Anasayfa

7

26 May 2009

ne zamandır rüyalarımda gördüğüm birisi var,  el ele geziyoruz tüm istanbul’u onla. . ona sarılıyorum, ısınıyorum. bilmiyorum.. gerçeğe dönüşmesini de istemiyorum. Yazının tamamını okuyun »

j | Kişisel Derinlik | Yorum yapılmamış
Sayfanın en üst kısmına git

6

27 Apr 2009

bugün kendim için bir şey yaptım, düşünme biçimimi değiştirdim.
Yazının tamamını okuyun »

j | Kişisel Derinlik | Yorum yapılmamış
Sayfanın en üst kısmına git

Astral Seyahat Kazaları

18 Apr 2009

Evet kazaları. Mutlaka aranızda çıktık da kazası kaldı diyenler olacaktır. Ama anlatacaklarımın önemli olduğunu düşünüyorum. Öncelikle hiçbir kaynaktan tek cümle okumadığımı, yıllardır buna direndiğimi belirtmek istiyorum. Yani aşağıda yazacağım her şey, şahsi deneyimlerime aittir.
Yazının tamamını okuyun »

sufishco | Kişisel Derinlik | 1 yorum
Sayfanın en üst kısmına git

Hayırlı İşler

02 Apr 2009

Bir ay gecikmeli gördüm arkadaşları. İsim konusundaki yaratıcılıkları hayranlık uyandırıcı.

www.sosyoblog.org

Ne denir bu durumlarda. Haa evet. Hayırlı işler…

Just in time | Sosyoblog hakkında | 2 yorum
Sayfanın en üst kısmına git

ölü doğmuş düş

19 Feb 2009

Yeni bir yaşam bulmak için gelmemiştir oraya. Kapının girişinde bıraktığı insanlığının cepleri deliktir. Gösterişsiz düşleri vardır ve bunlar bir dokunuş uzaklığında değildir hiçbir zaman. Dalarken durgunluğunun derinlerine, günlerinin katili olmak ister. Sıradan bir insan kadar dürüsttür kendisine. Elinin çizgilerine çentikler atar. Bir acayip kanar gözleri, damlar her akşam yastığının üzerine… İnsanın kaybedecek hiçbir şeyinin olmaması fikrine anlam vermeye çalışır. Saçkıran girmiş bir kafa gibi kelleşmiştir umutları. Uygun adımlarla ezilir bütün iç organları. Geriye posası kalmıştır artık…

Kimseye kötülük yapamadan, kin güdemeden, özlemleriyle gülümseyerek anımsamalarının yer değiştirdiği; basit ve iyi bir insan olmanın yükünü kaldıramadığını hisseder. Ağaçlar yapraklarını kusarken bir sürü ormanın ırzına geçmeyi ister. Bir şekilde iyi olmadığını göstermenin yollarını bulması gerekiyordur fakat hala itaatkar bir Asyalı kadar soğuk kanlıdır. Bir yanda göz alabildiğince uzanan dinlendirici bir düzlükle, diğer yanda medeniyetle halvetine set çekmiş dağlar arasına sıkışmış gibidir hayatı. İnsanlığı ve bütün hırçınlığı can çekişmeye başlar.

Üçün beşin hesabı yoktur bir müddet sonra. Sonbahar olmuştur yüzünde. Gözlerinde inleyen eski zaman ışıkları kolay lokma değildir ama kader gibidir biraz da ayrılık. Sabrı huylanınca civa misali, sinirlendiğini er geç anlayacaklar diye düşünür. Kar suyu birikecektir yollara, ay damlayacaktır akşamüstüne… Belki de en baba dağlar eriyecektir türküler kan çanağıyken. Sonra yine gece olur, halinin bilinen bir adı yoktur. Rengi alınmış, kırılgan, hatırı sayılır zaman gerektiren sabır sahibi biri nasıl tutar ellerinden düşlerini. Ya başlarsa iltihap akmaya ya da düş, saklarsa elini utanıp…

Gözleri kısık, çizgileri uçurum; dalıp gider dinlendirici düzlüğe. Dudaklarında ateş gibi bir ezgiyle;

“…güzel seni çok özledim
üç ay oldu yol gözlerim
hakikattir bu sözlerim…”

orthoptera | Beni Kategorize Etme | Yorum yapılmamış
Sayfanın en üst kısmına git

mor

19 Dec 2008

yatağa göğsümün üstüne uzun süre yatıp kalktığımda kaburga kemiklerimin yerine oturması hayli zahmetli oluyor. canım yanıyor kısmen.

