Çükük Hikayeler Serisi 2: Feysbukumun Profiline Kuşlar Mı Konar?
29 May 2008
…
boynundaki kapalı kalp şeklindeki kolyenin içinde onun fotoğrafı vardı
…
boynundaki kapalı kalp şeklindeki kolyenin içinde onun fotoğrafı vardı
Bildik iki bin yıllık tarihimiz boyunca, hiçbir dönemde son yirmi yılda yaşadığımız kafa karışıklığının bir benzerini yaşamadık. Hiçbir devirde böylesine bir ateşe düşmedik, hiçbir vakitte haddeden bu kadar biçimsiz bir şekilde geçmedik.
Her şey iki yıl önce başladı. O zamanlar daha küçücük bir siteydi. Sonra zamanla falan filan fişman… Böyle klişe laflarla canınızı sıkmak istemiyorum.
…
Deli gibi alkışlanıyordu, herkes ayaktaydı.
Hayatında ilk defa bu kadar heyecanlı hissediyordu kendini
Reverans yaptı, smokin kuyruğunu görene kadar eğilecekti önceden hesaplamıştı
Eurovision, Euro 2008 gibi “Eurosal” heyecanlarımız zirveye yaklaşmaya başlayınca bir yazı karalayıp yine Sosyoblog gündeminin en tepesine oturma vaktimin geldiğine inandığım için bir yazı yazma ihtiyacı duydum hehehehe…
Dünya üzerindeki en tutarlı şey paradır. Paranın dinamikleri, kişilerin yahut toplulukların davranışlarındaki tutarsızlıkları kendi cenderesi içinde tutarlı kılmaya zorlar. Bunun en önemli aracı da dindir. Bireyin bütün yaşayış biçimini soyutlaştırarak, paraya hükmedenlerin kitleleri yönetmesine uygun zemini hazırlar.
İnsan “olmaktan”, insan olarak bir başkası olmaktan. Bir başkası olarak bir başkası olmaktan. Bütün bir hayatı sayılara, verilere, isimlere, etiketlere ayırarak devasa bir anlam dünyası yaratıp, çıplaklığın kahredici sessizliğinden kaçmaktan,
Nefret ediyorum!
Hızlı ve özgür bilgi paylaşımı ile bilindik medya platformları arasından sıyrılan Blog’lar, hantal
portalları alt etmek için bir araya toplanıyor!
Aptal bir veledin çığlığı, birden fazla araba kornası, acı fren sesleri, iki adana, bir ayran ve yanan sönen farların gözünü alışının ardından “hhaaaaaaaasktrdiğinyeremumdiktir” diye bağırarak kaldırıma zor attı kendini… Ağzında kan tadı, burnunda kan kokusu vardı, tüm bu delillerin ışığında “o zaman kolum kırılmış olmalı” diye düşünecek kadar salaklaşmıştı….
Şu an Sosyoblog blog arşivinde May 2008 ayına bakıyorsunuz.