni paralar mı? Buyrun, risk sizin, deneyiniz görünüz.

07. Ben seni her halinle severim
İşte annemizden biz kendimizi çirkin, şişko, sivilceli, aptal, salak hissettiğimizde bizi tekrar ayağa kaldırmak için edilmiş bir söz. Bir de tabii annemize karşı bir hata işleyip de kendimizi bombok hissettiğimizde bizi bu cümle ilen avutur bazen kendisi. Doğrudur da. Ne yaparsak yapalım, bizi koşulsuz sevecek tek insandır çünkü anneler.

06. Artık çocuk değilsin ve henüz yaşın erken kombosu
Şimdi bu annelerimizin en kafa karıştıran söylemlerinden biridir. Zira mesela bir şey istemişizdir ve alınmamıştır, biz de bozuk atmışızdır. Annemiz hemen “artık çocuk değilsin” diyerek, bizi bir kınar, biz de kendimizden utanır, köşemizde somurtmaya devam ederiz. Lakin bazen de bir yere gitmek isteriz, ona da yaşımız yetmez, erken der bu sefer de anne. İşte ergenliğin özeti de zaten budur. Bazı şeyler için çok yaşlı, bazıları için çok genç olmak. Tevekkeli insanlar ergenken bi buhranlara, bi kişilik bunalımlarına giriyor.

05. Kim bu arkadaşın, biz tanıyo muyuz?
Kötü arkadaşları hiç sevmez anneler. Bu yüzden de özellikle yatıya kalmaya gidilecek bütün arkadaşları tanımak isterler. O nedenle mevzubahis arkadaş genelde bir yemeğe getirilir, aile eşrafınca onay alınır, sonra kendisine kalmaya gidilebilir. Bir sebepten arkadaş kalite kontrolünden geçemezse, dürüstlük yoluyla kalmaya gitmek planı suya düşer. Tercihe bağlı olarak ya gidilmez, ya arkadaşın annesi arayıp izin alır sizin için, ya da yalan dolan yoluna gidilir. Ama anneler yalan dolanı, üstün radarlarıyla hep yakalar, benden söylemesi.

04. Bütün gün berabersiniz, telefonda ne konuşuyorsunuz?
Hakkaten haa. Hatırlıyorum, ben lisedeyken, en yakın arkadaşımla bütün gün beraber takıldıktan sonra, eve gelir, bi de telefonla 3 saat konuşurdum. Ne konuşuyoduk acaba? Şimdi iki günde bir konuşsam, 3 saat boyunca anlatacak şey bulamam yahu, o zamanlar hayatımız mı çok civcivliydi, biz mi gevezeydik bilemedim bak.

03. Bir gün çocuğun olduğunda anlarsın
Annemiz kızdı bize. O kadar ki artık muhatap bile olmak istemiyor. Hemen bu sözü sarfederek, bizi vicdanımızla başbaşa bırakmayı hedefler. Bazen de yine izin durumlarında, izin verilmediği için biz huysuzluk yaparken, kendini savunmak maksadıyla kullanılır. Yine vicdanımızla başbaşa kalırız ama ergen olduğumuzdan ve 10 sene sonrası sanki yüzyıl gibi geldiğinden, asla tahayyül edemeyiz, hatta “ben çocuğum olunca böle yapmıcam!” argümanı ile karşılık veririz. Bok yapmıcaz aslında ama işte o zaman öyle gelir.

02. Nereye koyduysan, oradadır
Ergeniz biz, dağıtmak hobimiz. İşte bu yüzden aradığımızı da asla bulamayız. Annemize sorduğumuzda bu kinayeli laf öbeği ile karşılaşırız. Tabii aradığımızı bulmak konusunda bize hiç yardımı olmaz ama annemize bize bir laf sokmuş olmanın mutluluğunu yaşatır.

01. Bilmemkim köprüden atlasa, sen de mi atlayacaksın
Ah işte benim favorim… Şahane bir konu dağıtma ve püskürtme taktiği:
– Annneee, arkadaşlarla diskoya gidebilir miyim
– Hayır
– Yaaa ama neden, Burcu da gidiyo hem
– Burcu köprüden atlasa sen de mi atlayacaksın?
– Kem küm.

İşte böyle sevgili dostlar… Bu yazı annelerimize gitsin diyerek sözlerimi bitirmek isterim. Tüm annelerin, hatta anne olmak üzere olanların, Anneler Günü’nü de bu vesileyle kutlarım. Haa bir de şunu söylemek isterim: Canım Anneciğim, seni çoooooooook seviyorum!!


Yorum Yap

Yorum Yap