Yazının tamamını okuyun »

aklimin ipleri | Beni Kategorize Etme, Kişisel Derinlik | Yorum yapılmamış
Sayfanın en üst kısmına git

Saçmalamalar III

19 Dec 2008

dönüp de tekrar tekrar okuduğum yazılarım bu saçmalamlar, seviyorum, eğleniyorum. onları benim gibi düşünen başka biri yazmış gibi geliyor. ayrıca tuttu bu aralar, saçmalıklar yazmak moda oldu. Yazının tamamını okuyun »

Aithra | Beni Kategorize Etme | 3 yorum
Sayfanın en üst kısmına git

Şaçmalamalar.

13 Dec 2008

Eskiden dünya ne güzel ne renkliydi. Resimlerde güzellerken çıkardım, şimdi resmim yok çok şey kaybettim en büyüğü yaşama sevinci. Her gün üst üstte koyarak inşa ettiğim hayatımın çatısını inşa edip içinde keyif sürecek kadar halim kalmadı. Güçsüz hissediyorum. İçimdeki çocuk öldü, yetişkin adam ise doğmadı. Ruhum artık içeride değil benden ayrı bir yer de biri aldı götürdü. Rakı eskisi kadar tatlı değil, içim saçmalıyor dışa vuruyor bugün kendine gelmeye çalışıyor ama güzel beyaz sayfayı kirletiyor. Bu adam her kendine geldiğinde birinde birinin hayatını kirletiyor, başkasına zarar vermeden değişmenin yolu yok mu onu arıyor bu sefer kara saçlarına aklar düşüyor. Her attığım adımda birileri yıkılıyor, yıkmasam omzumda ki yük her geçen gün ağırlaşıyor.

Benim yüküm tonlarca ağırlıkta değil, metrelerce yükseklikte değil belki ama yüküm bir gözyaşı kadar ağır düşmesini engelleyemiyorum her seferinde çıkıyor deliğinden, ellerim tutamıyor sözlerim durdurmuyor ayna da ki ben bulanık, içimde sızı var. Elim bir eli tutamıyor, kalem tutmayalı zaten çok oldu, kirletmemeye çalıştığım zamanlarda çok kirlendim kirim çıkmıyor. Kalbim karardı, dua ettiğim tanrı yok varsa da ne o beni tanıyor ne de ben onu. Yanmaya alıştım alışmasına da, hiç kararmamıştım farklı geldi.
Boşluktayım.

Birilerini kirletmeye ve bu boşluktan çıkmaya karar verdim.Fakat kendimden geçip koruduğum herşey çoktan kirlenmiş, zehiri attım bugün, Resmi mi çekti biri bugün güldüm, içimde ki yetişkin hala doğmadı ama çocuk hayata döndü ve seslendi…

Viva la Vida.

zibidy | Kişisel Derinlik | Yorum yapılmamış
Sayfanın en üst kısmına git

Buralar eskiden metropoldü

12 Dec 2008

Sitenin istatistiklerine bakayım dedim gecenin bu vakti. Nerden esti ben de bilmiyorum. Gördüm ki son bir haftada sosyoblog.com a direkt olarak giren sayısı “1″.  o  da benim muhtemelen. arama motorlarından gelen insanları saymıyorum tabi ki. ne diyelim keep going cemaat.

Just in time | Beni Kategorize Etme | Yorum yapılmamış
Sayfanın en üst kısmına git

Sürmenaj

07 Dec 2008

Memleketimin semtlerinde hala pazarlar var, özellikle de bayramdan bir gün önce caddelerin üstünde bile. Zamanında her pazarda sürekli gittiğim bir pazarcı olurdu. Pek gitmiyorum artık. Gel ablaa gel mango malı bunlar, zara bunlar diye bağırıp dururlar. Gerçekten de onların ürünüdür. Şimdilerde yeniköy pazarına arada bir uğruyorum. Küçük sevimli birşey. Bugün bir cadde üstünde pazar tezgahlarını görünce yazmak istedim. Bir de küçük şehirlere de pazar gidiyor ama yılda bir. Onlar buna panayır diyor, ya da festival.

Yazının tamamını okuyun »

aklimin ipleri | Beni Kategorize Etme, Kişisel Derinlik | Yorum yapılmamış
Sayfanın en üst kısmına git

Sanki hiç bırakıp gitmemiş gibi, sanki son defasında olduğu yerdeymiş gibi, bir çırpıda buldum dudaklarını, ağzının içinde ki tüm o kıvrımlar sözlerini çok iyi bildiğim bir şarkı gibi...

constantine

Bu Aya Dair

Temmuz 2009
M T W T F S S
« May    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Meta

 

who's online

canlitv tv izle

Yukari